Türkiyenin ilk tarım üniversitesi Malatya da açılıyor
Posted in: Akademik haberler | Comments (0)
Türkiye’nin ilk tarım üniversitesi Malatya’nın Battalgazi ilçesinde kuruluyor. Tekno tarım alanında butik olarak kurulması düşünülen projeyle ülkede Tarım Araştırmalar Üniversitesi’nin kurulması hedefleniyor.
Fındıklı, geniş bir alana kurulacak olan üniversitenin Türkiye’nin en önemli bir Tarım Teknokent Üniversitesi haline getireceklerini kaydetti
kaynak:http://tarimsalhaberler.com
admin @ Ocak 24, 2012
16. yaşında 3.roman yazılır mı?
Posted in: Akademik haberler | Comments (0)
14 yaşında yazdığı ”Gölgedeki Işıklar” adlı kitabı ile ”Türkiye’nin en genç roman yazarı” unvanına sahip olan lise öğrencisi Rana Demiriz’in 3′üncü romanı ”Donmuş Ateş” yayımlandı.
Demiriz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, küçüklüğünden beri şiir ve hikaye yazdığını, kaleme aldığı hikayelerinin internet sitelerinde yayınladığını kaydetti.
Çok uzun olan hikayeleri bir kitapta toplama ihtiyacı duyduğunu ifade eden Demiriz, ”Yazdıklarım hikaye niteliğinden çıkmıştı. Dolayısıyla ilk kitabımı 14 yaşında çıkartmış oldum. 20 yaşındaki bir genç kızın Amerika’da devam eden fantastik bir aşk hikayesini yazmıştım. Çocuk kitabı olarak düşünülmemesi lazım. Çünkü kurgu açısından 18 yaş üstüne daha çok hitap ediyor. Okuyanlar ‘da vinci şifresi’ gibi diyorlar” diye konuştu.
Demiriz, 2′nci romanının ”Yüzleşme” olduğunu, 3 kitabın toplam 1150 sayfa ve 65 bölümden oluştuğunu, serinin devamı olan 4′üncü kitabını da yazmaya başladığını kaydetti.
Şu ana kadar yazdığı bütün kitaplarda, baş karakterde genç bir kızın olduğunu anlatan Demiriz, şöyle konuştu:
”Bir genç kızın fantastik maceralarını anlatıyorum. Aynı zamanda bir aşk hikayesi. Kitabımda uçan arabalar falan yok. Mitolojiyle beslenen, okurken insanların ‘Gerçekten böyle bir şey olur mu?’ diyeceği bir kitap. Mantığa dayandırılmış fantastik bir roman. Aslında kurgu en kolay şey. Çünkü o karakterler aslında beynimde zaten var. Film sahnesi gibi. Ben o sahneyi yazmadan önce, beynimde görüyorum ve onu sadece kağıda dökmem gerekiyor. 20 yaşında bir kızın yaşadıklarını anlatırken zorlanmadım. Çünkü çok kitap okuyan bir insanım. Kitaplarımı okuyanlar, benim yazdığıma inanmıyor. Kitabımı profesörler de okudu. İnanılmaz bir kurgusu var. Her şey birbirinin devamı. Okuyanlar ‘Çok ustaca kurgulanmış’ diyorlar.”
”2 bine yakın kitap okumuşumdur”
Sınıfta okuma ve yazmayı öğrenen ilk kişi olduğunu, çok kitap okuduğunu bildiren Demiriz, ”Şimdiye kadar 2 bine yakın kitap okumuşumdur. Çok büyük bir kütüphanemiz var. Etrafımdakiler şaşırmadı. Böyle bir şey bekliyorlardı. Çok fazla okuyan bir insan olduğum için herkes destek verdi. 8 yaşında da kitabı çıkmış arkadaşlar var, 10 yaşında da kitabı çıkmış arkadaşlar var. Ancak taktir edersiniz ki roman çok ayrı bir kategori. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından ilk kitabımın bandrolünü aldığım sırada en genç roman yazarı olduğum söylendi. Bu bana güzel bir sürpriz oldu. Kitabımı yazdıktan sonra tesadüfen öğrendim” dedi.
”Senaryo da yazıyorum”
Yaşıtlarına neler yapabileceklerini ve özellikle genç kızlara neler başarabileceklerini göstermek istediğini vurgulayan Demiriz, herkesin içinde bir cevher olduğuna inandığını, öğrencilere kendilerini keşfetmelerini ve daha çok kitap okumalarını tavsiye ettiğini kaydetti.
Boş zamanlarında resim yaptığını, üniversite eğitimini de bu alanda yapmak istediğini belirten Demiriz, ”Resim yapmak ve yazmak ikisi benim için aynı. Resim yapamadığımda yazıyorum, yazı yazamadığımda resim yapıyorum. Bu ikisi benim için çok önemli. Senaryo da yazıyorum. Aslında bu kitaplarımın da senaryoya çevrilmeye çok müsait bir kurgusu var. Hikayelerime çok güveniyorum. Yapımcıların kapısını çalacağım” dedi.
Demiriz, çok severek okuduğu yazarların bulunduğu, ancak örnek aldığı bir yazarın olmadığını, kendine özgü bir tarzının bulunduğunu söyledi.
Fantastik romanlarından oluşan ”Gölgedeki Işıklar” adlı ilk kitabından dolayı Başbakanlık dahil birçok kamu kuruluşu tarafından da ödüllendirildiğini belirten Demiriz, son kitabını yazarken kurguladığı sahneleri resmettiği 15 eserinin de bulunduğunu sözlerine ekledi.
kaynak: www.haber7.com
admin @ Ocak 24, 2012
Fisher Testi kritik değerleri tablosu indir
Posted in: İstatistik Tabloları Download | Comments (0)
Fisher Testi kritik değerleri tablosunu buradan İNDİRİN
admin @ Ocak 23, 2012
spearman Korelasyonu Kritik değerler Tablosu indir
Posted in: İstatistik Tabloları Download | Comments (0)
Spearman Korelasyonu Kritik Değerleri tablosunu buradan İNDİRİN
admin @ Ocak 23, 2012
Wilcoxon tablosu indir
Posted in: İstatistik Tabloları Download | Comments (0)
Wilcoxon tablosunu buradan İNDİRİN
admin @ Ocak 23, 2012
Student t tablosu indir
Posted in: İstatistik Tabloları Download | Comments (0)
student-t tablosunu buradan İNDİRİN
admin @ Ocak 23, 2012
Normal dağılım (z) tablosu indir
Posted in: İstatistik Tabloları Download | Comments (0)
Standart normal dağılım z tablosunu buradan İNDİRİN
admin @ Ocak 23, 2012
Ki- Kare dağılımı tablosu indir
Posted in: İstatistik Tabloları Download | Comments (0)
Ki kare dağılımı Non-parametrik dağılımlardandır. İki nominal değişken arasında bağımlılık olup olmadığını ölçer.Üç farklı ki-kare dağılımı vardır.sosyal araştırmalarda en çok kullanılan dağılımlardandır.
Ki-kare tablosu değerleri aşağıda verilmiştir.
Ki-kare tablosunu buradan İNDİRİN
admin @ Ocak 23, 2012
Student t-dağılımı ve tablosu nedir?
Posted in: Akademik Terimler, Anket-analiz, İstatistik Sözlüğü | Comments (0)
Olasılık kuramı ve istatistik bilim dallarında t-dağılımı ya da Student’in t dağılımı genel olarak örneklem sayısı veya sayıları küçük ise ve anakütle normal dağılım gösterdiği varsayılırsa çıkartımsal istatistik uygulaması için çok kullanılan bir sürekli olasılık dağılımıdır. Çok popüler olarak tek bir anakütle ortalaması için güven aralığı veya hipotez sınaması ve iki anakütle ortalamasının arasındaki fark için güven aralığı veya hipotez sınamasında, yani çıkarımsal istatistik analizlerde, uygulama görmektedir.
t-dağılımının ortaya çıkarılması ilk defa 1908de DublindeGuinness Bira Fabrikasında çalışan William Sealy Gosset tarafından yayımlanan bir makale ile olmuştur. Çalıştığı firma yazıya adının koyulmasını kabul etmeyince, bu yayının yazarı Student (öğrenci) olarak verilmişti. Sonradan t-sınamaları ve ilişkili teori R.A. Fisher tarafından geliştirilmiş ve bu dağılıma Student’in t dağılımı adı popularize edilmiştirÇıkarımsal istatiksel çalışmalarda normal dağılımın yerine küçük orneklem bulunan problemler için kullanılmakla (ve bu nedenle normal dağılımın bir özel hali olarak yanlış intiba vermekle) beraber Student’in t-dağılımı teorik bakımdan genelleştirilmiş hiperbolik dağılımının bir özel halidir.
kaynak:wikipedia.org
student-t tablosunu buradan İNDİRİN
admin @ Ocak 23, 2012
Standart Normal Dağılım nedir? Z tablosu nedir?
Posted in: Akademik Terimler, Anket-analiz, İstatistik Sözlüğü | Comments (0)
Normal dağılım, aynı zamanda Gauss tipi dağılım olarak isimlendirilen birçok alanda pratik uygulaması olan çok önemli bir sürekli olasılık dağılım ailesinden biridir.
Bu dağılım ailesinin her bir üyesi sadece iki parametre ile, tam olarak tanımlanabilir: Bunlar konum gösteren ortalama (μ aritmetik ortalama) ve ölçek gösteren varyans (σ2 “yayılım”)dır.
Standart normal dağılım ortalama değeri 0 ve varyans değeri 1 olan normal dağılım ailesinin tek bir elemanıdır. Carl Friedrich Gauss bu dağılımlar grubu ile, astronomik verileri analiz etmekte iken, ilgilenmiş ve bu dağılım için olasılık yoğunluk fonksiyonunu ilk defa tanımlamıştır [1]. Bu olasılık fonksiyonunun grafik şekli bir çan gibi görüntü verdiği için çoğu kez çan eğrisi olarak da anılır.
Doğa ve davranış bilimleri içinde bulunan birçok fenomenin niceliksel modeli yapılmasında normal dağılımın kullanılmasına neden merkezsel limit teoreminin uygulanmasından doğmaktadır. Birçok psikolojik ölçümler ve fiziksel fenomen normal dağılım kullanılarak çok iyi yaklaşık olarak açıklanmaktadır. Bu fenomenlerin altında yatan mekanizmalar çoğu zaman bilinmemekte fakat normal dağılım modelinin açıklamada uygulanmaktadır. Bunun pratik yaklaşımın teorik olarak savunması ise her bir reel gözlemin oluşması için geri planda çok sayıda birbirinden bağımsız etkilerin ayrı ayrı toplam olarak katkıda bulundukları varsayımıdır.
Normal dağılım istatistik biliminin birçok alanında kullanılmaktadır. Örneğin örneklem ortalaması için örnek dağılımı, örneğin kaynağı olan anakütle için dağılımın normal olmadığı gayet açık olsa bile, yaklaşık olarak normal dağılım göstermektedir. Bunun yanında, değerleri bilinen ortalaması ve varyansı olan bütün dağılımlar içinde enformasyon entropisini maksimum yapan dağılımın normal olduğu ispat edilmiştir. Böylece örnek ortalaması ve varyansı ile özetlenen her veri için bilinmeyen kaynak dağılımı olarak normal dağılımı kullanmak gayet doğal bir yaklaşım olması çok uygun bir davranıştır. İstatistikte kullanılan dağılımlar aileleri arasında normal dağılım pratikte en çok kullanılanıdır ve birçok istatistiksel test, normal dağılımın varolduğu varsayımına dayanılarak geliştirilmiştir ve kullanılmaktadır. Olasılık kuramı içinde birkaç sürekli olasılık dağılımları ve ayrık olasılık dağılımlarının limite giden dağılımları yani rassal değişkenlerin yakınsama analizinde kullanılmaktadır. kaynak:tr.wikipedia.org
Standart normal dağılım z tablosunu buradan İNDİRİN
admin @ Ocak 23, 2012
Diaspora nedir?
Posted in: Akademik Terimler | Comments (0)
Diaspora veya diyaspora, (Eski Yunanca: saçılma, tohum saçma, zerreler halinde dağılma anlamına gelir. Esasında Biyolojik bir terim olan diaspora çok uzun bir zamandan beri bir kavim veya ulusun anavatanından çıkarak başka ülkelere dağılmasına verilen ad olmuştur.. Sözcük hem dağılma eylemini hem de dağılmış olarak yaşayan toplulukları ifade eder.
Ermeni Diasporası nedir
Günümüzde tıpkı Yahudiler gibi, dünyanın pek çok ülkesine dağılmış olarak yaşamalarına rağmen kavimsel kimliklerini kaybetmemekte direnen halklar arasında Ermeniler önemli bir yer tutar.
Modern Ermeni diasporası 1890′lı yıllarda Osmanlı Devleti’nde yaşayan Ermenilerin ekonomik ve siyasi nedenlerle Amerika kıtasına göç vermesiyle başlamış, 1915′ten sonra ülkelerinden ayrılan Anadolu Ermenilerinin dünyaya yayılmasıyla büyümüştür. 1980′lerden itibaren yine siyasi nedenlerle İran ve Lübnan’dan, ekonomik nedenlerle Ermenistan’dan dünyanın çeşitli yerlerine göçen Ermeniler, diaspora’ya yeni bir boyut eklemiştir.
kaynak:http://www.harbiforum.org
Diaspora; Yunanca asıllı olan bu sözcüğün anlamı yurtlarından kopmuş insanlar topluluğu olarak çevrilebilir. Bunu Yunanlılar Spartalıların özellikle Anadolu’ya doğru dağıttığı Mikenler’in dağılışı ve gurbette birlik halinde kalma çabalarını adlandırmak için kullanmışlardı. Daha sonra Babilliler tarafından dünyanın dört bir yanına dağılmak zorunda bırakılan Yahudilerin ana yurttan yani Kenan topraklarından uzakta aralarındaki diyaloğu sürdürme amacına verilen addır. Günümüzde ise en önemli diaspora yine Yahudi Diasporası’dır. Bunun dışında Amerika’da Ermeni, Rum, İtalyan, İrlandalı ve Latin diasporaları yavaş yavaş oluşmaktadır. Dünya genelinde de özellikle kalabalık ülkelerden artan göçlerle pek çok ülke kendi diasporasını oluşturmaya başladı.
Peki; bu diasporalar gerçekten önemli mi? Yoksa bu da bir abartı mı? Bu noktada en güzel örnek yine Yahudi Diasporası’dır. Amerikan iç politikası üzerinde nüfusun sadece %2’sini oluşturmalarına rağmen kurdukları hakimiyet bugün her milletin kendi diasporasını oluşturma çabasına sebep olmuştur. Ama yine Yahudi Diasporası bizlere diasporaların ulaşacağı gücün sadece sayılarıyla ilgili olmadığını göstermektedir. Diasporanın gücü; ekonomik faaliyetlerdeki etkinliği, yasama, yürütme, yargı erklerindeki sayısal temsili ve dahası başta medya olmak üzere insanlar üzerinde etkili, yönlendirici sektörlerdeki ağırlığından kaynaklanır. Eğer bu bahsettiğim boşlukları iyi doldurursanız o ülkenin önce iç, seçeceğiniz ya da seçtireceğiniz kişilerle de dış politikasında yönlendirici olabilirsiniz. İsrail’in ABD tarafından kayıtsız, şartsız desteklenmesi, eleştirilememesi dahi bu diaspora gücünden kaynaklanmaktadır.
http://bilalertugrul.wordpress.com
admin @ Ocak 22, 2012
Ak-Parti Hakkında bilimsel eserlere ödül verilecek
Posted in: Akademik haberler | Comments (0)
Ak Parti Ar-Ge birimşkanlığı Web sitesinde şu bilgiler yer alıyor;
Değerli Bilim İnsanları,
AK Parti Araştırma ve Geliştirme (AR-GE) Başkanlığı,
parti programında ve tüzüğünde belirlenen ilkelerin,
uygulanabilir politikalara dönüştürülebilmesi için
stratejik çalışmalar yapmak, politikalar üretmek,
kamuoyu araştırmaları ve anketler yapmak, imaj
geliştirmek, düşünce grupları oluşturmak ve parti
teşkilatının eğitim faaliyetlerini yürütmek amacıyla
kurulmuştur. Bilimsel araştırma, etkili karar için
gerekli bilgiyi, verileri üretmenin yoludur.
Bu nedenle Ar-Ge Başkanlığı yurtiçi ve dışındaki
araştırma kuruluşları ve üniversitelerle işbirliği
imkânlarını geliştirmeyi kendisine hedef edinmiştir.
Bu hedefler doğrultusunda Ar-Ge Başkanlığı,
1 Ocak 2002 – 31 Aralık 2011tarihleri arasında
AK Parti hakkında yurt içinde ve yurt dışında yayınlanan
bilimsel eserleri (makale ve tezler) iki ayrı kategoride değerlendirecek ve
belirlenen eserlere ‘Sosyal Bilimler Teşvik Ödülü‘ verecektir.
Geçen sene birincisi düzenlenen yarışmaya başvuruda bulunan katılımcılar
bu yılki yarışmaya başka bir eserle başvurabilirler.
Başvuru Süresi ve Adresi:
AK Parti Genel Merkez Kütüphanesi, Söğütözü Cad. No: 6 Kat: 4 Çankaya/Ankara
Tel: (+90 312) 2045000/2314
Başvuru sahiplerinin dolduracakları başvuru formlarıyla birlikte, eserlerini,
en geç 16 Mart 2012 Cuma günü mesai saati (18:00) bitimine kadar
yukarıda belirtilen adrese iki nüsha basılı olarak elden teslim etmeleri veya
posta yoluyla göndermeleri gerekmektedir. Postadaki gecikmeler dikkate
alınmayacaktır.
Ödüller ve Katılım Şartları için tıklayınız.
Başvuru Formu için tıklayınız.
Seçici Kurul için tıklayınız.
admin @ Ocak 22, 2012
Yerli otomobil yolda mı?
Posted in: Akademik haberler | Comments (0)
Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç, TOFAŞ’ın özellikle binekarabakonusunda ortakları FIAT’la çok yakın çalışma içerisinde olduğunu belirterek, ”Bu çalışmada kendilerinden teknik destek istedik ve bunu bize sağlayacaklarını belirttiler.
Bu araba TOFAŞ tarafından yapılacaktır. Kesinlikle ne Palio ne de Albea platformu kullanılacaktır. Yepyeni bir platform olacaktır” dedi.
Koç, TÜSİAD’ın, 42. Olağan Genel Kurulunda ”Yerli Otomobile” ilişkin gazetecilere açıklamalarda bulundu.
Son günlerde tekrar alevlenen yerli otomobil meselesine bir açıklık getirmek istediğini dile getiren Koç, Detroit Otomobil Fuarı’ndan sonra görsel ve yazılı basında çeşitli haberlerin çıktığını kaydetti.
Koç, özellikle ortakları Ford ve FIAT’la hem profosyenel bazda hem de aile olarak fevkalade iyi ilişkiler içerisinde olduklarını ifade ederek, şunları söyledi:
”Ford Otosan bundan kısa bir süre evvel 10 yıllık perspektifte yapacağı yatırımları açık bir şekilde ortaya koydu. Yaklaşık 1,2 milyar avroluk bir yatırım gerçekleşecek önümüzdeki 10 yıllık perspektifte.
FIAT’a gelirsek, TOFAŞ’a, TOFAŞ’ta da özellikle binek araba konusunda ortağımız FIAT’la çok yakın çalışma içerisindeyiz.
Bu çalışmada kendilerinden teknik destek istedik ve bunu bize sağlayacaklarını belirttiler. Bu araba TOFAŞ tarafından yapılacaktır.
Kesinlikle ne Palio ne de Albeo platformu kullanılacaktır. Yepyeni bir platform olacaktır. Bununla ilgili çalışmalar devem etmektedir. Gelişmeler oldukça sizi haberdar edeceğiz.
Dolayısıyla bu konu üzerinde çok ciddi hala ortağımız FIAT’la TOFAŞ için çalışıyoruz.”
”Herkesin alabileceği bir araba olacak”
Bir gazetecinin ”Şu anda bir takvim var mı?” sorusuna Koç, ”Şu anda takvim veremeyeceğim. Hayır” yanıtını verdi.
”Hükümetle bu konuyla ilgili temaslarınız nedir?” sorusuna da Koç, ”Hükümetle bu konuyla ilgili temaslarımız var. OSD (Otomotiv Sanayii Derneği) üzerinden kendilerine önerilerimizi de sunduk, bu işin nasıl olacağına dair. Dolayısıyla çok yakın bir şekilde çalışma içerisindeyiz” dedi.
Mustafa Koç, üretilecek otomobile ilişkin şu anda en ufak bir detay verme durumunda olmadıklarını ifade ederek, rakamların daha çıkmadığını kaydetti.
Yerli otomobilin fiyatına ilişkin de Koç, ”Büyük bir ihtimalle herkesin alabileceği bir araba olacak” dedi.
kaynak:haber7.com
admin @ Ocak 22, 2012
Acun Ilıcalı kimdir?
Posted in: Akademik Şahsiyetler | Comments (0)
Doğum Tarihi : 1972 ,Doğum Yeri : Erzurum
Mesleğe Spor muhabirliği yaparak başlayan Türk televizyon yapımcısı ve sunucusu
esi Erzurum‘un Ilıca ilçesindendir. İlk ve ortaokulu Edirne İstiklal İlköğretim Okulu’nda okudu. Kadıköy Maarif Koleji ve Anadolu Lisesi‘ni ve Gazi Üniversitesini bitirdikten sonra İngilizce Öğretmenliği’ni kazandı. Ancak okulu bitirmeyip, televizyonculuğu seçti.
Acun Ilıcalının eşi Zeynep Ilıcalı ve Çocukları Leyla ile Yasemin
19 yaşındaki ilk evliliğinden Banu 2. evliliğinden ise Leyla ve Yasemin adlarında 3 kız çocuğu sahibidir. Acun ılıcalı’nın eşi Zeynep Ilıcalı’dır.
21 yaşındayken anne ve babasını trafik kazası sonucu kaybetti. Kendisi de ciddi bir motosiklet kazası yaptı. Kendi ağır yaralı olarak kurtulurken arkadaşı hayatını kaybetti.
Kariyer
1995 yılında bir kot dükkanı açarak ticarete atıldı; . Bir arkadaşı vasıtasıyla İlker Yasin‘le tanışan Acun , futbol bilgisiyle onu etkilemeyi başarınca denenmek üzere işe alındı. Beşiktaş muhabiriyken futbolcularla samimi olup özel roportajlar yapmayı başarınca yıldızı parladı. Daha sonra Şansal Büyüka‘nın ekibine transfer oldu.
Televole‘nin spor magazin olduğu yıllarda bu program içersinde kendine ait bir bölüm sunmaya ve bu bölüm dahilinde dünyayı dolaşmaya başladı. Daha sonra bu bölümü 2002 yılında Acun Firarda adı ile ayrı bir program yaparak sundu. Bu kapsamda 105 ülke gezdi. Dokun Bana ve Biri Bizi Gözetliyor programlarının kadrasonda yeralıp yardımcı sunuculuk yaptı. 2005 yılında Acun Medya adlı prodüksiyon şirketini kurdu. Fear Factor, Survivor Türkiye-Yunanistan, Survivor Aslanlar-Kanaryalar, Var Mısın Yok Musun ve Yetenek Sizsiniz programlarının yapımcısı, jürisi ve sunucusudur. Ayrıca Uğur Dündar‘ın sunduğu Yoksa Rüya mı ve Behzat Uygur‘un sunduğu Söyle Söyleyebilirsen programlarının yapımları da Acun Ilıcalı tarafından gerçekleştirilmiştir.
Başta Türkiye‘deki üniversiteler olmak üzere, Anadolu‘da stand-up gösterileri yapmaktadır. Stand-up gösterilerinde meslek hayatı boyunca başına gelenleri komik bir dille izleyicilere aktarmaktadır.
admin @ Ocak 22, 2012
Kansere Neden Olan Beslenme Alışkanlıkları nedir?
Posted in: Akademik haberler, Genel | Comments (0)
Eğer hayvan merada %100 yeşillikle besleniyorsa, asla başka yabancı gıda almıyorsa, o tereyağı dünyanın en iyi yağıdır. Zeytinyağından da iyidir. Ama marketten satın aldığınız tereyağı ahırda beslenen, pancar küspesi, mısır silajı veya başka tahıllarla beslenen hayvanların yağıdır…
Sizin sağlığınızı korumak için ne yediğinize bakmanız lazım. İşte temel hatalardan biri yağ seçimi.
![]() |
Biz ayçiçek yağı, mısırözü yağı, margarin veya endüstriyel tereyağı yediğimiz sürece hasta olmaya mahkumuz.Elimizde iki tane yağ var şu anda. Bir, zeytinyağı; iki, %100 mera sütünden yapılmış tereyağı. Peki fındık yağını nereye sokacağız? Bu liste içinde bakın fındık yağının yağ asit içeriği, yani temel yağ bileşimi zeytinyağına çok yakındır. Hasta edici bir yağ değildir. Ama zeytini sıkıyorsun, yağını elde ediyorsun. Fındığı eziyorsun, püre haline getiriyorsun, 80 dereceye ısıtıyorsun, eter katıyorsan, yağını öyle elde ediyorsun. Hangisi tercih edilir? Zeytinyağı tabii ki. Yani fındık yağını eve sokmanın bir alemi yok. Ha zeytinyağının tadına hiç tahammül edemiyorsan o zaman rafine zeytinyağı kullanabilirsin. O da işte fındık yağıyla aynı yöntemle elde edilir. Yani piyasa değeri olmayan, çok koyu, kokulu zeytin yağlar fabrikaya gönderilir. Onlar da 70-80 dereceye ısıtılır; sonra da eter katılır; yağ elde edilir. İlk etapta rafine zeytin yağı elde edilir. Hiç kokusu yoktur, hiç tadı yoktur. |
Eğer bu rafine zeytin yağına, %5 oranında sızma zeytin yağı katarsanız, o zaman riviera tipi zeytinyağı elde etmiş olursunuz. Hani marketlerde görüyorsunuz ya, o fabrika eseri bir yağdır; ayçiçekle filan karışmış değildir. Saf zeytinyağıdır. Ama neden yoksundur biliyor musunuz? Sızma Zeytinyağında var olan antioksidanlardan yoksundur. Çünkü oksitlenme, yani paslanma bütün bizim hastalıkların temelindeki ana unsurdur. Nasıl açık havada bırakırsan demiri yağmurda paslanır,
ama biz ne yaparız, antipas diye bir boya süreriz paslanmasın diye.
Vücudumuzun da antipasları vardır. Bunlara biz antioksidan diyoruz.
Antioksidanları ağırlıklı olarak sebze-meyvelerden elde ediyoruz. Zeytinyağı antioksidanlardan çok zengindir
ve kalp hastalıklarına karşı koruyuculuğu önemli oranda antioksidanlardan dolayı kaynaklanmaktadır.
Ama biz onu ısıttığımız zaman, rafine zeytinyağı elde ettiğimiz zaman, bu unsurları geniş ölçüde kaybediyor.
O yüzden mümkün mertebe sızma zeytinyağı kullanmalıyız ve çocuklarımıza da bu tadı alıştırmamız lazım.
İkinci temel hatamıza geçmeden birincisi olan yağ seçimini özetlersek, daha Evliya Çelebi’nin seyahatnamesinin Trabzon bölümünde, hamsinin zeytinyağı ile kızartıldığının tarifi vardır. Sen 500 sene önce bu topraklarda
bunu biliyordun. Ama biz, dış etkilerle doğruyu unutturulduk ve yanlışlara sürüklendik. İşte o
yanlışlıklar bizi hastalıklara sürüklüyor. Zaten dünyada bir tek Akdeniz yöresinde yetişiyor.
Şimdi Arjantin’de, Çin’de zeytin ağacı yetiştirilmeye çalışılıyor. Biz toprağındayız. 5.000
yıldır bu topraklarda zeytinyağı kullanılıyor. Ne olur biraz özümüze geri dönelim.
İkinci büyük hata şeker. Hayatımızda şeker, insanlık tarihi itibarıyla bakarsanız çok yeni bir olgu.
Peki şeker bir besin maddesi midir?
Değildir.
Çünkü besin maddesini nasıl tanımlıyoruz? İnsanın bedensel ve ruhsal işlevlerini ve çoğalmak için,
yani neslini sürdürmek için gerekli maddelere biz besin maddeleri diyoruz. Şeker,
insanın herhangi bir işlevini yerine getirmek için gerekli mi?
Evet. Beyin glikozla çalışıyor.
Omurilik hücreleri glikozla çalışıyor.
Eritrosit dediğimiz alyuvarlar glikozla çalışıyor.
Enerji kaynağı olarak glikozu kullanıyor.
Peki dışarıdan şeker alıp da daha akıllı olan bir insan gördünüz mü?
Hani beyin glikozla çalışıyor ya, şeker yediği için daha akıllı olan bir insan gördünüz mü? Veya sperm,
enerji kaynağı olarak früktozu kullanıyor. Meyve yiyip de daha müthiş erkek olanı gördünüz mü? Çünkü;
insanın gereksinimi olan glikozu da früktozu da vücut kendisi üretiyor. Dışarıdan asla
alınmasına gerek yok. Dolayısıyla biz şeker yediğimiz zaman
tamamen sadece damak zevkimiz için yiyoruz.
Asla hiçbir bedensel ihtiyacımız yok.
O yüzden şekere boş kalori denir. Yani gereksiz yere aldığımız kalori. E bugün bakın şimdi son bir hafta içinde yediklerinize, ne kadar boş kalori aldınız? Çok… Niye?… Hasta olmak için, Sadece hasta olmanıza katkıda bulundu. Bir de son zamanlarda pancardan elde edilen şeker de bir yana bırakıldı; daha
ucuz olsun diye mısırdan elde edilen şeker kullanılmaya başlandı. Fruktozdan
zengin mısır şurubu. Ne yazık ki, bizim gıda tüzüğümüzde farklı şekerlerin
farklı adlandırılması zorunluluğu yok. Şeker şekerdir mantığıyla ister nişasta
bazlı şeker yani mısır nişastasından elde edilmiş şeker olsun ister pancar şekeri ister …
şekeri olsun hepsinin üstünde şeker yazılması yeterli. Halbuki
mısırdan elde edilen fruktozdan zengin mısır şurubu,
aynı miktar kaloride bile olsa normal şekere göre
% 46 daha şişmanlatıcı.
Özellikle karın bölgesi yağlanmasına yol açıyor. Bu bilimsel olarak kanıtlandı.
Dünyanın en saygın üniversitelerinden biri, Amerika’da bir teknik üniversitenin bir öğretim üyesinin sözünü ödünç alarak size söylemek istiyorum “Yaşadığımız çağ, akademik kapitalizm.” Yani sermaye sahiplerinin akademisyenleri satın alması sonucu, toplumla paylaşmak istediklerini akademisyenlere söylettirdikleri çağdayız.. Yani satılmış insanların çağı. Satılmış bilim insanlarının çağındayız.
Üçüncüsü ise karaciğer yağlanması. Ama ne tür bir yağlanma? Alkolizm dışı bir yağlanma. O yüzden biz buna alkol dışı karaciğer yağlanması deniyor. Ve alkol dışı karaciğer yağlanması, özel tipli bir siroza
neden oluyor. Atatürk’ün öldüğü siroz hastalığı var ya. Özel bir tipte siroz hastalığı, kriptojenik siroz
deniyor buna. Amerika’da son otuz yıl içinde üç kat artan karaciğer kanserinin de kriptojenik
siroz sonucu olduğu belirtiliyor.
Yani sonuçta Amerika’da son 30 yılda üç kattan fazla görülen karaciğer kanserinin sebebi mısır şurubudur. Bu, bu kadar açıkken bizim bakanlığımız dün yaptığı açıklamada hiçbir bilimsel
kanıt sunulamamıştır diyor. Benim 110 tane bilimsel yayın kullanarak yazdığım, on yedi
sayfalık raporu da çiğneyerek bunu yapmış. 17 sayfalık rapor gönderdim onlara.
110 tane de literatür ekledim. Ama neoliberalizmdeki iktidarlar sermayenin
iktidarıdır; vatandaşın iktidarı değildir. Yurttaşın iktidarı değildir…
Ne olur çocuklarınızı mısır şurubundan uzak tutun. Hem şekerden uzak tutun ama özellikle de yani gofret, bisküvi kekdışardan alacağına az şekerli bir keki evde kendin yap.Yani ambalajlı bir ürün sunmayın çocuklarınıza. Bugün gıda sanayisinde sadece ve sadece aksi belirtilmediği takdirde
mısır şurubu kullanılıyor. Dondurmalarda o kullanılıyor, hazır aldığınız baklavanın şerbeti
bile mısır şurubundan.
Kartal’da onun fabrikası var Ülker’le Cargill firmalarının ortak kurdukları bir fabrika. Baklava şerbeti bile oradan geliyor. Çocuklarınıza illa tatlı bir şey yedirecekseniz, ne olur evde kendiniz yapın ve
olabildiğince az şekerli yapın. Çünkü total olarak da şeker zararlı zaten, yani;
insanın zarar görmeden günde tüketebileceği şeker miktarı 30 gram
dolayındadır. 30 gram, 8 kesme şekeri yapar.
Ama bu şekerin içinde ne yazık ki meyve de var, bal da var, yani siz kahvaltıda bir tatlı kaşığı bal yediyseniz, hakkınız 7 ye düştü. Bu hakkınızı ağırlıklı olarak meyve olarak değerlendirin. Eğer bugün hiç şeker yememişseniz, bal dahi yememişseniz, çayınıza hiç şeker koymamışsanız, başka hiçbir şeker kaynağı da yoksa, 8 kesme şekerin karşılığı 300 gram portakal veya 300 gram elma veya 400 gram kiraz veya vişne veya 100 gram kadar muz, incir veya üzüm yiyebilirsiniz. Ama sadece 100 gram. Yani mandalina zamanı koy hanım önüme bir kilo mandalinayı ben bunu yiyeyim bu sağlıklı değil. Siz sınırsızca sebze yiyebilirsiniz ama meyve sınırlı yemeniz lazım. Meyvenin fazlası da şişmanlatır. Ve zararlıdır, karaciğer yağlanması yapar….. Yani meyve tek başına bile hem karaciğer yağlanması, hem karın tipi şişmanlık yapabilir. Karın tipi şişmanlığın çok özel bir yeri vardır. Bağırsak çevresindeki iç organların çevresindeki yağlar hormonal etkin yağlardır ve bu hormonal etkin yağlar ne yazık ki kanser oluşumunda da, kalp-damar hastalığı oluşumunda da etkindir.
O yüzden eşit bir şişmanlık, yani kollar bacaklar her taraf eşit ama karın büyümemiş. Bu şişmanlığa çok itirazım yok. karın tipi şişmanlık eşittir şeker hastalığı, eşittir kalp hastalığı, eşittir kanser.
O yüzden göbekler inecek. Göbekler inmediği sürece sağlıklı olma şansımız yok. Göbekleri indirmek içinde şekerden uzak duracağız. Çünkü en çok karın tipi şişmanlık yapan früktozdur. Bizim yediğimiz pancar şekerinin de yarısı früktozdur. Yediğimiz meyvenin şekerinin de yarısı früktozdur. Biz früktozu azaltmak zorundayız. Karın tipi şişmanlığı, dolayısıyla kalp hastalığı, kanser, inme gibi hastalıklardan kurtulmak
istiyorsak karnımız inecek.
- Esmer şeker hakkında ne düşünüyorsunuz?
- Bakın bütün şekerler esmerdir. Üretim aşamasında karamelize olur. O yüzden esmerdir ama yıkandıkça üzerindeki karamel atılır, rafine edildikçe beyazlaşır. Yani senin dediğin esmer şeker, yediğin
beyaz şekerin üretimdeki bir önceki aşamasıdır. Sadece ticari bir tuzak.
Daha yüksek fiyata satabilmek için ticari bir tuzak……
Şimdi karaciğer yağlanmasının önemli bir bölümü selim seyredebilir. Yani her hangi bir sorun yaratmadan da insan ömrünü bununla sürdürebilir. Ama bir bölümü yine hatalı beslenmenin devam etmesi koşuluyla, yağlı karaciğer iltihabına dönüşebilir. Alkol dışı yağlı karaciğer iltihaplanmasıdır bu hastalığın adı.
Ciddi karaciğer yetersizliği, siroz karaciğer kanseri aşamasıdır.
Bazen yağlı karaciğer iltihabı olmadan da sadece yağlı karaciğer aşamasında da bazı hastalıklar çıkabilir ama yağlı karaciğeriniz varsa iki yol var sizin önünüzde; biri nispeten hayatınızı idame edeceğiniz bir yol öbürü
de ölümdür. O yüzden ne yapıp yapıp karaciğer yağlanmasını tedavi ettirmelisiniz. Bunun da temelinde
şekeri tümüyle sıfırlamanız geliyor. Ancak iki yıl gibi bir süre içinde toparlayabilirsiniz……
Şeker kesmeyi dile getirdiğimiz zaman karaciğer yağlanması açısından, o zaman nişastayı da kesmemiz lazım. Çünkü nişasta, daha ağzımızda çiğnendiğinde tükürükle glikoza
dönüşür. Şekerdir; yani nişasta da şekerdir.
- Kolesterolün karaciğer yağlanmasıyla bir ilgisi var mı?
- Kolesterol olmazsa hayat olmaz. Bütün hormonlarımızın ham maddesi kolesteroldür. O yüzden zaten anne sütünde kolesterol çok yüksektir. Çocuğun hormonlarının üretilmesi için başlangıçta anneden aldığı kolesterole ihtiyacı vardır.
![]() |
Kolesterol masum bir maddedir. Ama oksitlenirse oksikolesterole dönüşür ve damar sertliği yapar. Peki oksitleyen ne? Şeker.Yedikten sonra şeker trigliseride dönüşür. Yağdır o ve o trigliseritten kolesterolü oksitleyerek damar sertliği yapar bir. İki; ayçiçeği yağı, mısır özü yağı veya margarinden elde edilen trans yağ asitleri kolesterolü oksitler ve böylece damar sertliği oluşur. Üç, yapay yemle beslenen hayvanların sütünde de iç yağı vardır. Damar sertliği yapıcı doymuş yağ asitleri vardır, bunlar kolesterolü oksitler ve hasta eder bizleri. Şimdi hayvanın merada otlarsa ayçiçeği yağı mısırözü yağı margarin kullanmazsan şekeri de azaltırsan senin damar sertliği olma şansın kalmıyor. Kolesterolün ne olursa olsun. Ama bu bilgi kolesterol ilacı üreten Amerikan şirketlerinin işine gelmiyor. |
O yüzden de Amerikan tıbbı bize ne emrediyor? Kolesterol ilacı ver diyor. Bakın gazetelere yansıyan bir gerçek var. Nasıl bizim Sağlık Bakanlığımız bir bilimsel kurul kurdu, Amerika’da da böyle bir bilimsel kurul kuruldu ve “Normal kolesterol düzeyi kaçtır?” sorusuna bilim kurulu yanıt versin istendi. Ve de normalin çok altı bir
değer, 200 mü kabul ediliyor normal,150 gibi bir değer ileri sürdüler. Sonradan ortaya çıktı ki bilim
kurulunda yer alan 9 öğretim üyesinin dokuzu da ilaç şirketlerinden rüşvet almışlar.
- Hocam kızartmalarda ne tip yağ kullanmak gerekir?
- Kesinlikle zeytinyağı, kesinlikle.
- Peki, zeytinyağının yanma derecesi ayçiçeği yağından yüksek midir?
- 240 derece, ayçiçeği yağından çok daha yüksektir. Tava ısısı normal şartlarda 180 dereceyi çok az aşar.
O yüzden rahatlıkla zeytinyağını kullanabilirsiniz ama dumanlaşma derecesi diye teknik jargonda adlandırılır sızma zeytinyağını kullandığınız zaman çok daha düşük derecelerde dumanlanma görürsünüz.
O su buharıdır. Su buharıdır ve içindeki bazı organik maddeler yanar, koku maddeleri tat
maddeleri yanar. O yüzden o, yağın yandığı anlamında değildir. Ne olur yanılmayın.
Yağ yanmıyor. İçindeki bazı koku, renk maddeleri yanıyor. 240 dereceye
kadar dayanan bir yağdır……
- Bir dinleyicinin elindeki pet şişeden su içtiğini gören hoca,
- Şimdi içtiğiniz su ile neler elde ettiğinizi de gözden geçirelim ve bu günkü toplantıyı kapatalım.
O polietilen tereftalat maddesinden üretilmiş yani pet şişenin içindeki stalatlar suyun içine
karışmış bulunuyor. Ayrıca o plastiği yumuşatmak için antimon denen bir ağır metal kullanılmıştır
o da suyun içine karışıyor dolayısıyla siz hem stalat, hem de antimon içmiş oldunuz şu anda.
Peki, ne yapar bunlar size?
Bunlar hormon bozucular diye geçer. Sizin vücudunuzda bir takım hormonal bozukluklar yaratır. Bu hormonal bozuklukların bir bölümü, örnek, östrojen etkisini göstererek 5 yaşında çocukların adet görmesine sebep
olur. İki buçuk yaşında bir çocuk getirdiler Lüleburgaz’dan adet görüyor. İki buçuk yaşında.
Hamile bir kadın östrojen etki gösteren bir hormonal bozucuyu aldığı zaman, o madde özellikle
bu 19 litrelik su bidonlarında onlar polikarbon denen bir plastiktir ve ham madde
olarak Bisfenol-A denen bir maddeden üretilir. Bisfenol-A’nın meme kanseri
yaptığı 1930 yılından beri bilindiği halde ve 130 tane bilimsel yayın olduğu
halde bunun hakkında hala biz o bidonlardan su içmeye mahkum bırakılıyoruz.
Bisfenol-A hamile bir kadının karnındaki çocuğun beynindeki cinsiyet ayrım merkezine gittiğinde çocuğun homoseksüel olma olasılığı çok yükseliyor. Meme kanseri riski çok yükseliyor erkekse prostat kanseri riski normal bunla temas etmemiş insana göre 3 kat artıyor.
Yani musluk suyu için Allah aşkına.
-Arıtıcılar hocam?
- Paranız varsa arıtıcı kullanın. Ama paranız yok arıtıcı alamıyorsunuz, musluk suyu için.
Musluk suyu İstanbul’da kullandığınız plastik şişedeki su hangisi olursa olsun
100 kat iyidir.
İSKİ’nın her ay İstanbul’daki bütün su havzalarının sağlık raporları internette yayınlanıyor. Biz geçen sene NTV’de bir su programı yapmıştık ve NTV Yıldız Teknik Üniversitesinde piyasadan topladığı suları
bakteriyolojik incelemeye gönderdi. Hepsinde mikrop çıktı. Hepsinde istisnasız. Yani siz sağlıklı
olsun, temiz olsun çocuğum mikropsuz su içsin diye mikroplu suyu paranızla içiyorsunuz.
Bıraktım vazgeçtim mikroptan, kanser yapıyor. Almanya’da geçen sene ocak ayında Avrupa birliğinin gıda güvenliği merkezi vardır EFSA ocak 2010a kadar Bisfenol_A’nın sağlık sakıncası olmadığını iddia ediyordu.
Ama toplum baskısıyla mayıs ayında biz bu işi araştıracağız dediler ve ekim ayında biberonlarda
Bisfenol-A’nın kullanımını yasakladılar. Tamam, da biberonda yasakladın e çocuğuna
Bisfenol-A’lı su bidonundan su katmıyor musun mamasını hazırlarken?
Isı ve zaman etkisiyle plastiğin defalarca kullanılmasıyla Bisfenol-A’nın suya geçiş oranı çok artıyor. Şimdi su ısınmaz ki diyeceksiniz. Arizona’da yapılan bir çalışmaya göre şehirlerarası su nakli sırasında kamyon içerisindeki su 80 dereceye kadar ısındığı saptanmıştır. 80 dereceye
ısınan su o plastikten ne kadar madde çözüyor biliyor musunuz? Sizi de sülalenizi
de kanser etmeye yeter. Antalya’da yazın açık havada duran suyun derecesi kaç
acaba? Banyo bile yapamazsın o kadar sıcak suyla. Ne olur musluk suyu kullanın.
Bırakın şu plastikleri.
- Hocam bazı yiyecekleri plastik poşetlere koyup buzluğa atıyoruz . bu da sakıncalı mı?
- Şimdi bakın naylon folyo polietilen denen bir maddedir ve polietilenin bu güne kadar bir sağlık sakıncası saptanmamıştır. Daha büyük sorun yoğurt kapları. Mesela bazen çay içiyoruz köpük gibi
bardaklardan veya uçağa bindiğimizde şeffaf cam gibi çıt diye kırılan plastik
bardaklar var hem o polystryne hem köpük gibi olan bardaklar da polystryne
onlardan stryne çayımıza geçiyor o da kanser yapıyor.
Şimdi plastik yoğurt kaplarında, ben anlata anlata zannediyorum bazı firmalar artık polipropilen kullanmaya başladı. Kabın altına baktığımız zaman veya yanına baktınız zaman bir üçgen göreceksiniz.
Üç oktan oluşan bir üçgen. Bu geri dönüşüm işaretidir. O üçgenin içinde bir sayı yazar.
5 numara polipropilendir altında da zaten PP yazar. Yoğurt alırken artık markaya
göre değil kullandığı plastiğe göre tercihinizi yapın. Ben her yoğurt almaya
gittiğimde maalesef aynı firma farklı marketlere farklı plastik gönderebiliyor.
Daha ucuz marketlere adi plastiklerde, lüks semtlerdeki marketlere
daha kaliteli plastikte gönderiyor. Ne acı. Yani ayırım yapıyor.
- Yani hocam üçgenin içinde 5 mi yazması lazım?
- Evet polipropilen
- 1,5 litrelik su şişelerinde 1 yazıyor.
- Evet, işte o PET polietilen tereftalat, kötü, 1 numara kötü. Evde 19 litrelik bidonların altına bakın.
Onda da 7 yazar. 7 diğer plastikler anlamına gelir. Diğer plastiklerin içinde 6-7 farklı plastik vardır
bunlardan bir tanesi de polikarbondur onun için üçgenin altında PC kısaltması vardır.
Bu günlük de bu kadar
kaynak:http://www.okyanusum.com/beslenme_aliskanliklarimiz.html
admin @ Ocak 21, 2012
Sarımsağın Faydaları (?) nedir?
Posted in: Akademik haberler | Comments (0)
|
Örneğin, ne Uzak Asya’daki kurutulmuşu yenen su ürünlerinin kokusu, ne de İskandinav ülkelerindeki Hazreti Muhammed aleyhisselâmın yaşadığı devirde ve ortamda, bugün bizlerin sofralarında yeralan yiyeceklerden büyük bölümü yoktu. İşlenmiş gıdalar biryana, domates, patates gibi günümüzde Bununla birlikte, Hazreti Muhammed (aleyhisselâm)’ın hadislerinde, beslenme konusuna son derece büyük önem verdiğini görmekteyiz. İçeceğimiz suyun öneminden, anne sütünün, zeytin, üzüm, hurma, incir gibi Bilimsel araştırmalar sayesinde günümüzde ortaya çıkan tespitler, ondört yüzyıl önceden Rasûlullah aleyhisselâm tarafından işaret edilen gerçeklere “iman” ederek yaşamış olabilmenin Bu yazıda sizlerle, soğan ve sarımsak hakkındaki Rasûlullah (aleyhisselâm)’ın öğütleriyle birlikte, geçtiğimiz haftalarda yerli basında da yeralan soğan ve sarımsağın toksik etkileriyle ilgili bilimsel bulgu Bazı kişiler, hadislerde işaret edilen soğan ve sarımsaktan uzak durmayı, sosyal yönüyle ele almakla yetinse de, konunun biyolojik yönü ve dolayısıyla beyinle ilgili ve hatta maneviyata uzanan etkileri gözardı edilemeyecek boyutlardadır. Buharî ve Ebu Davûd’da yeralan bir hadiste Cabir (radıyallahu anh)’dan nakledilen hadiste ; Diğer birkaç hadiste bildirilir ki: Hazreti Ali radıyallahu anh anlatıyor: “Biz çiğ olarak sarımsak yemekten yasaklandık.” Ömer bin Hattab’dan (radıyallahu anh): “Ben mescidde, Rasûlullah’ı soğan ve sarımsak kokusunu aldığı bir kimseyi, mescidden çıkarılmasını emrederken gördüm. Bu adam, Bâki kabristanlığına kadar mescidden uzaklaştırılmıştı.” (Müslim) “Sarmısak, soğan, pırasa ve turp yiyen, mescidimize yaklaşmasın. Çünkü insanların rahatsız olduğu şeylerden melekler de rahatsız olur.” (Taberanî) Halk arasında sarımsak bazen tansiyon düşürücüdür, bazen uyku verici, bazen de her derde devâ. Eskiden gangster ve askerler, silahlarını ateşlemeden önce mermilerine sarımsak sürerlermiş ki öldürücü olsun! Tarımda biyolojik mücadele yöntemi olarak haşerelere karşı sarımsak halen kullanılmaktadır. Bu açıklamaları yapan Amerikalı hekim Dr. Robert C. Beck’in İngilizce röportajını buraya tıklayarak okuyabilirsiniz. Ayrıca aşağıda, ABD’de yayımlanan Nexus Dergisi Şubat/Mart 2001 sayısında yeralan ve Dr. Robert “Sarımsağın zehirli olmasının sebebi, kimyasal içeriğinde bulunan sulphone hydroxyl iyonunun tıpkı sulfoxide zehir olan DMSO (dimetil sulfoksit) gibi vücudumuzdaki kan-beyin bariyerini delerek beyin hücrelerine özel zehriyle zarar vermesidir. Bu durumu, dünyanın en büyük Etik EEG (elektroansefalografi) geribildirim Öğlen yemeğinden dönen insanların, gelişimlerini izlemek için EEG’lerini çektiğimizde klinik olarak ölü 1950’li yılarda Doc Halan grubunda uçuş test mühendisliğindeydim. Uçuş hekimi her ay yanımıza gelerek Bu olayın üzerinden geçen 20 yıl boyunca, bunun sebebinin ne olabileceğini, sarımsağın genellikle beyin dalgalarını düzensiz hale getirdiğini (senkronizasyon bozukluğuna uğrattığını) keşfedinceye kadar anlamamıştık. Bunun üzerine Stanford Üniversitesinde bir çalışma yürütülmesini sağladım ve gördük ki sarımsak aslında bir zehirmiş. Ayağınızın altında bir diş sarımsak ezerseniz, kokunun kısa bir süre sonra bileklerinize sonra da tüm vücudunuza işlediğini fark edebilirsiniz. İşte, zehirli DMSO adlı madde bu yüzden tıpkı sarımsak gibi kokar. Sarımsağın ihtiva ettiği Sulphone Hydroxyl iyonunun beynimizde iletişimi sağlayan (corpus callosum) büyük Birçok insan çok kere sarımsağın faydalı olduğu yolunda şeyler işitmişlerdir. Bize göre bunu kabul eden Eğer baş ağrılarından şikâyetçi, dikkatlerini toplayamayan veya bilgisayar başında işlerine odaklanamayan hastalarınız varsa, basit bir deneme yapabilirsiniz! Bu insanların sarımsaktan uzak durmalarını sağlayın Belki bu anlattıklarım pek popüler değil ama gerçeği söylemek zorundayım. Bilim bunları söylüyor… Dünya yüzündeki birçok mistik inançta da soğan, sarımsak, pırasa, turp gibi şeylerin, negatif enerjileri çektiği, kötü enerjilerin de kötü kokuları sevdiği inancıyla yenmemeleri tavsiye edilir. DİN’de, insanları uzaktan izleyen yargıç bir tanrının yeri olmadığı gibi, ne o tanrının emirleri, ne de kimse için kaynak:http://www.okyanusum.com/sarimsak_.html |
admin @ Ocak 21, 2012
Cochran Q Test nedir?
Posted in: İstatistik Sözlüğü | Comments (0)
Cochran Q Testi (Cochran Q Test)
Cochran Q testi, k ilişkili Örneklem söz konusu olduğunda, üç veya daha fazla eşleştirilmiş frekans ya da oran setinin birbirlerinden farklı olup olmadığını test etmek üzere kullanılan bir testtir. Eşleştirme benzer özelliği olan farklı denekler ile olabileceği gibi, aynı deneklerin farklı şartlarda kullanılması ile de olabilir. Bu test sınıflama ölçeğinde ölçülmüş kategorik veriler için olabileceği gibi iki kategorili olarak süreksizleştirilmiş sıralama veya aralık ölçeğindeki verilere de uygundur.
admin @ Ocak 19, 2012
Size nedir?
Posted in: İstatistik Sözlüğü | Comments (0)
Büyüklük (Size)
Örneklem büyüklüğü olarak ele alınabilir. Bir örneklemdeki Örneklem birimlerinin toplam sayısı anlamındadır.
admin @ Ocak 19, 2012
Pie Diagram nedir?
Posted in: İstatistik Sözlüğü | Comments (0)
Bölünmüş Daire Grafiği (Pie Diagram)
Kategorik veri setini özetlemenin bir yoludur. Bir daire verilerin her bir kategorisini gösteren parçalara ayrılır. Her parçanın kapladığı alan, o kategorideki sayı ile orantılıdır. Örneğin, 100 kişilik bir sınıfta 40 kız öğrenci ve 60 erkek öğrenci varsa, o zaman çizilen daire grafiğinde %40′lık parça kızlara ve %60′lık parça ise erkeklere karşılık gelecektir.
admin @ Ocak 19, 2012
Bonferroni lnequality nedir?
Posted in: İstatistik Sözlüğü | Comments (0)
Bonferroni Eşitsizliği (Bonferroni lnequality)
Bir veya daha fazla olayın ortaya çıkma olasılığının asla onların bireysel olasılıklarının toplamını geçemeyeceğini açıklayan bir eşitsizliktir.
admin @ Ocak 19, 2012
Blocking nedir?
Posted in: Genel | Comments (0)
Bloklama (Blocking)
İşlemlerin her bir küme ya da “blok” a random olarak tahsis edildiğinde, işlemlerin karşılaştırılabilmesi için, deneysel birimlerin homojen kümelere gruplandığı bir yöntemdir.
admin @ Ocak 19, 2012
Block Effect nedir?
Posted in: İstatistik Sözlüğü | Comments (0)
Blok Etkisi (Block Effect)
Deneysel bir desen olan randomize blok deseninde, öğretim yöntemlerinin istatistik başarısı üzerindeki etkisi farklı sınıflarda (bloklarda) araştırıldığında, blok (sınıf) etkisi kullanılan modelde deneysel olarak yok edilebilecek bir karıştırıcı bir değişken gibi kabul edilir.
admin @ Ocak 19, 2012
Block nedir?
Posted in: İstatistik Sözlüğü | Comments (0)
Blok (Block)
Deneysel desende gözlem veya işlem altında bulunan madde grubuna verilen isimdir. Bir bloktaki maddeler olabildiğince homojen olmalıdır. Blok belli bir yerde belli günlerde alınan meteorolojik gözlemler olabileceği gibi belli bir sınıftaki öğrencilerde olabilir.
admin @ Ocak 19, 2012
Collinearity nedir?
Posted in: İstatistik Sözlüğü | Comments (0)
Birlikte Doğrusallık (Collinearity)
Bağımsız değişkenlerin birbirleriyle çoğunlukla yüksek derecede ilişkili olduğu bir durumdur.
admin @ Ocak 19, 2012
Joint Probability nedir?
Posted in: İstatistik Sözlüğü | Comments (0)
Birleşik Olasılık (Joint Probability)
İki veya daha fazla olayın birlikte ortaya çıkma olasılığına denir.
admin @ Ocak 19, 2012
Composite Hypothesis nedir?
Posted in: İstatistik Sözlüğü | Comments (0)
Birleşik Hipotez (Composite Hypothesis)
Basit (yalın) olmayan hipotez olarak tanımlanır. Basit hipotezler grubu anlamına gelir.
admin @ Ocak 19, 2012
First-order Partial Correlation nedir?
Posted in: İstatistik Sözlüğü | Comments (0)
Birinci Dereceden Kısmi Korelasyon Katsayısı (First-order Partial Correlation)
X ve Yarasındaki kısmi korelasyon (rxy.A) üçüncü bir değişken olan A değişkeninin kontrol edilmesi ile bulunur. Tek bir değişkenin kontrol edilmesinden dolayı, bu hesaplanan kısmi korelasyona birinci dereceden kısmi korelasyon denmektedir.
admin @ Ocak 19, 2012
Lower quartile nedir?
Posted in: İstatistik Sözlüğü | Comments (0)
Birinci / Alt Çeyrek (Lower Quartile)
25. yüzdelik olarak da bilinir (Y25). Ölçümlerin %25′ini altında ve %75′ini üzerinde bulunduran noktanın değeridir.
admin @ Ocak 19, 2012
Binomial Test nedir?
Posted in: İstatistik Sözlüğü | Comments (0)
Binom Test (Binomial Test)
Binom dağılım, iki sınıflı (evli/bekar, erkek/kadın gibi) bir evrenden alınan rasgele örneklemlerde gözlenebilen oranların örnekleme dağılımıdır. Burada H0, evren değerinin p olduğu hipotezidir. Bir araştırmanın puanları iki sınıf içinde toplandığında, null hipotezi test etmek üzere binom dağılım kullanılır. Bu test, örneklemde gözlenilen oranların belli bir p değeri olan bir evrenden alınıp alınmadığını test eden parametrik olmayan bir testtir.
admin @ Ocak 19, 2012
Binomial Distribution nedir?
Posted in: İstatistik Sözlüğü | Comments (0)
Binom Dağılım (Binomial Distribution)
Binom dağılım, süreksiz random (yansız/seçkisiz) değişkenler içindir. Bir binom random değişken, bir deneme serisindeki başarı sayısıdır, örneğin 50 defa atılan bir madeni para için, yazı (Y) gelme sayısı olarak alınabilir. Bu deneylerde ortaya çıkan bu Y ya da T’ların oluşturduğu dağılım binom dağılımdır. Bir binom dağılım, birbirinden bağımsız, birbirini dışta tutan ve sadece iki çıktısı olan n deneyden oluşur. İlgilenilen olayın ortaya çıkma olasılığı her deneyde aynı ve p’dir, diğeri içinse q=1-p’dir. X random değişken için, X=0,1,2,…n, ve n=1,2,3 olduğunda, parametreleri p ve n olan bir binom dağılım X~B(n,p) söz konusudur. Binom dağılım için beklenen değer E(X)=np ve varyans=npq’ye eşittir.
admin @ Ocak 19, 2012
Pooled Variance nedir?
Posted in: İstatistik Sözlüğü | Comments (0)
Bileşik Varyans (Pooled Variance)
Ayrı örneklem varyanslarının ağırlıklı olarak hesaplanan ortalamasıdır.
recepminga @ Ocak 19, 2012
Descriptive Statistics nedir?
Posted in: İstatistik Sözlüğü | Comments (0)
Betimsel / Betimleyici / Tanımlayıcı İstatistik (Descriptive Statistics)
Kullanışlı ve uygun bir formda verileri sunmak ve düzenlemek üzere kullanılan yöntemlerdir. Evren veya örneklemdeki verilerin açıklanması, düzenlenmesi, özetlenmesi ve tümünü temsil edecek değerlerin bulunmasını içeren metotların hepsidir. Bir grup öğrencinin fizik puanlarına ait histogram çizilmesi, ortalama ve standart kaymasının hesaplanması betimsel istatistiklerdir.
admin @ Ocak 19, 2012
Beta Coefficient nedir?
Posted in: İstatistik Sözlüğü | Comments (0)
Beta Katsayısı (Beta Coefficient)
Standart regresyon katsayısına karşılık gelir. Beta ağırlığı olarak da bilinir. Her bağımsız değişkenin bağımlı değişken üzerindeki relatif etkisini açıklar. Y’= B0+?1X1 + ?2X2+….+ ?pXp +e eşitliğinde görüldüğü gibi ? sembolü ile gösterilir.
admin @ Ocak 19, 2012
Beta Error nedir?
Posted in: İstatistik Sözlüğü | Comments (0)
Beta Hatası (Beta Error)
2. tip hata olasılığı olarak bilinir. Bu hata, karşıt hipotezin (H1) gerçekte doğru olduğu halde, null hipotezinin ret edilememesi ile yapılan hatadır. Yanlış olan bir null hipotezinin reddedilememe olasılığıdır. ? ile gösterilir. Beta testin gücü ile ilişkilidir: Beta=(1- testin gücü). Testin gücü (1-?(3), H1 karşıt hipotezinin doğru olduğu durumda, null hipotezinin ret edilebilmesi olan doğru kararı gösterir.
admin @ Ocak 19, 2012
Beta Distribution nedir?
Posted in: İstatistik Sözlüğü | Comments (0)
Beta Dağılımı (Beta Distribution)
0 ve 1 arasında değerler ile sınırlı olan sürekli yansız değişkenler için kullanılan bir dağılımdır. İki parametre olarak şekil ve ölçek ile tanımlanır.
admin @ Ocak 19, 2012
Unknown (Kimliksiz) Filmi izlenir mi?
Posted in: Akademik Seyir, Genel | Comments (0)
2010 yapımı bu filmi yeni izledim….
“Dr. Martin Harris, Berlin gezisi sırasında bir trafik kazası geçirir ve komaya girer. Komadan çıktığında ise, karısının bile onu tanımadığını görür. Dr. Harris, bir başka kişinin kendi kimliğini çaldığını ve yerine geçtiğini görünce daha da büyük bir şoka uğrar. Kaza öncesinde tanıdığı herkes, artık onun Harris olduğuna inanmamaktadır. Kendi kimliğini ispatlama mücadelesinde yalnızdır, yorgundur ve umutsuzdur. Bilmediği sebeplerden ötürü Gina adlı genç bir kadın ona yardım etmeye başlar.”
sinemalar.com böyle yazmış bu film için, bakalım bizim düşündüklerimiz ne?
- ya kardeşim bu amerikan filmlerinde hafızsını kaybetmiş kişilerin filmi niye hep birbirini tekrar eder acaba?
- bu hafıza kaybına uğrayan salakların niye illa yanında kendini hatırlatacak bir iki objesi illa olur? (o kadar suikastı düşünen gizli teşkilat bu ayrıntıyı hesap edemez çünki
)) - (bu obje bazen bir çakı, bazen bir not defteri -bu film de olduğu gibi- bazen bir bilet, tornavida vs)
- niye hafızasını kaybedipte yanında kendini hatırlatacak tek bir şeyi olmayan bir film olmaz
- ve neden hafızasını kaybedenin karısı sandığı kişi hep sarışındır?
- ve neden bu karısı sandığı kişi de hep olayların içindedir?
- kendinin kim olduğunu bulması için illaki bir de dedektif bulunur, niye?
- Neden bir arabalı kovalamaca vardır ve illaki ters şeride girilmek zorundadır (20 dk böylece gider?)
- kovalamaca sonucu mutlaka araba ters döner, paramparça olur fakat o da ne ? kahramanımız yara almadan kurtulmuş?
- birde tabi tercüme problemi UNKNOWN kimliksiz diye mi tercüme edilir?
- ha aksiyonu unutuyordum, aksiyon ve efektler bu kadar kafa karıştırıcı olmasa Amerikan filmlerinin tabiki ne mal olduğu anlaşılır. Bu kadar aksiyon bir kamuflajdan ibarettir sadece…
amerikan filmi meraklısı arkadaşlara hürmeten….yaşasın yeni nesil Türk fimleri…
admin @ Ocak 19, 2012
Bernoulli Distribution nedir?
Posted in: İstatistik Sözlüğü | Comments (0)
Bernoulli Dağılım (Bernoulli Distribution)
Başarı veya başarısızlık, yazı veya tura, iyi veya kötü gibi sadece iki çıktısı olan olaylara Bernoulli olayları denir. Bernoulli deneyinde ilgilenilen olayın (örneğin bir madeni paranın tura gelmesi) ortaya çıkma olasılığı p, diğeri ise q ile gösterilir. Farklı denemelerde elde edilen çıktıların uzayından Bernoulli olasılık dağılımı elde edilir. İlgili olasılık dağılımları binom dağılım, geometrik ve negatif binom dağılımı içerir. Bernoulli dağılımı için olasılık 0<=p<=1; alabileceği değerler kümesi,X=0,1; ortalaması, Np ve varyansı, Np(1-p)’dir.
admin @ Ocak 18, 2012
Expected Variance nedir?
Posted in: İstatistik Sözlüğü | Comments (0)
Beklenen Varyans / Evren Varyansı (Expected Variance)
Bir tesadüfi değişkenin değerlerinin evren ortalamasından farklarının karelerinin beklenen değeridir. Kısaca evren varyansıdır.
admin @ Ocak 18, 2012
Expected Frequency nedir?
Posted in: İstatistik Sözlüğü | Comments (0)
Beklenen Frekans (Expected Frequency)
Kontingensi tablolarında, beklenen frekanslar, H0‘ın doğru olması durumunda, tablonun her hücresindeki gözlem sayıları için tahmin edilen frekanslardır. Değişkenlerin bağımsız olmasını ve satır ve sütun toplamlarının bilinmesini gerektirir.
admin @ Ocak 18, 2012
Expected Value nedir?
Posted in: İstatistik Sözlüğü | Comments (0)
Beklenen Değer / Evren Ortalaması (Expected Value)
Bir tesadüfi değişkenin beklenen değeri veya evren ortalaması, onun ortalamasını veya merkezi değerini gösterir. Kısaca bir istatistiğin beklenen değeri, istatistiğin örnekleme dağılımının ortalamasıdır. Değişken dağılımının kullanışlı bir özet değeridir. Onun olasılık dağılımını detaylarını vermeden, tesadüfi değişken hakkında fikir verebilir. Bir tesadüfi değişkenin (X) beklenen değeri E(X) veya µ sembolü ile gösterilir. X değişkeninin evrendeki tüm değerleri elde edilemediği durumlarda, bu bir hipotetik değerdir ve örneklemden olasılık dağılımları yardımıyla kestirilebilir.
admin @ Ocak 18, 2012
Bayes’ Theorem nedir?
Posted in: İstatistik Sözlüğü | Comments (0)
Bayes Teoremi (Bayes’ Theorem)
Bir olayın şartlı olasılığını düzeltmede kullanılan yeni bilgiyi hesaba katan bir sonuçtur. Çarpma kuralını kullanma Bayes teoreminin en basit formunu verir. Çeşitli sebeplerin aynı sonucu verdiği durumlarda, sonucun hangi ihtimalle ya da hangi sebeple ortaya çıktığı araştırıldığında kullanılır.
admin @ Ocak 18, 2012
Simple Random Sampling nedir?
Posted in: İstatistik Sözlüğü | Comments (0)
Basit Yansız Örnekleme (Simple Random Sampling)
Bir evrenden bir örneklem seçilirken, evrendeki her birey ya da objenin eşit seçilme şansına sahip olması ve birey ya da objenin seçilmesinin bir başkasının seçilmesini etkilemeyecek şekilde (bağımsızlık) yapılmasıdır. Bir evrenden belli bir büyüklükteki her bir örneklemin eşit olasılıkla seçilmesine olanak sağlayan bir süreçtir. Bu örnekleme evrenin homojen olması durumunda tercih edilir.
admin @ Ocak 18, 2012
Simple Linear Regression nedir?
Posted in: İstatistik Sözlüğü | Comments (0)
Basit Doğrusal Regresyon (Simple Linear Regression)
Bir bağımlı ve bir bağımsız (yordayıcı) değişken arasındaki doğrusal ilişkiyi en küçük kareler yöntemi ile bulmaya yönelik bir matematiksel eşitlik ile ilişkiyi açıklayan bir süreçtir.
admin @ Ocak 18, 2012
Array nedir?
Posted in: İstatistik Sözlüğü | Comments (0)
Basit Seri (Array)
Verilerin en küçük değerden en büyük değere büyüklüklerine göre düzenlenmesidir.
admin @ Ocak 18, 2012
Simple Hypothesis
Posted in: İstatistik Sözlüğü | Comments (0)
Basit Hipotez (Simple Hypothesis)
Hipotezde ilişkili olan değişkenlerin dağılım fonksiyonlarını tam olarak belirleyen bir istatistiksel hipotezdir.
admin @ Ocak 18, 2012
Coefficient of Kurtosis nedir?
Posted in: İstatistik Sözlüğü | Comments (0)
Basıklık Katsayısı (Coefficient of Kurtosis)
Dağılımın genişliği yorumlanmak istendiğinde kullanılan bir katsayıdır. Normal dağılıma göre, bir dağılımın sivriliğinin ya da basıklığının (yayvanlığının) derecesidir. Basıklık katsayısının sıfırdan küçük olması dağılımın basık (platykurtic), sıfırdan büyük ise sivri (leptokurtic) olmasını gösterir. Sivrilik derecesinin yaklaşık normal dağılımınkine eşit olması mesokurtic dağılımdır. Bu durumda basıklık katsayısı sıfır olup, normal dağılımdaki gibi bir basıklığı gösterir. Basıklık sınıflamalı ölçek düzeyinde ölçülen veriler için uygun değildir. Aralık ve oran ölçeği verileri için anlamlıdır.
admin @ Ocak 18, 2012
Platykurtic Distribution nedir?
Posted in: İstatistik Sözlüğü | Comments (0)
Basık Dağılım (Platykurtic Distribution)
Normal dağılıma göre basık olan dağılıma denir. Bu durumda basıklık katsayısı 0′dan küçük değer alır.
admin @ Ocak 18, 2012
Bartlett’s Test nedir?
Posted in: İstatistik Sözlüğü | Comments (0)
Bartlett Testi (Bartlett’s Test)
Bartlett tarafından 1937′de ortaya atılan, bağımsız normal örneklemlerin birkaçından elde edilen varyans setinin homojenliğini test eden bir yakınlık testidir. Gruplarda sapan değerler varsa bunlardan etkilenir. Bu durumda gruplardaki gözlem sayıları eşitse Cochran testi, eşit değilse Levene testi önerilir.
admin @ Ocak 18, 2012
Barlett’s Collinearity Test nedir?
Posted in: İstatistik Sözlüğü | Comments (0)
Barlett Doğrusallık Testi (Barlett’s Collinearity Test)
Temel bileşenler analizinde vektörlerin ve örtük (gizil) köklerin doğrusallığı ve yönü için kullanılan ve Bartlett tarafından 1951′de önerilen ve Kshirsagar ve Gupta (1965) tarafından geliştirilen bir testtir. Köklerin bazılarının ve bileşik örtük vektörlerin ayırt edilebilirliğini sorgular.
admin @ Ocak 18, 2012
Bar Chart / Graph nedir?
Posted in: İstatistik Sözlüğü | Comments (0)
Bar / Sütun Grafik (Bar Chart / Graph)
Bar grafik sınıflamalı (kategorik) yani süreksiz verileri özetlemenin bir yoludur. Aynı genişlikte barların (dikdörtgenlerin) her birinin bir kategoriyi gösterecek şekilde düzenlenmesiyle oluşturulur. Barların uzunluğu ise, gösterdiği kişi ya da obje sayısı ile orantılıdır. Bu grafikte bir eksen değişkenin düzeyleri için kullanılırken, diğer eksen frekans ya 3a yüzdeleri gösterir. Barlar birbirini izler ancak belli aralıklarla yani birbirlerine dokunmayacak şekilde yerleştirilir.
admin @ Ocak 18, 2012
Coefficient of Association nedir?
Posted in: İstatistik Sözlüğü | Comments (0)
Bağlılık / Birliktelik Katsayısı (Coefficient of Association)
İki özellik arasındaki bağlılık derecesinin ölçümüdür. Her biri iki kategorili iki süreksiz değişken arasındaki ilişkiyi bulabilmek için kullanılan Phi katsayısı gibi.
admin @ Ocak 18, 2012
Association nedir?
Posted in: İstatistik Sözlüğü | Comments (0)
Bağlılık / Birliktelik (Association)
Nicel ya da nitel ölçülen iki veya daha fazla değişken arasında varolan bağımlılık veya bağımsızlık derecesi anlamındadır. Daha dar anlamada ilişkiyi gösteren bir terimdir.
admin @ Ocak 18, 2012
Tied Ranks nedir?
Posted in: İstatistik Sözlüğü | Comments (0)
Bağlı Sıralar (Tied Ranks)
Sıralanmış verilerin kullanıldığı parametrik olmayan bir testte, eğer birden fazla kişi aynı ölçümlere sahipse, bu puanlara aynı sıra değerinin verilmesi gerekir. Bu durumda bu aynı olan puanlara sıra değerleri olarak bu puanlar için öngörülen sıra değerlerinin ortalaması alınır. 60, 60, 55, 45, 40 puanlarına sıra değeri verilirken, en yüksek puan olan 60 iki tane olduğu için, sıra değeri 1 ve 2 için ortalama alınır. (1+2)/2=1,5 sıra değeri 60 puanı için verilirken, 55 için 3, 45 için 4 ve 40 için 5′dir.
admin @ Ocak 18, 2012
Tied Pairs nedir?
Posted in: İstatistik Sözlüğü | Comments (0)
Bağlı Çiftler (Tied Pairs)
İki deneğin, iki değişkenin birinde veya ikisinde aynı şekilde sıralanmasıdır.
admin @ Ocak 18, 2012
Independence nedir?
Posted in: İstatistik Sözlüğü | Comments (0)
Bağımsızlık (Independence)
Bir kural olarak, sadece farklı deneklerden alınan ölçümler bağımsız kabul edilir. Eğer bir değişkenin değerine ait bilgi, diğer değişkenin değeri hakkında hiçbir bilgi vermiyorsa, o zaman iki değişken bağımsızdır. Örneğin yetişkinlerin boyu ile hafıza yetenekleri büyük bir olasılıkla bağımsızdır, çünkü bir kişinin boyuna ilişkin bilgiler onun hafıza yeteneği hakkında herhangi bir ipucu vermeyecektir.
admin @ Ocak 18, 2012
Independent Sample nedir?
Posted in: İstatistik Sözlüğü | Comments (0)
Bağımsız Örneklem (Independent Sample)
Birbirleri üzerinde etkisi olmayacak şekilde, aynı evrenden ya da farklı evrenlerden seçilen örneklemlerdir. Bir evrenden deney ve kontrol grupları seçilerek yapılan bir deneysel araştırma deseninde, bu gruplar bağımsız gruplardır. Bu gruplar birbirleri ile ilişkili değildir.
admin @ Ocak 18, 2012
Independent Events nedir?
Posted in: İstatistik Sözlüğü | Comments (0)
Bağımsız Olaylar (Independent Events)
Bir deneme durumunda, gözlenmesi muhtemel iki ya da daha çok sonuçtan birinin ortaya çıkması diğerini etkilemiyorsa, bu olaylara bağımsız olaylar denir. İki madeni para birlikte atıldığında, birinin yazı (Y) diğerinin ise tura (T) gelmesi birbirini etkilemez. Bu iki olayın birlikte ortaya çıkma olasılığı, iki olayın olasılıklarının çarpımına eşittir. Bu durumda, P(YveT)=P(Y).P(T)=1/2*1/2=1/4′dür.
admin @ Ocak 18, 2012
Independent Trials nedir?
Posted in: İstatistik Sözlüğü | Comments (0)
Bağımsız Denemeler / Deneyler (Independent Trials)
Eğer herhangi bir deneyin ortaya çıkma olasılığı diğerlerinin ortaya çıkmasından bağımsız ise, o zaman bir olayın başarılı denemeleri bağımsızdır. Bir torbadan her seferinde yerine konularak renkli bir kalemin çekilmesi gibi bir örnek verilebilir.
admin @ Ocak 18, 2012
Dependence / Nonindependence nedir?
Posted in: İstatistik Sözlüğü | Comments (0)
Bağımlılık (Dependence / Nonindependence)
Bir olayın ortaya çıkması, diğer bir olayın ortaya çıkma olasılığını etkilediği zaman varolan durumdur
admin @ Ocak 18, 2012
Independent Variable nedir?
Posted in: İstatistik Sözlüğü | Comments (0)
Bağımsız Değişken (Independent Variable)
Deneysel bir çalışmada, deneyi yapan kişi tarafından manipule edilebilen ve etkileri araştırılan değişkenlere bağımsız (kestirici, deneysel) değişken ya da faktör denir. Araştırmanın sonucunu etkileyebilecek olan değişkendir. Bir öğretim yönteminin matematik başarısı üzerindeki etkisinin incelendiği bir araştırmada, bağımsız değişken öğretim yöntemidir.
recepminga @ Ocak 18, 2012
Dependent Events nedir?
Posted in: İstatistik Sözlüğü | Comments (0)
Bağımlı Olaylar (Dependent Events)
Bir deneme durumunda, bir olayın ortaya çıkması, diğer bir olayın ortaya çıkmasını etkiliyorsa, bu olaylara bağımlı olaylar denir.
admin @ Ocak 18, 2012
Dependent Variable nedir?
Posted in: İstatistik Sözlüğü | Comments (0)
Bağımlı Değişken (Dependent Variable)
Deneysel bir çalışmada, bağımsız değişkenin her bir durumu altında deneklerden ölçülen değişkene denir. Bağımsız değişkene bağlı olarak ortaya çıkan ve araştırmanın sonucu durumunda olan değişkendir. Bir öğretim yönteminin matematik başarısı üzerindeki etkisinin incelendiği bir araştırmada, matematik başarısı bağımlı değişkendir.
admin @ Ocak 18, 2012
Mutually Exclusive Events nedir?
Posted in: İstatistik Sözlüğü | Comments (0)
Bağdaşmaz / Kesişimi Olmayan / Karşılıklı Birbirini Dışta Tutan Olaylar (Mutually Exclusive Events)
Eğer iki olay birbirini dışta tutan olaylar ise, iki olayın aynı anda ortaya çıkması mümkün değildir. Bir deneme durumunda, ortaya çıkması muhtemel sonuçlardan ya da olaylardan biri gözlendiğinde diğeri gözlenemiyorsa, bunlara birbirini dışta tutan olaylar denir. Eğer iki olay karşılıklı birbirini dışta tutan olaylar ise, bunlar bağımsız olamazlar. Bir zarı attığımızda, bir A olayı tek sayıları gözlemek (1,3,5) ve B olayı çift sayıları gözlemek (2,4,6) ise, bu A ve B olayı birbirini dışta tutan olaylardır, birlikte ortaya çıkmaları imkansızdır. Çünkü tek sayı gelirse, çift gelmesi mümkün olmayacaktır. Örneğin bir zarı attığımızda, 1 ve 3 gelme olayları ile ilgileniyorsak, 1 geldiğinde, 3′ün gelmesi söz konusu değildir.
admin @ Ocak 18, 2012
Son İstasyon Filmi (2010)
Posted in: Akademik Seyir | Comments (0)
Ruhi taşrada küçük bir istasyonda emekliliğine gün sayan bir memurdur. Emekli ikramiyesiyle çatısı akmayan bir ev alıp hayatının son demlerini huzurlu bir şekilde geçirmek ise en büyük hayalidir. Fakat kızı Esra ve küçük oğlu Önder’in daha iyi yaşamak gibi masum hayalleri vardır. Onların bu hayalleri bütün aileyi bir anda İstanbul’a sürükler. Ruhi’nin eşi ve annesiyle birlikte İstanbul’a gelmesiyle gelişen olaylar artık kimsenin kontrolünde değildir.
Filimde anlatıldığı üzere yoğun acı çeken çaresiz memur emeklisi baba (burası biraz yaprak dökümüne benzemiş) rolünde olan Levent Kırca o bildik komik rollleri iinsanın aklına geliyor ve bir türlü tam konsantre sağlayamıyorsunuz filme. Hikaye ve filmografik tasarım harika, ancak o bildik mimikler bile bu iç burkan filmde bizi güldürmeye yetti.
bu duyguyu Şener Şen’in Hababam sınıfı haricinde son filmlerinde de hissetmiştik. Neyse ki Şener Şen’e alıştık, evelallah Levent Kırca ‘ya da alışacağız. doğrusu bu çünkü…
admin @ Ocak 18, 2012
SPSS view Menüsü nedir?
Posted in: SPSS Menüleri | Comments (0)
VIEW MENÜSÜ
SPSS penceresinin bilgisayar ekranındaki görüntüsü ile ilgili değişiklikler yapılmasını
sağlayan seçeneklerin bulunduğu menüdür. Durum çubuğu ve araç çubuğunun pencere
üzerinde bulunup bulunmayacağı, değer etiketlerinin ve değişkenlerin font karakteristiklerinin
belirlenmesi, veri sayfasındaki çizgilerin (Grid Lines) görüntülenip görüntülenmeyeceği bu
menüden belirlenir.
admin @ Ocak 17, 2012
SPSS UTILITIES MENÜSÜ nedir?
Posted in: SPSS Menüleri | Comments (0)
UTILITIES MENÜSÜ
Veri setinde yer alan değişkenler ya da dosya hakkında bilgi edinebilmek, yeni menü
oluşturabilmek vs. işlemleri yapmak için kullanılan bir menüdür.
admin @ Ocak 17, 2012
SPSS GRAPH MENÜSÜ nedir?
Posted in: SPSS Menüleri | Comments (0)
GRAPH MENÜSÜ
Çeşitli grafik türlerinin uygulanması için kullanılan bir menüdür.
Verilere ait, Bar,histogram, Pasta grafikleri bu menüden çizilebilir.
admin @ Ocak 17, 2012
SPSS ANALYZE MENÜSÜ nedir?
Posted in: SPSS Menüleri | Comments (0)
ANALYZE MENÜSÜ
İstatistiksel analiz yöntemlerini uygulamak için kullanılan bir menüdür.
Reports
Analyze menüsünün bir alt menüsü olan Reports ile veri setinde yer alan satır (Report
Summaries in Rows), sütun (Report Summaries in Columns) ya da tümüne (Case Summaries)
ilişkin kısa rapor içeriğinde tanımlayıcı istatistikler hesaplanır.
Classify
Analyze menüsünün bir alt menüsü olan Classify ile veri setine k ortalamalar (K-Means
Cluster) ve hiyerarşik tekniğine (Hierarchical Cluster) göre kümeleme analizi ya da
diskriminant analizi (Discriminant) uygulanır.
Loglinear
Analyze menüsünün bir alt menüsü olan Loglinear ile kategorik değişkenlere sahip veri
setine genel (General), lojit (Logit) ve hiyerarşik loglinear (Model Selection) analizleri
uygulanır.
Regression
Analyze menüsünün bir alt menüsü olan Regression ile doğrusal (Linear), lojistik
(Binary, Multinomial Logistic, Ordinal), probit, doğrusal olmayan (Nonlinear), tartılı en
küçük kareler (Weight Estimation) ve iki aşamalı en küçük kareler (2-Stage Least Squares)
gibi regresyon yöntemleri uygulanır.
Correlate
Analyze menüsünün bir alt menüsü olan Correlate ile değerleri eşit aralıklı ya da oranlı
ölçekle ölçülmüş iki değişken arasındaki korelasyon katsayısı (Bivariate) veya bazı
değişkenler sabit tutulduğunda iki değişken arasındaki kısmi korelasyon katsayısı (Partial),
çeşitli uzaklık benzerlik yaklaşımları dikkate alınarak birimler/değişkenler arasındaki
uzaklıklar ve benzerlikler (Distances) hesaplanır.
General LinearModel
Analyze menüsünün bir alt menüsü olan General Linear Model ile tek değişkenli
(Univariate), çok değişkenli (Multivariate) ya da tekrarlı ölçümlere sahip denemelerden
(Repeated Measures) meydana gelen veri setine varyans analizi uygulanır.
Descriptive Statistics
Analyze menüsünün bir alt menüsü olan Descriptive Statistics ile veri setine ilişkin
frekans tablosu, tanımlayıcı istatistikler, grafikler ve çapraz tablolar (Frequencies, Descriptive
Statistics, Explore, Crosstabs) oluşturulur.
Compare Means
Analyze menüsünün bir alt menüsü olan Compare Means ile veri setinde yer alan
değişkenlerin bağımlı ve bağımsız olarak ayrılmasıyla tanımlayıcı istatistiklerin (Means)
hesaplanmasının yanı sıra tek örneklem t testi (One-Sample T Test), bağımsız iki örneklem t
testi (Independent-Samples T Test), eşleştirilmiş t testi (Paired-Samples T Test) ve tek yönlü
varyans analizi (One-Way ANOVA) uygulamaları yapılmaktadır.
Data Reduction
Analyze menüsünün bir alt menüsü olan Data Reduction ile veri setine faktör analizi
(Factor) uygulanır.
Scale
Analyze menüsünün bir alt menüsü olan Scale ile veri setine güvenirlik analizi
(Reliability Analysis) ve çok boyutlu ölçekleme analizi (Multidimensional Scaling) uygulanır.
Nonparametric Tests
Analyze menüsünün bir alt menüsü olan Nonparametric Tests ile tek örneklem (1-
Sample K-S), iki bağımsız örneklem (2 Independent Samples), k bağımsız örneklem (K
Independent Samples), iki bağımlı (2 Related Samples) veya k bağımlı örneklem (K Related
Samples) verilerine parametrik olmayan testler uygulanır.
Survival
Analyze menüsünün bir alt menüsü olan Survival yaşam verilerine yaşam tabloları
yöntemi (Life Tables), Kaplan-Meier (Kaplan-Meier), Cox Regression (Cox Regression)
testlerinin uygulanması ve zamana bağımlı bağımsız değişkenlerin hesaplanması (Cox
w/Time-Dep Cov) için kullanılır.
Multiple Response
Analyze menüsünün bir alt menüsü olan Multiple Response ile çoklu dikotomi ve
çoklu kategori setlerinin frekans tabloları (Frequencies) ve iki/üç boyutlu çapraz tabloları
(Crosstabs) oluşturulur.
admin @ Ocak 17, 2012
SPSS Transform Menüsü nedir?
Posted in: SPSS Menüleri | Comments (0)
TRANSFORM MENÜSÜ
Veri dosyasındaki değişkenlerden yeni değişkenler türetmek, dönüşüm işlemlerini
gerçekleştirmek için kullanılan bir menüdür.
Compute
Compute alt menüsünde, nümerik ve string değişkenler için hesaplamalar yapılarak
tüm birimler için yeni değişkenler oluturulabilir ya da varolan bir değişkenin değerleri
değiştirilebilir. Mantıksal koşullar altında verinin alt grupları için hesaplamalar yapılabilir.
Aritmetik fonksiyonlar, istatistiksel fonksiyonlar, dağılım fonksiyonları ve string
fonksiyonları ile 70’in üzerinde farklı fonksiyon oluşturulabilir.
Count
Her bir birim için iki ya da daha fazla değişkende aynı değer veya değerlere sahip
gözlemlerin sayılmasını sağlar.
Recode
Recode alt menüsündeki Into Same Variables alt menüsü, bir değişkenin belirlenen
aralıktaki değerlerinin yeni kod değerlerine dönüştürülmesini ve bu kod değerlerinin aynı
değişken üzerine yazdırılmasını sağlar. Into Different Variables alt menüsü, bir değişkenin
belirlenen aralıktaki değerlerinin yeni kod değerlerine dönüştürülmesini ve bu kod
değerlerinin farklı bir değişken olarak yazdırılmasını sağlar.
admin @ Ocak 17, 2012
SPSS Data Menüsü Nedir?
Posted in: SPSS Menüleri | Comments (0)
Define dates:Veri sayfasına girilen verilerin giriş sırasına göre tarih bilgisi eklemek için ve nasıl bir tarih bilgisinin kullanılacağını belirlemek için kullanılır
İnsert Variable
Yeni bir değişkenin diğer değişkenler arasına bir sütun olarak eklenmesine yarar. Bu işlem varoooo sütun başlığı ile açılır. Variable View tıklanarak tanımlamaları yapılır. Tanımlamada;
Name , Değişken adıdır.Sekiz karekter yazılabilir. Türkçe harf kabul etmez.
Type, değişken tipidir(nümerik,date,string)
Width, verinin uzunluğu(sekiz haneli olarak hazırlanmıştır.İstenirse büyütülebilir)
Decimals, ondalık hane sayısıdır. (iki haneli olarak hazırlanmıştır.İstenirse büyütülebilir)
Label,Değişkenin açık adıdır.İstenildiği kadar uzun yazılabilir.
DATA MENÜSÜ
Veri seti ile ilgili işlemler bu menüde gerçekleştirilmektedir. Bu menünün bazı alt
menüleri kısaca aşağıdaki gibidir.
Transpose
Bir SPSS veri dosyasında her satır bir birime ve her sütun bir değişkene karşılık
gelmektedir. Bu düzenin ters olduğu dosyalarda, veriyi doğru formata getirmek için bu alt
menü kullanılabilir. Verilerin yer aldığı sütunların satırlara, satırların ise sütunlara
dönüşmesini sağlar.
Sort Cases
Sort Cases alt menüsü veri dosyasında kayıtlı olan birimlerin seçilen bir veya daha
fazla değişkene göre küçükten büyüğe ya da büyükten küçüğe doğru sıralanmasını sağlar.
Split File
Split File alt menüsü bir ya da daha fazla grup değişkenine göre, veri dosyasını
gruplara ayırır. Böylece analizlerin her grup için ayrı ayrı yapılmasını sağlar.
Select Cases
Select Cases alt menüsü, değişkenler ve karmaşık ifadeleri de içeren kriterleri temel
alarak, birimlerin alt gruplarının oluşturulması için çeşitli seçenekler sunar. Ayrıca birimlerin
rasgele örneklemi de oluşturulabilir. Bir alt grup oluşturulması için kullanılan kriterler:
· Değişken değerleri ve aralıkları
· Tarih ve saat aralıkları
· Aritmetik ifadeler
· Mantıksal ifadeler
· Fonksiyonlar
olabilir.
Weight Cases
İstatistiksel analizler için birimlere farklı ağırlıklar verilmesini sağlar. Örneğin frekans
ya da çapraz tablo biçiminde girilmiş verilerin frekanslarını gösteren sütunun birim veriler
olduğunun SPSS’e belirtilmesini sağlar. Böylece tablo frekans değerlerinden ilgili istatistiksel
analizler yapılabilir.
admin @ Ocak 17, 2012
SPSS File Menüsü Nedir?
Posted in: SPSS Menüleri | Comments (0)
Yeni dosya açmak,
disk ya da diskete kayıtlı dosyaları kullanıma açmak,
farklı modda hazırlanmış dosyaları SPSS altında kullanıma açmak,
oluşturulan dosyaları disk ya da diskete kaydetmek,
dosyalar hakkında bilgiler almak,
dosya içeriklerini yazıcıdan dökmek
vb. işlemleri yapmak için kullanılır
New-Data: Veri girişi ekranı görüntüye gelir.
Open: Disk ya da diskete kayıtlı dosyaları kullanıma açmak için kullanılır.
Open data base: Daha önce hazırlanmış bir veri tabanı dosyasını açar ve bu dosyalarda sorgulama işlemlerini gerçekleştirir.
Read text data:Başka modda hazırlanmış dosyaları okumaya yarar
Save : Aktif penceredeki dokümanı bir dosyaya kaydeder.
Save as: Aktif penceredeki dokümanı yeni dosya adı ile kaydeder.
admin @ Ocak 17, 2012
Kung Fu Panda 2 nasıl bir film?
Posted in: Akademik Seyir | Comments (0)
İzlemediyseniz acilen izleyin derim.
En az Kungfu Panda 1 kadar emek sarfedilmiş muhteşem bir eser.Genelde ilk filim tutunca 2. ve 3. bölümleri mantara bağlayan çok yapım gördük.Ancak bu ölye değil.Kendini kader gereği Şifu’nun öğrencisi olarak bulan pandamızın aslında nereden geldiği usta bir dille anlatılıyor. Panda ile özel olarak ilgilenen şifu kaderinde işin aslını çözmesini bileceğini keşfettiği -kendi anlamasa da – sırları pandaya öğretmeye çalışır.Panda özünden gelen bilgi ile anlatılanları dinler ve iç huzurun ne olduğunu yeri gelince genetiğinden gelen kabiliyetle çözer, çünkü o bir ejderha savaşçısıdır. Panda Noodles ustası babasının dedği gibi leylekler tarafından değil, kendini öldürmek isteyen zalim tavus kuşundan koruyabilmek için annnesi tarafından bir sandığa konularak kaderine bırakılmştır.tıpkı hz. Musa’da olduğu gibi…
admin @ Ocak 17, 2012
Geçerlilik testi nedir?
Posted in: Anket-analiz | Comments (0)
Ölçeklerde “geçerlilik” nedir?
Geçerlilik, bir ölçme aracının ölçmeyi planladığı özellikleri gerçekten ölçüyor olması anlamına gelir. Bir ölçme aracı kişilik özelliklerini ölçtüğünü iddia ediyorsa bunun bir yöntemle ispatlaması gerekir.
Farklı geçerlilik tipleri vardır: Tahminsel geçerlilik, Eş-zamanlı geçerlilik, İçerik geçerliliği, Yapı geçerliliği
a. Tahminsel geçerlilik
Bir ölçme aracının geçerliliğini ortaya koymanın yollarından biri, bu ölçme aracından alınan sonuçların bir bireyin belli bir görevi yapabilecek yeteneği olduğunu veya belli bir şekilde davranacağını tahmin edebileceğini ispatlamaktır.
b. Eş-zamanlı geçerlilik
Bir ölçme aracının geçerliliğini o ölçme aracını başka bilinen ve kabul edilmiş ölçümlerle karşılaştırarak tespit edebiliriz. Örneğin, yeni bir matematik tutum anketinin eş-zamanlı geçerliliğini, bu anketi ve bilinen ve geçerliliği ispatlanmış bir anketi aynı gruba uygulayıp iki anketten alınan sonuçların korelasyonuna bakarak ortaya koyabiliriz. Yeni anket ile kriter ölçüt (bilinen anket) arasında yüksek bir korelasyon varsa yeni anketin eş-zamanlı geçerliliğe sahip olduğunu söyleriz. Burada en önemli olan nokta kriter ölçütün güvenilirliği ve geçerliliği ispatlanmış bir ölçüt olmasıdır.
c. İçerik geçerliliği
Bir ölçme aracının geçerliliği, ölçme aracını oluşturan soruların içeriğinin, ölçülmesi amaçlanan özellikleri doğru olarak temsil edip etmediği ortaya konarak ispatlanabilir. Bu ispat çalışması, kişilik, duygular ve davranışlarla ilgili teorileri ve o konuyla ilgili uzmanların yorumlarını temel alır.
d. Yapı geçerliliği
Yapı geçerliliği ölçme aracının ölçtüğünü iddia ettiği teorik yapıyı ölçtüğünün ispatlanmasını içerir. Yapı geçerliliğini ortaya koymanın çeşitli yolları vardır:
i. Faktör analizi
Faktör analizi ile ölçme aracını oluşturan soruların kendi aralarında nasıl kümelendikleri tespit edilir. Bulunan her faktörün (soru kümesinin) bir teorik yapıyı temsil ettiği düşünülür.
ii. Madde analizi
Madde analizi ile ölçme aracını oluşturan soruların ölçme aracının toplam puanına ne kadar katkıda bulundukları ve böylece ölçme aracının bütünüyle ne derecede ilişkili oldukları tespit edilir. Yüksek ilişkililik ölçülen teorik yapıyla bağlantının da yüksek olduğunu düşündürür.
kaynak:http://www.psikometri.com/test/testsss.htm
admin @ Ocak 17, 2012
Faktör analizi nedir?
Posted in: Anket-analiz | Comments (0)
Gelişmekte olan bir ölçme aracında yer alan her bir uyarana (maddeye) cevaplayıcıların verdiği tepkiler arasında belli bir düzen olup olmadığı araştırmacının ortaya koymak istediği sonuçlardan biridir. Bu amaçla kullanılan faktör analizi sosyal bilimlerde, başta psikolojik boyutların tanınmasında ve boyutların içeriği ile ilgili bilgi edinilmesinde kullanılan çok değişkenli analiz tekniklerinden biridir (Tavşancıl,2006).
Faktör analizi, birbirleriyle orta düzeyde ya da oldukça ilişkili değişkenleri birleştirerek az sayıda ancak bağımsız değişken kümeleri elde etmede amprik bir temel sağlayan bir tekniktir. Böylece pek çok değişkenin birkaç küme ya da boyuta indirgenmesi mümkün olmaktadır. Bu boyut ya da kümelerden her birine faktör adı verilir( Borg ve Gall, 1989).
Faktörlere örnek verirsek;
Psikolojide kişilik özellikleri (içe dönük, dışa dönük, nevrotik)
Ekonomide şirket büyümesi (verimlilik, kâr ve iş gücü)
Ör., kişiyi popüler yapan özellikler nelerdir? (toplumsal beceriler, bencillik, başkalarının o kişiye ilgi göstermesi, o kişinin başkaları hakkında konuşması, o kişinin kendisi hakkında konuşması, yalan söyleme)
Faktör analizi, aynı yapıyı ya da niteliği ölçen değişkenleri bir araya toplayarak ölçmeyi az sayıda faktör ile açıklamayı amaçlayan bir istatistiksel tekniktir. Faktör analizi bir faktörleşme ya da ortak faktör adı verilen yeni kavramları (değişkenleri) ortaya çıkarma ya da maddelerin faktör yük değerlerini kullanarak kavramların işlevsel tanımlarını elde etme süreci olarak da tanımlanmaktadır (Büyüköztürk, 2009).
İyi bir faktörleşmede ya da faktör dönüştürmede;
a)Değişken azaltma olmalı,
b)Üretilen yeni değişken ya da faktörler arasında ilişkisizlik sağlanmalı,
c)Ulaşılan sonuçlar, yani elde edilen faktörler anlamlı olmalıdır (Büyüköztürk, 2009).
Faktör analizinin matematik temeli karmaşıktır. Bir kere birbirleriyle ilişkilyi değişken gruplarının araştırılmasını içerir. Tanımlanan ilk değişkenler grubuna 1. faktör adı verilir ki , birbirleri ile en çok karşılıklı ilişkili değişkenleri temsil eder (Balcı, 2009).
Bazı değişkenler 1. yerine 2.faktörle yüksek bir ilişki gösterebilir. Bu, değişkenlerin 1. Faktörle ilişkili bulunmadıklarını, aksine ağırlıklı olarak 2. Faktöre yüklendiklerini gösterir. 2.faktörün altındaki yapı da,araştırmacı tarafından tanımlanmalıdır (Tabchnick ve Fidell, 1989; Borg ve Gall, 1989)
Faktör analizinde kullanılan iki genel yaklaşım vardır.
açımlayıcı faktör analizi (exploratrory factor analysis)
doğrulayıcı faktör analizi (confirmatory factor analysis)
(Tavşancıl,2006)
Araştırmacının, ölçme aracının ölçtüğü faktörlerin sayısı hakkında bir bilgisinin olmadığı, belli bir hipotezi sınamak yerine, ölçme aracıyla ölçülen faktörlerin doğası hakkında bir bilgi edinmeye çalıştığı inceleme türlerine açımlayıcı faktör analizi (exploratrory factor analysis) denir (Tavşancıl,2006).
Araştırmacının kuramı doğrultusunda geliştirdiği bir hipotezi test etmeye yönelik incelemelerde kullanılan analiz türü doğrulayıcı faktör analizi (confirmatory factor analysis) olarak tanımlanır (Tavşancıl,2006).
Faktör analizi çeşitli aşamalardan oluşan bir analiz tekniğidir. Tipik bir faktör analizinde yer alan aşamalar aşağıdaki şekilde özetlenebilir. 1. Problem tanımı ve veri toplama: Bu aşama faktör analizi için gerekli olan hazırlık çalışmalarını kapsayan ilk aşamadır. Bu aşamada faktör analizinin amacı ve faktör analizinde kullanılacak olan değişkenlerin teori, mevcut araştırmalar ve araştırmacının bilgi ve tecrübeleri veya yaptığı ön çalışmalar (kalitatif veya kantitatif türdeki çalışmalarla) ışığında geliştirilmesi ve uygun ölçüm araçları ile ölçülmesi ve makul yöntemlerle verilerin toplanması işlemleri yapılmaktadır.
2. Korelasyon matrisinin oluşturulması: Faktör analizinin ikinci aşaması analiz sürecinin başladığı aşama olup, bu aşamada korelasyon matrisi oluşturulur. Korelasyon matrisi faktör analizinde yer alan değişkenler arasındaki ilişkiyi gösteren bir matristir.
3. Faktör sayısına karar verme: Üçüncü aşama ise, söz konusu veri seti için faktör analizinin uygun olduğuna karar verdikten sonra, oluşturulan korelasyon matrisini baz alarak, faktör çözümünü ortaya koymak amacıyla uygun bir faktör çıkarma (oluşturma) yönteminin seçilmesi ve başlangıç çözümünün oluşturulmasını kapsamaktadır. 4. Faktör Eksen Döndürme (Factor Rotation) Başlangıç faktör analizi çözümüne ulaşıldıktan sonra (başlangıç faktör matrisi) ortaya çıkan faktörlerin yorumlanması ve isimlendirilmesini kolaylaştırmak için faktörleri temsil eden eksenlerde çeşitli manipülasyonlar veya eksen kaydırmaları yapma yoluna gidilir.
Faktörlerin hesaplanmasında, eigen değerlerden (öz değerlerden) yararlanılır, faktör sayısı kadar eigen değeri hesaplanır. Eigen değerler faktör yüklerinin karelerinin toplamıdır (Tavşancıl,2006).
Faktör Çıkarmada;
Bir analizde tüm faktörler kullanılmaz.
Eigen değerleri (eigenvalues) büyük olan faktörler kullanılmalı. (Eigen value kabaca iki değişken arasındaki korelasyonu gösterir. Korelasyon varsa dış sınırlar elipse benzer.)
Eigen değerinin büyüklüğüne nasıl karar vereceğiz?
Her eigen değeriyle (y ekseni) ilgili olduğu faktörün (x ekseni) grafiği çizilir (scree plot)
Genellikle az sayıda faktörün Eigen değeri yüksek olur. Bazıları 1’in üzerinde olan tüm faktörlerin kabul edilmesini öneriyor.
Faktör analizi, tüm veri yapıları için uygun olmayabilir. Verilerin, faktör analizi için uygunluğu Kaiser- Meğer-Olkin (KMO)katsayısı ve Barlett küresellik (sphericity) testiyle incelenebilir. KMO katsayısı, veri matrisinin faktör analizi için uygun olup olmadığını, veri yapısının faktör çıkarma için uygunluğu hakkında bilgi verir. Faktörleşebilirlik (factorability) için KMO’ nun .60’tan yüksek çıkması beklenir. Barlett testi, değişkenler arasında ilişki olup olmadığını kısmı kolerasyonlar temelinde inceler (Büyüköztürk, 2009).
Analiz sonucunda yorumlanması güç, çok sayıda ilişkili orijinal değişkenden bağımsız, kavramsal olarak anlamlı az sayıda faktörün (hipotetik değişken) bulunması amaçlanmaktadır.
Analiz sonunda elde edilen varyans oranları ne kadar yüksekse, ölçeğin faktör yapısı da o kadar güçlü olmaktadır (Gorsuch,1974; Lee ve Conrey 1979).
Ancak, sosyal bilimlerde yapılan analizlerde %40 ile %60 arasında değişen varyans oranları yeterli kabul edilmektedir( Scherer, Wieb, Luther ve Adams,1988). Faktör örüntüsünün oluşturulmasında ise, 0.30 ile 0.40 arasında değişen faktör yüklerinin alt kesme noktası olarak alınabileceği belirtilmektedir( Neale ve Liebert,1980;Cathell ve Baggaley,1960). (Tavşancıl,2006)
Faktör analizinde, faktörlerin her bir değişken üzerinde yol açtıkları ortak varyansın ya da ortak faktör varyansının (Communality) en çoklaştırılması amaçlanır. Bu değer, maddelerin her bir faktördeki yük değerlerine bağlıdır ve bir maddenin önemli faktörlerdeki yük değerlerinin karelerinin toplamına eşittir. Faktör yük değeri (factorloading), maddelerin faktörlerle olan ilişkisini açıklayan bir katsayıdır (Büyüköztürk, 2009).
Faktörleşmede kullanılan teknikler:
1)Temel eksenler (principle axes)
2)Maksimum olabilirlik (maximum likeli hood)
3)Çoklu gruplandırma (multiple grouping)
4)Temel bileşenler analizi (principle component analysis, PCA)
(Büyüköztürk, 2009).
Araştırmacı, bir faktör analizi tekniğini uygulayarak elde ettiği m kadar önemli faktörü, “bağımsızlık, yorumlamada açıklık ve anlamlılık “ sağlamak amacıyla bir eksen döndürmesine (rotation) tabi tutabilir. Eksenlerin döndürülmesi sonrasında maddelerin bir faktördeki yükü artarken, diğer faktördeki yükleri azalır. Böylece faktörler, kendileri ile yüksek ilişki veren maddeleri bulurlar ve faktörler daha kolay yorumlanabilir (Büyüköztürk, 2009).
Faktör döndürmesinde iki yöntem kullanılmaktadır:
1.Dik(orthogonal) döndürme
2.Eğik (oblique) döndürme
Eğik ve dik döndürme yöntemlerinin seçimi büyük ölçüde araştırmacının deneyimine ve verilerin yapısına bağlıdır (Tavşancıl,2006).
Varimax yönteminde basit yapıya ve anlamlı faktörlere ulaşmada faktör yükleri matrisinin sütunlarına öncelik verilir. Varimax yönteminde daha az değişkenle faktör varyanslarının maximum olması sağlanacak şekilde döndürme yapılır (Tavşancıl,2006).
Eğik döndürme yöntemlerinim yaygın olanları ise;
Oblimax
Quartimin
Covarimin
Oblimin
Biquartimin
Binoramin
Faktör analizi uygulanırken dikkat edilmesi gereken hususlar vardır. Bunlar (Rust ve Golombok, 1992; Norusis,1990; Tabachnick ve Fidell,1989);
Örneklemin büyüklüğü
Normallik
Doğrusallık
Faktör analizinde aynı yapıyı ölçmeyen maddelerin ayıklanmasında genellikle aşağıda belirtilen 3 ölçüt dikkate alınır.
1)Maddelerin yer aldıkları faktördeki yük değerlerinin yüksek olması (0.45 ya da daha yüksek olması seçim için iyi bir ölçüdür. Ancak bu sınır değer 0.30’a kadar indirilebilir.
2)Maddelerin tek bir faktörde yüksek yük değerine, diğer faktörde ise düşük yük değerine sahip olması (yüksek iki yük değeri arasındaki farkın en az 0.10 olması önerilir)
3)Önemli faktörlerin, herhangi bir madde de (değişkende) birlikte açıkladıkları ortak faktör varyansının yüksek olması. (maddelerin ortak faktör varyanslarının 1.00’ a yakın ya da 0.66’nın üzerinde) (Büyüköztürk, 2009).
Önemli faktör sayısına karar vermede aşağıdaki ölçütlerin dikkate alınması önerilebilir:
1)Öz değer (eigen value)(öz değeri bir ya da birden büyük olan faktörler önemli faktörler olarak alınır)
2)Açıklanan varyans oranı (faktör sayısının yüksek tutulması, açıklanan varyansı arttırır)
3)Faktörlerin öz değerlerine dayalı olarak çizilen çizgi grafiğinin (scree graph/plot) incelenmesi (grafikte yüksek iğmeli, hızlı düşüşlerin yaşandığı faktör önemli faktör sayısını verir)
Faktör analizi sonucu iki tip durum ortaya çıkar:
1)Faktör analizi herhangi kavramsal anlamlı faktörleri ortaya çıkarmaz(ciddi bir problemdir, içerik geçerliliği süreci gözden geçirilmeli ve yeni faktör analizi için yeni cevap verileri toplanmalıdır.
2)Anlamlı faktörler oluşabilir fakat, onlar yargısal kategorilere karşılık gelmeyebilir. (yargısal kategoriler ile yapıların uygunluğunun yokluğu ve incelenmeye gereksinim duyar)
İdeal durum içerik ve yapı geçerliği çalışması arasındaki uyumdur (Tekindal,2009).
Mönüden Analyze —> Data Reduction —->Factor seçilir.
Analizde yer alması istenen değişkenler atanır.
admin @ Ocak 17, 2012
Kümeleme analizi nedir?
Posted in: Anket-analiz | Comments (0)
Kümeleme analizi veriyi anlamlı, yararlı yada hem anlamlı hem de yararlı gruplara(kümelere) ayırır. Eğer amaç anlamlı gruplar ise, bu durumda kümeler verinin doğal yapısını yakalamalıdır. Bununla birlikte bazı durumlarda, kümeleme analizi başka amaçlar için yalnızca bir başlangıç noktasıdır, örneğin verinin özetlenmesi gibi. İster anamla isterse de fayda için olsun, kümeleme analizi bir çok alanda uzun bir süre için önemli bir rol oynadı; örneğin, piskoloji ve diğer sosyal bilimler, biyoloji, istatistik, patern tanıma, bilgi çıkarma, makine öğrenmesi ve veri madenciliği
Kümeleme analizinin pratik problemler için birçok uygulaması olmuştur. Biz kullanım amacının anlama yada fayda olmasına göre organize edilmiş özel örnekler sunacağız.
Anlama için kümeleme : Sınıflar, yada kavramsal olarak ortak karakteristikleri paylaşan anlamlı nesne grupları, insanların dünyayı anlama ve tanımlamalarında önemli rol oynar. Gerçekten de, insanlık nesneleri gruplara ayrımada(kümeleme) ve çeşitli nesneleri bu guplara atamada(sınıflandırma) yeteneklere sahiptirler. Örneğin, yaşı küçük olmasına rağmen bir çocuk bir resimdeki nesneleri yapılar, arabalar, insanlar, hayvanlar, bitkiler diye etiketlendirebilir. Veriyi anlama bağlamında, kümeler potansiyel sınıflardır ve kümeleme analizi sınıfların otomatik olarak bulunmasına yönelik tekniklerin araştırılmasıdır. Aşağıda çeşitli örnekler verilmektedir:
• Biyoloji. Biyologlar uzun yıllar canlılar için bir taksonomi yani hiyerarjik sınıflandırma çabası içinde oldular örneğin; kırallık, birlik, sınıf, düzen, aile, cins ve tür. Bu yüzden kümeleme analizindeki ilk çalışmaların sınıflandırma yapılarını otomatik olarak elde edecek matematiksel taksonomi üzerinde yoğunlaşması şaşırtıcı değildir.Son zamanlarda, biyologlar sınıflandırma analizini büyük miktardaki gen bilgilerine uygulamaktadırlar. Örneğin kümeleme aynı özellikteki genlerin bulunmasında kullanılmıştır.
• Bilgi çıkarma. Örütbağ (World Wide Web) milyarlarca web sayfası içerir ve bir arama moturuna yapılacak bir sorgu binlerce sayfa geri döndürebilir. Kümeleme bu bilgilerin çeşitli gruplara ayrılmasında kullanılabilir böylece her grup sorgunun bir yönüne yönelik olur. Örneğin bir “film” sorgusu sonuçları eleştiri, fragman, yıldızlar ve tiyatrolar şeklinde kümelere ayırabilir. Her küme tekrardan kümelere ayrılabilir böylece kullanıcının sonuçları daha iyi irdelemesine yardımcı olabilir.
• İklim. Yeryüzü iklimini anlamak, atmosfer ve okyanuslara yönelik çeşitli paternlerin bulunmasını gerektirir. Şu ana kadar, sınıflandırma analizi kutupsal bölgelerin atmosferik basınçlarına ilişkin paternlerin ve kara iklimine önemli etkisi bulunan okyanus alanlarının bulunmasında kullanılmıştır.
• Piskoloji ve tıp. Bir hastalık veya sağlık durumu sık sık çeşitli varyasyonlar(çeşitlilik) gösterir ve kümeleme analizi bu değişik çeşitlilikleri ortaya çıkarmada kullanılabilir. Örneğin kümeleme depresyonun değişik türlerinin belirlenmesinde kullanılmıştır. Kümeleme analizi aynı zamanda hastalıkların zaman ve mekanda dağılımı ile ilgili paternlerin ortaya çıkarılmasında da kullanılabilir.
• Ticaret. Ticaret o anki veya potansiyel müşteriler ile ilgili çok geniş miktarda bilgi toplar. Kümeleme müşterileri daha küçük alt gruplara ayırmada böylece fazladan analiz ve pazarlama aktiviteleri yürütmede kullanılabilir.
Fayda için kümeleme: Kümeleme analizi her bir veri nesnesinden bu veri nesnelerinin ait oldukları kümelere ilişkin bir soyutlama yapmaya imkan verir. Ayrıca, bazı kümeleme teknikleri her kümeyi, küme prototipleri cinsinden karakterize eder yani bir veri nesnesi aynı kümdeki diğer verileri temsil eder. Bu küme prototipleri çeşitli veri analiz ve veri işleme teknikleri için temel olarak kullanılabilirler. Bu yüzden fayda bağlamında, kümeleme analizi en iyi temsil eden küme prototipini bulma çalışmasıdır.
Özetleme. Bir çok veri analiz tekniği; örneğin regresyon(geri çekilme) yada PCA zaman yada mekan olarak O(M2) yada daha yüksek karmaşıklığa sahiptirler, bu yüzden büyük miktarda veriler için uygulanabilir değildirler. Bununla birlikte, algoritmayı tüm veri setine uygulamak yerine, yalnızca küme prototiplerini içeren azaltılmış bir veri setine uygulanabilirler. Analizin türüne, prototip sayısı ve prototipin veriyi temsil etme doğruluğuna bağlı olarak sonuçlar tüm veri setinin kullanılması durumundaki sonuçlara benzer, bir başka deyişle bunlarla mukayese edilebilecek düzeyde olabilir.
Sıkıştırma. Küme prototipleri veri sıkıştırma için de kullanılabilirler. Özellikle, her bir küme için prototipleri içeren tablolar oluşturulur yani her bir prototipe onun tablodaki yerini gösteren bir indis değeri atanır. Her nesne kümesiyle ilişkili prototipin indis değeri ile temsil edilir. Bu tür sıkıştırma vektör kuantalama olarak bilinir ve sıklıkla görüntü, ses ve video verlerine uygulanır ki bu tür veri nesleri içerisinde birbirine benzeyenlerin sayısı fazladır ve bazı verilerin kaybedilmesi kabul edilebilirdir ve ayrıca bir önemli miktarda veri azaltılması da istenen bir durumdur.
En yakın komşunun verimli bir şekilde bulunması. En yakın komşunun bulunması karşılıklı olarak tüm noktalar arasındaki uzaklığın bulunmasını gerekli kılabilir. Sıklıkla kümeler ve onların küme prototipleri çok daha verimli olabilirler. Eğer nesneler görece olarak küme prototiplerine yakın ise, bu durumda bir nesnenin en yakın komşusunu bulmak için gerekli olan uzaklık hesaplamalarının sayısını prototipleri kullanacak azaltabiliriz. Sezgisel olarak, eğer iki küme prototipi birbirinden çok uzak iseler, bu durumda bu iki kümedeki nesneler de en yakın komşu olamazlar. Dolayısıyla, bir nesnenin en yakın komşusunu bulmak için yalnızca yakın kümedeki nesnelere olan uzaklıklarını bulmak yeterli olacaktır; öyle ki iki küme arasındaki yakınlık onların prototipleri arasındaki uzaklıkla ölçülür. Bu fikir sayfa 94’ teki örnek 25’ te daha açık bir şekilde verilmiştir.
Bu bölüm kümeleme analizine bir giriş niteliğindedir. Öncelikle nesneleri küme setlerine ayırmayı ve değişik türdeki kümeleri de içeren genel bir bakış yapacağız, ardından bir çok kavramı açıklayan ve geniş bir algoritma kategorisini temsil eden üç özel kümeleme tekniğini açıklayacağız: K-means, agglomerative hiyerarşik kümeleme ve DBSCAN. Bu bölümün son kısmı ise kümeleme doğruluğuna ayrılmıştır. Kümeleme doğruluğu kümeleme algoritmalarınca üretilen kümelerin gerçerliliğini ve ne kadar iyi olduğunu bulan metodları içerir. Çok daha ileri kümeleme kavram ve algoritmaları ise bölüm 9’ da anlatılmıştır. Yeri geldikçe, değişik yaklaşımların güçlü ve zayıf olan yönlerine de değineceğiz. Ek olarak, kaynakça notlarında kümeleme analizini daha ayrıntılı bir şekilde inceleyen kitap ve makalelere de referans verilmiştir.
Kümeleme Analizi Nedir?
Kümeleme analizi veri nesnelerini yalnızca nesneleri tanımlayan ve ilişkilerini ortaya koyan verilerden çıkarılacak bilgiler ışığında gruplar. Amaç aynı grup içerisindeki nesnelerin birbirine benzer veya ilişkili olması; farklı gruptakilerin ise birbirinden farklı olması yada ilişkilerinin bulunmamasıdır. Aynı gruptakilerin birbirine benzeme oranı yada farklı gruptakilerin ise birbirinden farklı olma oranları kümelemenin ne kadar iyi olduğunun yada kümelerin birbirlerinden ne kadar kesinlikle ayrıldıklarının göstergesidir.
Bir çok uygulamada, küme kavramı net bir şekilde tanımlanmamıştır. Bir kümeyi ortaya koyan şeylerin neler olduğuna karar verme güçlüğünü daha iyi anlayabilmek için, Şekil-8.1’ i dikkate alalım. Bu şekil 20 değişik nokta ve bu noktaları kümelere ayırmak için üç farklı yol göstermektedir. İşaretlerin şekilleri küme üyeliklerini göstermektedir
admin @ Ocak 17, 2012
Değişken nedir?
Posted in: Anket-analiz | Comments (0)
Değişken: Gözlemden gözleme değişik değerler alabilen objelere, özelliklere ya da durumlara “Değişken” denir.
Nicel (Kantitatif) Değişken: Değişik derecelerde az ya da çok değerler alabilen değişkendir. Yaş, ağırlık, zeka seviyesi, hava sıcaklığı, hız, nüfus vb.
Nitel (Kalitatif) Değişken: Bu değişkenler gözlemden gözleme farklılık gösterirler, ancak bu farklılık derece yönünden değil kalite ve çeşit yönündendir. Cinsiyet, medeni durum, göz rengi, din, milliyet vb.
Süreksiz Değişken: Bu değişkenler miktar yönünden değişiklik yerine tür yönünden değişiklik gösterir. Dolayısıyla bir obje ya da birey bir özelliğe sahiptir ya da değildir. Cinsiyet, medeni durum gibi. Birinin diğerine göre daha çok veya az olması mümkün değildir. Nitel değişkenlerin hemen hepsi süreksiz dğişkendir.
Sürekli Değişken: İki ayrı ölçüm arası kuramsal olarak sonsuz parçaya bölünebilir. Yaş, uzunluk ve ağırlık gibi.
kaynak:http://mimoza.marmara.edu.tr/~cahit/Yayin/belge/ista/index.html#2.1.%20DE%C4%9E%C4%B0%C5%9EKENLER
admin @ Ocak 17, 2012
Çok Değişkenli analizler nedir?
Posted in: Anket-analiz | Comments (0)
Çok değişkenli istatistiksel analiz tekniklerinin uygulanması, analiz edilmesi ve raporlanması hipotez testleri kadar kolay ve basit değildir.Öncelikle uygulanabilirlik için yeterli ve gerekli koşulların sağlandığına dikkat edilmelidir .
Bazı Çok Değişkenli İstatistiksel Analizler
Faktör analizi
Diskriminant analizi
Kümeleme Analizi
Factor Analizi
Şimdi lisede girdiğiniz sınavları düşünün. Öğretmeniniz fen bilgisi ya da matematik dersinde bilgi düzeyinizi tek bir soru ile mi ölçerdi. Nadir durumlar (kötü öğretmenler) dışında tabii ki hayır.
Benzer durum anketler için de geçerlidir. İnsanların belli bir olguya ilişkin düşüncelerini tek bir soruyla ölçemezsiniz. Olguyu farklı birbirini destekleyen yönleriyle ölçebildiğiniz taktirde başarılı bir sonuç alabilirsiniz.
Şimdi matematik dersinin final sınavında soruların ünite bazında gruplandırılmadan karışık olarak size yöneltildiğini düşünün. İlk başta sorun olmadığını düşünebilirsiniz. Genel puanınız nasıl olsa bellidir. Ancak ünite bazında başarı düzeyinizi öğrenmek
isterseniz. İşte o zaman soruların gruplanması gerekir. Tabii matematik gibi somut bir disiplinde geometri soruları ile trigonometri sorularını ayırmak son derece kolaydır. Ancak iş sosyal olguları ölçen anketlere geldiğinde bu işlem için bazı tekniklerin kullan ımı zorunlu olur.
Örneğin okul müdürlerinin faklı liderlik davranışlarının öğret¬menlerin iş tatminine etkilerinin ölçüldü ğü bir araştırma yaptığınızı düşünün. Bu araştırmada müdürlerin farklı liderlik davranışlarını (Örnek, Otokritik, Katılımcı, Destekleyici vb.) ayrı ayrı değerlendirmeniz gerekecektir. Belki anket öncesi bu tür bir gruplandırma yapmış da olabilirsiniz. Bu durumda dahi yaptığınız gruplandırmanın ne derecede doğru olduğunu Faktör Analizi ile sayısal olarak doğrulamanız yararlı olacaktır. Çünkü sizin katılımcı liderlik davranışı olarak tanımladığınız bir davranış öğretmenler tarafından destekleyici liderlik davranışı olarak yorumlanmış olabilir. Bu durumda bu soru ya anketten çıkartılmalı ya da destekleyici liderlik kategorisinde değerlendirmeye alınmalıdır. Anket öncesi hiçbir kategorizasyon yapılmadığı durumlarda ise Faktör Analizi eşsiz bir araçtır. Soruları sizin için gruplandırır. Bundan sonra size kalan sadece her bir gruba isim vermektir.
Faktör analizi için SPSS’te öncelikle aşağıdaki menüleri kullanın.
ANALYZE » DATA REDUCTION » FACTOR
Karşınıza çıkan Factor Analysis iletişim kutusunda analize tabi tutacağınız maddeleri aradaki oku kullanarak Variables kutucu ğuna gönderin….
admin @ Ocak 17, 2012
Hipotez Testleri nedir?
Posted in: Anket-analiz, Genel | Comments (0)
İ
STATİSTİKSEL KARARIN YAPISI
Örnekleme yoluyla sağlanan bilgiden hareketle yeni bir Eğitim-Öğretim sisteminin eskisine kıyasla bir farklılık gösterip göstermediği; bir oto boyası üretiminde kullanılan kimyasal metotta yapılan bir değişikliğin mamulün kalitesini arttırıp arttırmadığı, yeni geliştirilen bir ilacın hastalığın tedavisinde etkili olup, olmadığı ve benzeri tip konularda karar verilmesi istenebilir.
Bahsi geçen konular olan Eğitim-Öğretim sistemi, yeni kimyasal yöntem ve yeni tip ilacın yeni verilerinin eski verilerine nazaran farklılık göstermesi olağan olabilir. Asıl önemli olan ortaya çıkabilecek farkların, istatistiksel açıdan anlamlı olup, olmadığını araştırılmasının gerekliliğidir. Diğer bir deyişle, bu farkların gerçekten mi yoksa rasgele seçimin sonucu olan örnekleme hatalarından mı meydana geldiğinin incelenerek istatistiksel kararın verilmesi gerekmektedir.
Sözü edilen kararın alınmasında; istatistik hipotezleri olarak adlandırılan hipotez tezleri kullanılmaktadır. Hipotezin ispatlanması ise test edilmesi olacaktır.
İstatistiksel testler, hipotezi; doğruladıklarında hipotez kabul edilecek aksi halde reddedilecektir.
HİPOTEZİN TANIMLANMASI VE KULLANILMASININ SEBEBİ
İstatistiksel hipotezlerin diğer hipotezlerden temel farkı, hipotezin bir frekans bölünmesiyle ilgili olmasıdır. Mesela “Belirli bir markayı taşıyan pillerin ortalama ömrünün 4,5 saat olduğu”nu ileri sürdüğümüzde bir hipotez önermiş oluruz. Bu hipotezin anlamı “normale uyan bir frekans bölünmesinin aritmetik ortalamasının 4,5 saate eş olduğu”dur.
Bir hipotezin ya “doğru” yada “yanlış” olacağı açıktır. Gerçeği öğrenme için akla gelebilecek ilk yol, hipotezle ilgili kitledeki bütün birimlerde değişken değerini öğrenmek yani “tamsayımı” yapmaktır. Ne var ki, daha önce de belirtildiği gibi bu yol çoğu zaman imkansızdır. Bunun yerine kitleden rasgele olarak seçilmiş belli bir örneklemdeki birimler incelenir ve bu örneklemden hareketle hipotezin geçerli olup olmadığı hakkında bir karara varmaya çalışılır.
Örneklem istatistiklerinden yararlanarak bir hipotezin geçerli olup olmadığını ortaya koyma işlemine istatistiksel hipotezlerin testi denir.
Farklı örneklemler farklı sonuçlar ortaya koyabildiğinden istatistiksel testin hipotezi tam ispat etmesi veya etmemesi gibi kesin bir durum söz konusu olamaz. Nitekim belirli bir markayı taşıyan pillerin ortalama ömrüyle ilgili hipotezin geçerliliğini incelemek için piller arasından aynı hacimli iki örneklem seçildiğinde söz gelimi birinci örneklemden 3 saatlik, ikinci örneklemden 4,7 saatlik bir ortalama elde edebiliriz.
Olasılık teorisi eğer hipotez doğruysa kitleden seçilecek örneklemlerden elde edilecek sonuçların genellikle hangi değerler arasında yer alacağını belirlediği için, istatistiksel testin hipotezin ne derece güvenle ret edilip edilmeyeceğini göstermesi mümkün olmaktadır.
Şimdi başka bir örnek ele alalım.
Bir deri fabrikasında üretilen A tipi bir Ayakkabı derisinin dayanıklılığının belirli bir kalitede olması gerekir. Belirli bir kalitede olmaması halinde ham Ayakkabı derisinin dayanıklılığı zayıf olacak hem de Ayakkabı imalatı sırasında çeşitli teknik sorunlar ortaya çıkacaktır.
İmalat sürecinde alınan çeşitli örneklemler üzerinde yapılacak kalite kontrolü sonunda farklı sonuçlar gözlenir. Çünkü dayanıklılık bir rasgele değişkendir ve örneklemden örnekleme değişen değerler alacaktır.
Öte yandan işletmecinin belirli bir parti ayakkabı üretiminde kullanılacak olan deri partinin ortalama dayanıklılığını araştırdığı, bu amaçla ölçümü 6 olan bir örneklemin alındığı ve , deri partisinin ortalama dayanıklılığını göstermek üzere,
olduğunu varsayalım. O halde olacağı varsayımı (hipotezi) kabul edildiğinde, dayanıklılık bu limitler dışında kaldığında hipotez reddedilecektir.
Buradaki karar yargısı u şekilde tanımlanır. N = 6 olan belli bir örnekleme için rasgele değişken seçilir ve bu değişkenin her olası değerine göre hipotez kabul yada reddedilerek karar verilir.
** Burada dikkat edilmesi gereken nokta gerek örneklem ölçümünün gerekse rasgele değişkeninin rasgele seçilmediğidir.
Özet olarak iplik dayanıklılığı ile ilgili karar verebilmek için , x med, x en büyük vb. rasgele değişkenlerden seçilecek olan herhangi birinden elde edilecek değerlere dayanarak deri dayanıklılığının önceden belirlenen ve “kabul bölgesi” olarak adlandırılan limitler arasında olup olmadığı araştırılacaktır. O halde, karar verme işlemi, rasgele değişkene, örneklem ölçüsüne ve kabul bölgesine dağlı kalarak yapılacaktır denilebilir.
HİPOTEZ TESTİNİN KULLANILMASININ SEBEBİ
Hipotez testinin ne amaçla kullanıldığını daha iyi açıklayabilmek için 4 ayrı hipotezi içeren durumları inceleyelim.
Durum 1: A ülkesindeki vatandaşların tüm kaynaklardan ortalama gelirleri 20 Milyon TL’sidir.
Durum 2: B ülkesindeki bir perakende bilgisayar satış mağazasındaki satış elemanlarının aylık ortalama komisyonu 140 Milyon TL’sidir.
Durum 3: C ve D firmaları tarafından seri üretilen otomobil camlarının dayanıklılığı aynıdır.
Durum 4: E ve F firmaları ürettikleri yük asansörlerinin yük taşıma kapasitesi 500 kg.dır.
Verilen bu dört konudaki hipoteze dayanarak, şu ortak özellikleri çıkarabiliriz.
I. A kümesindeki vatandaşların ortalama aylık gelirlerini belirlemek için her bireyle tek tek görüşmek hemen hemen imkansızdır. Aynı şekilde, bilgisayar satış elemanlarının komisyonlarının 140 milyon TL.si olup olmadığını tespit etmede her bir bilgisayar satıcısı ile görüşmek imkansız gibidir. Durum 3 ve 4’te de aynı zorluklar vardır.
II. Verilen hipotezlerin kabul yada ret edileceğinin belirlenmesi gerekir. Bu sebeplerden hareketle; tahminin geçerliliğini test etmek amacıyla her bir hipotez için kitlede örnekleme yaparak istatistiğini hesaplamak, hipotezin kabul yada red edilmesi için kesin karar kuralını temel alma zorunluluğu vardır.
Bir bilimsel hipotezin kurulup test edilmesinde dikkat edilecek başlıca 4 eleman vardır.
a. Sıfır Hipotezi (H0)
b. Test istatistiği
c. Ret etme bölgesi
d. Alternatif Hipotez
Bu dört elemanın tanımlanması belli bir testi oluşturur. Bunlardan biri veya fazlasının değiştirilmesi ile yeni testler elde edilebilir.
HİPOTEZ TESTİYLE İLGİLİ TEMEL KAVRAMLAR
Hipotez testini kavrayabilmek için temel kavramların iyi bilinmesi gerekir.
İstatistik Testi : Örnekleme değerlerini kullanarak, bir hipotezin geçerli olup olmadığını belirlemektir.
İstatistik Hipotez : İstatistik hipotezi kitle parametresinin durumu konusunda ileri sürülen bir ifade olarak tanımlanır.
Sıfır Hipotezi (Ho) : Genel olarak bir hipotezin “doğru yada yanlış” olduğu ispatlanamaz. Ancak rasgele değişkenin değerleri yardımıyla elde edilen bilgiler hipotezi desteklendiğinde HİPOTEZ REDDEDİLEMEZ denir.
Test edilecek hipotez genellikle BASİT HİPOTEZ yada SIFIR HİPOTEZ adını alır. Diğer bir ifadeyle; yeni bir konunun eski bir konuya nazaran üstün olmadığı, gözlemlenen aradaki farkın örneklemden ileri geldiği diğer bir deyişe; rasgele seçiminden oluştuğunun formülünü veren hipotezdir. Sıfır hipotezi H0 ile gösterilir.
Test yapılmasının mantığı daima veriler standart teoriyi çürütünceye kadar standart teorinin doğruluğuna inanmaktadır. Bu mahkemeye çıkarılan bir kişinin suçu ispatlanıncaya kadar sanık olmasıyla büyük benzerlik göstermektedir. Kişinin suçlu olduğunu gösterdikten sonra kişinin suçlu olduğuna karar verilir.
Bilimsel hipotezlerin test edilmesinde de aynı mantıkla hareket edilmektedir. Yeni ortaya atılan iddia yapılan deney ve toplanan veriler tarafından kanıtlanan kadar doğru değildir.
Alternatif Hipotez (HA) : Kitle parametrelerinin genelde aynı kaldığını ve bütün karar problemlerinde standart bir şekilde formüle edildiğini veren sıfır hipotezine karşın, verilecek kararın niteliğine göre farklı karar problemlerinde değişik şekillere göre formüle edilen hipoteze ALTERNATİF HİPOTEZ denir ve HA ile gösterilir.
BİR HİPOTEZ İLE GÜVEN ARALIĞI ARASINDAKİ FARK ŞUDUR:
Hipotez testi ile parametre için önceki değerin ne olduğu bilinir. Örnekleme istatistikleri kullanarak ve olasılık teorisinden faydalanarak test yaptığımızda önceki değerin ve yeni değerin kıyaslanması neticesinde hipotezin ret edilip, edilemeyeceği beklenir.
Güven aralıklarında ise, bir önceki değere sahip olmadan bir kitle parametresi tahminlenmektedir. Her hipotez testi bir çift hipotezi içermektedir. Bu edenle, bir sıfır ve bir alternatif hipotezin formüle edilmesi gerekmektedir. Önceden bilinen ve mevcut durumu veren değerler, sıfır hipotezi şekillendirmekte kullanılır.
** Bir örnekte tanımladığımız H0 ve HA hipotezini oluşturmaya çalışalım.
Türkiye ligi şampiyonu GS ve bu şampiyona meydan okuyan FB arasındaki bir futbol karşılaşmasını düşünelim. Bu durumda istatistikçilerin önerdiği sıfır hipotez (H0) şöyledir :
H0 : En iyi futbol takımı; Türkiye ligi şampiyonu olan takımdır. Bunun sebebi şampiyon takım, birçok futbol karşılaşmasını kazanmıştır. Dolayısıyla iyi bir başarı elde etmiştir.
Alternatif Hipotez (HA) : Meydan okuyan FB futbol takımının daha iyi bir futbol takımı olduğudur ve şekilde kurulur.
Ha : Meydan okuyan futbol takımı, mevcut şampiyona nazaran daha iyi bir takımdır.
Sıfır hipotezi (H0) olağan olan eskiden süre gelen bir tezi, diğer bir deyişle mevcut durumu savunmaktadır. Alternatif hipotez (Ha) ise, sıfır hipotezinin karşıtı olan bir durumu araştırmaktadır. Bu nedenle örnekteki meydan okuyan FB futbol takımının, şampiyonu yenmesi gerekmektedir. Anlaşılacağı gibi, ispatın sorumluluğu meydan okuyan FB futbol takımı maçı kazanır ve şampiyon olur. artık iki takımdan en iyisi şampiyon olan FB takımıdır. Bu durumda, sıfır ve alternatif hipotez şöyle ifade edilir.
H0 : Yeni şampiyon FB takımı en iyi futbol takımıdır.
Ha : Eski şampiyon daha iyi futbol takımıdır.
Bu örnekler üçüncü ve dördüncü maça yayılarak devam eder.
* Hipotez testlerinde hipotezler, örneğimizdeki gibi dikkatli bir şekilde kurulduktan sonra testi sonuçlandıracak olan istatistiği doğru biçimde tayin etmek lazımdır.
* Elde edilecek sonuçlar iki bölgeden birine düşecektir. Birisi kabul bölgesi, diğeri ret bölgesidir.
* Eğer test istatistiği ile bulduğumuz sonuç ret bölgesine düşerse H0 hipotezi ret edilir. Kabul bölgesine düşerse H0 hipotezi ret edilmez.
I. Tip ve II. Tip Hatalar
Bilmediğimiz örneklem parametresinin gerçek değeri karşısında ya; H0 doğrudur yada Ha. Çünkü bu iki hipotez, aynı anda her ikisi birden doğru olmayacak şekilde teşkil edilmiştir. Örnek değerlerine dayanarak H0’ın kabulü veya reddi söz konusu olacaktır. O halde, H0’ın doğruluk veya yanlışlığı bir kriter, H0’ın kabulü veya reddi de ikinci kriter olarak akla gelebilecek 4 durumu şöyle sıralayabiliriz.
(i) H0 hipotezi kitle parametresinin gerçek değeri karşısında doğrudur ve biz örnekleme sonucu H0’ı kabul ederiz. Burada bir hata söz konusu değil.
(ii) H0 hipotezi doğrudur, fakat örnek değerleri karşısında reddedilmiştir, yani aslında doğru olan bir hipotez yanlışlık yapılarak reddedilmiştir. Buna I. Tip hata adını veriyoruz.
(iii) Ho hipotezi yanlıştır ve reddedilmiştir. Burada bir hata söz konusu olmaz.
(iv) H0 hipotezi yanlıştır fakat örnek sonuçlarına göre kabul edilmiştir. Burada yapılan hataya da II. tip hata diyoruz.
Hipotez Testleri
Parametrik Testler
Tek örneklemli t-testi
İki bağımsız örneklemli t-testi
Eşlenik t-testi
Tek yönlü varyans analizi (ANOVA)
Korelasyon
Basit doğrusal Regresyon
Çoklu regresyon
Parametrik Olmayan Testler
Binom testi
Ki-kare uyum iyiliği testi
Ki-kare testi
Wilcoxon-Mann-Whitney testi
Kruskal Wallis testi
Wilcoxon işaretli sıra toplamı testi
Parametrik olmayan korelasyon testi
admin @ Ocak 17, 2012
Regresyon ve Korelasyon nedir?
Posted in: Anket-analiz | Comments (0)
Regresyon ve Korelasyon Analizi
Regresyon analizi, değişkenler arasındaki neden-sonuç ilişkisini bulmamıza imkan veren bir analiz yöntemidir. Örneğin “yemek yeme” ile “kilo alma” arasındaki ilişki regresyon analizi ile ölçülebilir. Korelasyon analizinde ise iki değişkene arasındaki ilişkinin yönü ve şiddeti hesaplanır. Fakat bu ilişki bir neden-sonuç ilişkisi olmak zorunda değildir. Örneğin, horozların sabah ötmeleriyle, güneşin doğması arasında kusursuz doğrusal pozitif korelasyon ilişki vardır. Ancak bu ilişki güneşi horozların doğmasını sağladığını göstermez.
Günlük hayatta da iki değişken arasındaki güçlü ilişkileri sürekli olarak neden-sonuç ilişkisi olarak yorumlamak eğilimi hakimdir. Analistler patronların önüne sayfalar dolusu veriyi yığarlar. Ancak bu basit ayrımın yapılmaması hatalı kararların alınması ve kaynakların boşa harcanmasına yol açar.
Bu bölümde lineer regresyon konusunu ele alacağız. Lineer regresyon, aralık-oran değişkenleri üzerinde gerçekleştirilen bir analiz türüdür.
İkili Regresyon
İkili regresyonda araştırmacı, bağımsız değişken X hakkında sahip olduğu bilgilerden hareketle bağımlı değişken Y’yi tahmin etmeye çalışır. Örneğin eğitim yılı sayısına dayalı olarak katılımcının mesleki prestiji puanlanmaktadır. eğitim yılının,katılımcının mesleki prestij puanının etkileyip etkilemediği ikili regresyonla araştırılırken Eğitim yılı bağımsız (X) , Mesleki prestij puanı ise ,bağımlı (y) değişkeni olarak alınır.
Çoklu Regresyon
Çoklu regresyonda ikili regresyondan farklı olarak bağımlı değişken üzerinde birden fazla bağımsız değişkenin toplu etkisi araştırılır. Burada da ikili regresyonda kullanılan mönülerden yararlanılır. Ancak Independent(s) penceresine birden fazla değişken girişi yapılır. Örneğin; Öğrenme, Ortak Vizyon, Açık Fikirlilik ve Koordinasyon değişkenlerinin Yenilikçi İş Davranışına etkilerini araştırırken çoklu regresyon kullanılmalıdır.Burada Yenilikçi İş Davranışı bağımı diğerleri ise bağımsız değişken olarak alınmalıdır.
Korelasyon
Korelasyon analizi ile iki farklı değişken arasındaki ilişkinin yönü ve şiddeti hakkında bilgi edinebiliriz. Ancak daha önce de belirttiğimiz gibi korelasyon, nedensonuç ilişkisinin göstergesi değildir.
Örneğin; günlük uyku süresi ile TV izleme süresi arasındaki ilişki korelasyon ile tahmin edilebilir. SPSS te korelasyon analizi için ;
ANALYZE » CORRELATE » BIVARIATE menüsünden yararlanılmalıdır.
admin @ Ocak 17, 2012
Günelilirlik nedir?
Posted in: Anket-analiz | Comments (0)
Güvenilirlik Analizi
Güvenilirlik değeri bir ölçme aracının tekrarlanan ölçümlerde aynı sonucu verme derecesinin göstergesidir. Biraz karışık mı? Aslında değil. Şimdi evinizde bir tartı aleti olduğunu düşünün. Üzerine ilk çıktığınızda sizi 75 Kg göstersin. Şimdi 30 saniye aralıklarla aynı işlemi tekrarlayın. Tartının her defasında sizi 75 Kg göstermesini beklersiniz. Eğer tartı her defasında farklı bir ağırlık gösterirse (2 nci Ölçüm: 85kg, 3 ncü Ölçüm: 60 kg, 4 ncü Ölçüm: 70 kg) ne yaparsınız? Evet tartıyı çöpe atmak ya da kalibre etmek zorundasınız. Aksi takdirde tartı bu haliyle işlevsizdir.
Aynı durum sosyal olguları ölçmek için kullanılan anketler için de söz konusudur. Anketin aynı düşüncede olan kişilerin görüşlerini tartı gibi eşit göstermesi beklenir. Bunun için soruların ifade ediliş şekli çok önemlidir. Farklı kişiler tarafından farklı şekillerde yorumlanabilecek ifadeler ölçüm sonuçlarının güvenilirliğini düşürür. Bu yüzden öncelikle soruları herkes tarafından aynı anlam yüklenecek şekilde tasarlamalısınız. Bu da soruların kısa ve öz ifadeler içermesini gerekli kılar. Sorular insanların kafasını karıştırmamalıdır. Örneğin;
Madde: Mustafa Özer akıllı ve çalışkan bir öğretmendir.
( ) Kesinlikle Katılıyorum ( ) Katılıyorum ( ) Karasızım ( ) Katılmıyorum ( ) Kesinlikle Katılmıyorum
İfadesine cevap verecek insanları düşünün. Burada Mustafa Özer’in akıllı fakat çalışkan olmadığını düşünenler hangi seçeneği işaretleyecekler. Ya da az çalışkan, orta derecede akıllı olduğunu düşünenler? Tartışmalı değil mi. Burada soruya verilen cevaplar Mustafa Özer’e ait düşüncenin ötesinde sorunun ifade ediliş şeklinden kaynaklanan yorumlara göre farklılaşacaktır. Bu problemi bu soruyu ikiye bölerek çözebiliriz.
Ancak durum her zaman bu denli açık değildir. Örneğin;
Soru: Düzenli olarak spor yapar mısınız?
( ) Evet ( ) Hayır
Çok basit ve güvenilir gözüküyor değil mi? Aslında değil. Çünkü ayda 1 gün (30 gün arayla) spor yapan bir kişi bu soruya evet cevabı verirken, genelde her gün spor yapan fakat zaman zaman programını aksatan bir kişi aynı soruya hayır cevabı verebilir. Diğer bir ifade ile kişilerin bu soruya verdikleri cevapları spor yayıp yapmamalarının yanında “düzenli” kavramına ilişkin yorumları etkileyecektir.
Anket sorularını her ne kadar dikkatli hazırlarsanız hazırlayın bu gibi durumları gözden kaçırmanız mümkündür. Ayrıca yabancı bir dilden çevrilmiş bir anket kullanıyorsanız yine aynı durum söz konusu olacaktır. Belli bir kültürde herkes için aynı anlam ifade eden olgular, diğer bir kültürde farklı şekilde yorumlanabilir.
İşte bu yüzden anket araştırması tamamlandıktan sonra elde ettiğimiz verileri güvenilirlik analizine tabi tutuyoruz. Güvenilirlik analizi sonuçları bize bu tür yorum hatasına neden olan soruları gösteriyor. Bundan sonra yapılması gereken farklı alternatifler söz konusu… Eğer güvenirlilik analizini bir ön testten elde ettiğiniz verilere dayalı olarak yaptıysanız soruları tekrar ve daha güvenilir şekilde ifade ederek uygulamayı revize edilmiş sorularla yapabilirsiniz. Ancak araştırmanız tamamlandıysa güvenirliliği düşük soruları anketten çıkartarak, değerlendirmeyi kalan sorularla yapmaktan başka çareniz yok.
SPSS’te Güvenilirlik analizi için öncelikle aşağıdaki menüleri kullanın.
ANALYZE » SCALE » RELIABILITY ANALYSIS
Karşınıza çıkan Reliability Analysis iletişim kutusunda güveni-lirlik analizine tabi tutacağınız maddeleri aradaki oku kullanarak Items kutucuğuna gönderin (eğer güvenilirlik analizini faktör bazında yapıyorsanız ilgili faktörde yer alan maddeler, ölçek bazında yapıyorsanız tüm maddeler).
admin @ Ocak 17, 2012
Ölçek Nedir?
Posted in: Anket-analiz | Comments (0)
Kullanılacak Ölçek Türünün Belirlenmesi
SPSS ile yapılacak analiz öncesinde, kullanacak verilerin türünü belirlenmesi ve analiz yöntemlerini bu veri türüne uygun olarak seçilmesi büyük önem taşır.
SPSS programında, Scale (Ölçek), Nominal (Sınıflama) ve Ordinal (Sıralama) olmak üzere üç farklı ölçek türü bulunmak¬tadır. Literatürde yer alan Interval (Aralık) ve Ratio (Oran) ölçekleri SPSS programında Scale ölçeği altında toplanmıştır. Şim¬di kısaca bu ölçek türlerini inceleyelim.
Oran (Ratio) Ölçeği: Aylık gelir, ağırlık, uzunluk, hız gibi değiş¬kenleri ölçmek için kullanılır. Bu ölçekte başlangıç “0″ noktası¬dır.
Aralık (Interval) Ölçeği: Sıcaklık, başarı, performans gibi nicel değişkenleri ölçmek için kullanılır. Aralık ölçeğinin oran ölçe¬ğinden temel farkı bir başlangıç noktasının bulunmamasıdır. Diğer bir ifade ile “0″ değeri aralık ölçeğinde yokluk ifade etmez. Örneğin termometrede görülen “0 oC” belirli bir anlam taşır. Oysa oran ölçeğinde yer alan “0 Kg” bir yokluk ifadesidir.
SPSS programında yapılan analizlerde iki ölçek türü arasındaki söz konusu farklılık sonuca etki etmediğinden bu ölçekler, “Scale” olarak tanımlanmıştır.
Sınıflama Ölçeği (Nominal): Sınıflama ölçeğinde değişkenlerin aldığı değerler sayısal bir büyüklük ifade etmezler. Bu değerler değişkenlere ait bazı özellikleri tanımlarlar. Örneğin Cinsiyet değişkeni için “1″ değeri “Kadın’ları, “2″ değeri “Erkek’leri temsil edebilir. Bu çerçevede Medeni Durum, Meslek, Doğum Yeri gibi değişkenlere ait ölçümler için sınıflama ölçeğinin kulla¬nımı uygun olacaktır.
Sıralama Ölçeği (Ordinal): Sınıflama ölçeğinde değişkenlerin aldığı değerler önem derecesi ya da üstünlükleri baz alınarak sıralanır. Katılım Düzeyi (Kesinlikle Katılıyorum, Katılıyorum, Ka¬rasızım, Katılmıyorum, Kesinlikle Katılmıyorum), Sıklık Düzeyi (Hiç, Nadiren, Genellikle, Her Zaman) Öğrenim Durumu (İlköğretim, Lise, Lisans, Yüksek Lisans), Yönetim Kademesi (Alt, Orta, Üst) vb. de¬ğişkenler için Sıralama (Ordinal) Ölçeğinin kullanımı uygun olacaktır.
SPSS programında ;Ölçek türünü “Variable View” sekmesinin “Measure” sütunua girebilirsiniz.
admin @ Ocak 17, 2012
Anket nasıl hazırlanır?
Posted in: Anket-analiz | Comments (0)
Anket hazırlamak ilk bakışta çok kolay gibi görünsede aslında istediğiniz sonuçları almaya yönelik çok önemli taktik soruları gerektirir.eğer anketinizi tez için hazırlamayı düşünüyorsanız kesinlikle daha önceden kullanılmış ve güvenilirlik geçerlilik testleri yapılmış literatürde geçen anketleri kullanmanızı öneririm.Anketi hazırlarken beraberinde eş zamalı olarak analizinide düşünmelisiniz.analizde sıkınrı yaratacak sizin savunduğunuz konuları ters yüz edecek sorulardan kaçınınız.
Anket kime uygulanacak?
İlgilendiğiniz verileri ne tip insanlar size sağlayabilirler? Tek bir sınıfa ya da organizasyona mı aitler yoksa çeşitli sınıflardan ve seviyelerden mi geliyorlar? Bir organizasyonda mı çalışıyorlar yoksa sadece organizasyonun hizmet ya da ürünlerini mi tüketiyorlar?
Anket nasıl uygulanacak?
Anket uygulamanın çeşitli yolları vardır. Bunlardan en yaygın olanları yüz yüze görüşmeler, telefon anketleri ve posta anketleridir.
Bunlar içerisinden istediğiniz verileri en verimli şekilde sağlayacak metodun seçilmesi önemlidir.
Yüz yüze görüşme yöntemi kullanılarak çok detaylı veriler elde edilebilir. Ancak bu yöntem özel bir eğitim gerekir; bu da ekstra zaman ve maliyet demektir. Ayrıca ayrıntılı verilerin analiz ve yorumu güç olacaktır.
Görüşmeler nispeten az sayıda kişiden oluşan gruplarda detaylı bilgi toplamak istediğinizde faydalıdırlar. Yazılı anketlere göre, meselelerin ve tercihlerin daha geniş kapsamda keşfedilmelerinde kullanılabilirler. Yazılı anketler ise daha az detaylı veri sağlamalarına rağmen, kısa zamanda büyük miktarlarda veri toplanmak için uygundurlar.
Hangi kaynaklara ihtiyaç olacak?
Anket için gerekli personel ve diğer kaynakları belirleyin. Yapılacak anketin tipine bağlı olarak, kaynaklar arasında proje müdürü, eğitimli mülakatçılar, istatistikçiler, baskı maliyetleri, posta/telefon giderleri, verilerin girilmesi ve işlenmesi gösterilebilir.
Hangi anket maddeleri kullanılacak?
Veri ihtiyacına dayanarak, elinizdeki mevcut anketlerden birini kullanıp kullanmayacağınıza, düzeltip düzeltmeyeceğinize ya da tamamen yeni bir anket oluşturup oluşturmayacağınıza karar verin. (Anket maddelerini oluşturmasına daha sonra değineceğiz.)
Anket bilgilerinin analizi nasıl yapılacak ve nasıl raporlanacak?
Anket sonuçlarını özetlerken, yorumlarken ve raporlarken hangi metotları kullanacağınıza karar verin. Veriler çetele tablosu, yüzde ya da ortalama gibi basit metotlar kullanılarak özetlenebilir. Anket verilerine dayalı alınacak kararlara bağlı olarak daha karmaşık analitik metotların kullanımı da gerekli olabilir. Bu karmaşık metotlar, yönetici ve çalışanlar gibi iki farklı gruba ait sonuçların karşılaştırılmasını içeren varyans analizleri ya da iş tatmini ve iş bırakma eğilimleri gibi iki ayrı değişken arasındaki ilişkinin incelenmesini içeren regrasyon analizleri olabilir.
Anket bilgilerini nasıl sunacağınıza karar verin. Bunun için izleyenlerin ilgi ve tercihlerini göz önüne alın. Basit grafikleri mi, istatistik tablolarını mı yoksa yazılı özetleri mi tercih ediyorlar? Şirket politikasını değiştirmeyi düşünen yöneticilere yapılan sunuş şekli ile dışardan gelen müşterilere yapılan sunuş şekli farklı olabilir. Eğer sonuçları farklı gruplara sunmak zorundaysanız, detay seviyesini ve verilerin sunumunu değişik ilgi seviyelerine göre yeniden biçimlendirmeniz gerekebilir.
Ankete kaç kişinin cevap vermesi gerekiyor?
Kaynakların kısıtlı olması nedeniyle ilgilendiğiniz grubun tümüne anket uygulamak mümkün olmayabilir. Örneğin bir üniversitede yapılan
araştırmada tüm öğretim üyelerine anket formu göndermek oldukça maliyetli olacaktır.
Büyük bir grubu temsil edecek nitelikteki veriyi sağlayacak daha küçük ir grubun büyüklüğünü bulmak için kullanılan yönteme örnekleme denir. Cevaplayıcı miktarını belirlerken örnekleme konusunda bilgi sahibi birisinin yardımını alın. Uygun olmayan örnekler, yanıltıcı sonuçlar çıkmasına, hatalı yorumlamalara ve verimsiz faaliyetlere sebep olurlar.
Anket yöntemini kullanırken izlenecek basmaklar nelerdir?
Eğer yukarıda verilen soruları cevapladıysanız ve bir anket yapmanın faydalı olacağını düşünüyorsanız, size şu basamaklar yardımcı olacaktır. Bunlar; anket maddelerini hazırlamak, cevap formatına karar vermek, maddeleri gözden geçirmek, anketin giriş paragrafını ve talimatlarını oluşturmak, anketi test etmek, örnekleme yapmak, anket sonuçlarını özetlemek ve sonuçları sunmak/yayınlamak şeklinde özetlenebilir. Bu basamaklar tamamıyla yeni bir anket hazırlarken ya da hazır olan bir anketi değiştirirken kullanılabilir.
Anket Maddelerinin Oluşturulması
İlgilenilen her bir konu için anket soruları yazın ve aklınıza gelen her şeyi ama her şeyi not edin. Başlangıçta daha fazla madde olması daha az madde olmasından iyidir. Mükemmel soru hazırlamaya odaklanmayın. İlk başta, tüm konulara değinmek süslü cümlelerle anlatım yapmaktan daha önemlidir. Anket maddelerini oluşturmak için, beyin fırtınası, ağaç diyagramları ve diğer fikir üreten metotlar yararlı olacaktır.
Bir anket maddesinin taşıması gereken özellikleri sıralayacak olursak;
* açıkça yazılmış
İfadeler net olmalı ve kolay anlaşılabilmelidir. Anketi cevaplayan insanların alışık olmadıkları teknik terim, kısaltma ve jargonları kullanmaktan kaçının.
* kısa
Konuya mümkün olduğunca çabuk gelin. Anketin maddelerini yanıtlayan kişinin dikkati dağılmaması
ve ankete konsantre olabilmesi için konu dışı kelimeleri ve fikirleri ortadan kaldırın.
* belirli
Her seferinde bir fikir üzerinde odaklanın. Her madde bir tek davranış, tavır, fikir, olay ya da konu ile ilgili olmalıdır. Bunun için “ve”, “ya da” gibi bağlaçları kullanmayın
*açık
İnsanları ne sorulduğunu tahmin etmeye zorlamayın. İfadenizin herkes tarafından aynı şekilde anlaşıldığından emin olun. Eğer gerekliyse ek açıklamalar yapın.
Cevap Formatımn Seçimi
Soru maddelerinin yanı sıra kullanılacak cevap metotlarını da belirlemelisiniz. Anketler genelde insanların bir ifadeye ne kadar katıldıklarını, bir şeyin ne kadar önemli olduğunu yada bir şeyin ne sıklıkla yapıldığını öğrenmeye yöneliktir. Aşağıda bu amaçları karşılamak için kullanılabilecek bazı cevap formatları verilmiştir.
Derecelendirme ölçekleri
Anketlerde genelde ürün ya da hizmetlerin belirli bir ölçeğe göre derecelendirilmeleri istenir. Bazı anketlerde ise insanlara verilen ifadelere ne kadar katıldıkları ya da katılmadıkları sorulur. Derecelendirme ölçeklerine ait birkaç örnek aşağıda verilmiştir:
S1. Amirim çalışanların önemli kararlara katılmalarını teşvik eder.
A KESİNLİKLE KATILMIYORUM
B KATILMIYORUM C KARARSIZIM D KATILIYORUM E KESİNLİKLE KATILIYORUM
S2.Aldığınız hizmetten ne kadar tatmin oldunuz?
A HİÇ TATMİN OLMADIM B TATMİN OLMADIM C KARARSIZIM D TATMİN OLDUM E ÇOK TATMİN OLDUM
S3.Lütfen size sağlanan hizmetin kalitesini değerlendirin.
A ÇOK KÖTÜ
B KÖTÜ
C ORTA
D İYİ
E ÇOK İYİ
Derecelendirme ölçeklerini hazırlarken uç noktaların zıt anlamda olduklarından emin olun. Eğer bu yapılmazsa, anketten alınan yanıtların taraflı olma riski ortaya çıkar. Örneğin aşağıdaki
derecelendirme ölçekleri sizin hoşunuza gidecek cevaplar sağlayabilir ama ihtiyacınız olan bilgiyi vermez.
A GENELDE TATMİNKAR B TAMAMIYLA TATMİNKAR C SON DERECE TATMİNKAR D MÜKEMMEL
Bazı derecelendirme seçenekleri ise siz farkında olmadan çok hatalı sonuçlar verebilir. Örneğin aşağıdaki seçeneklerin kullanılmasının yaratacağı mahsuru siz bulun.
A KESİNLİKLE KATILMIYORUM B KISMEN KATILMIYORUM C KARARSIZIM D KISMEN KATILIYORUM E KESİNLİKLE KATILIYORUM
Maddeleri sıralamak
Diğer bir genel cevap formatı, kişilere bir seçenek listesindeki maddeleri farklı kriterlere (örnek: önem derecesi) göre sıralamalarını istemektir. Bu veriler, seçeneklerde yer alan hususların öncelik sırası belirlemenize yardımcı olacaktır. Örneğin bir lokantanın müşterileri ücreti, yemeğin kalitesinden ve mönünün çeşitliliğinden daha yüksek derecelendiriliyorlarsa, yönetimin maliyet konusunu öncelikli olarak ele alması gerektiği söylenebilir.
Lütfen aşağıdaki 5 iyileştirme amaçlarını önem sırasına göre “1″ en önemliyi, “5″ en önemsizi temsil edecek şekilde sıralayınız.
ÇABUK BAŞARI ELDE ETMEK
ÜRETİMİN MİKTARINI ARTTIRMAK
FİYATLARI DÜŞÜRMEK
BİRİKEN İŞ SAYISINI AZALTMAK
HATA MİKTARINI DÜŞÜRMEK
Tercihleri belirlemek
Bu cevap formatı, ifade ya da tercihlerden oluşan bir liste şeklindedir. Cevaplayıcılardan onlar için uygun olan tercihlerin hepsini yuvarlak içine alarak işaretlemeleri istenir. Ankete katılanlar tercihleri arasında bir derecelendirme yapmadıklarından bu tür soruların cevaplandırılması, sıralama sorularından daha kolaydır.
Sürecin performans analizini yaparken yararlandığınız istatistik yöntemleri yanındaki harfi işaretleyerek belirtin.
A PARETO DİYAGRAMLARI
B HİSTOGRAMLAR
C DAĞILMA DİYAGRAMLARI
D GİDİŞAT ŞEMALARI E KONTROL KARTLARI
Yorumlar ve açık uçlu sorular
Dördüncü soru/cevap şekli genel nitelikli sorulara ve ankete katılanların ek yorumlar yapmalarına müsaade eder. Bu sorularda genellikle cevaplayıcılara, kendileri için önemli olanları ve istediklerini kendi cümleleriyle yazabilmeleri için boş bir alan bırakılır. Örnekler aşağıda sıralanmıştır.
- Kendimizi nasıl geliştirebileceğimiz konusunda önerileriniz var mı?
- Bizim sağlayamadığımız ve ihtiyacınız duyduğunuz ürün ya da hizmetler neler?
- Bilmemizi istediğiniz ek bir husus var mı?
Bu bilgiler hiç dokunulmamış konuları ortaya çıkarmak, belirli bir konuda fikir edinmek ya da seçenekleri belirlemek için çok yararlıdır. Bu yöntemin kötü tarafı ise sorulara verilen cevapları yorumlamanın çok zor olmasıdır.
Demografik sorular
Demografik sorular genelde katılımcıları sınıf, yaş ya da eğitim seviyesi gibi kriterlere dayalı olarak daha küçük ve özellikli gruplara ayırmak için kullanılır. Eğer anketin amaçlarından birisi iki farklı grubun verdiği yanıtlar arasındaki önemli
farklılıkları belirlemek ise bu ayrıştırma önemlidir.
Demografik sorular, insanlara kendilerini tanımlamaları için, örneğin isimlerini ya da vergi numaralarını isteyen sorulardan oluşabilir. Ancak demografik soruların cevaplayıcıların kimliğini ortaya çıkartacak olması onların kendilerini rahatsız hissetmelerine ve dürüst cevap vermemelerine yol açabilir. Olası endişeleri azaltmak için, anket cevaplarının nasıl kullanılacağını anlatan bir açıklama ve cevapların gizliliğini içeren bir taahhüt yararlı olabilir.
Demografik sorulara ait örnekler aşağıda verilmiştir.
Ait olduğunuz yaş kategorisini işaretleyiniz.
A. 20′NİN ALTINDA B. 20-29 C. 30-39 D. 40-49 E. 50-59
F. 59′UN ÜSTÜ
Eğitim durumunuz
A.CAHİL B. İLK OKUL C.ORTA OKUL LİSE
D. ÜNİVERSİTE E.YÜKSEK LİSANS F. DOKTORA
Medeni haliniz
A. BEKAR (HİÇ EVLENMEMİŞ) B. EVLİ C. BOŞANMIŞ/ AYRI D. DUL
Maddelerin Gözden Geçirilmesi
Taslak soru maddelerini ve cevap formatlarını hazırladıktan sonra, aşağıdaki özelliklere uyup uymadıklarını inceleyin.
* anketin amacına uygun
Amacın dışına çıkan maddeler gerekli bilgiyi sağlamayacaktır. Ankette yer alan her bir soru için özel bir nedeniniz olduğundan emin olun. Her zaman anketin amacına ve bu amacı destekleyecek bilgi çeşidine odaklanın. Maddeler ile anketin amacını karşılaştırarak, maddelerin daha önce belirlenen konularla ilgili olmasını sağlayın.
* anket yapılan bireyler için uygun
Ankete insanların bilmedikleri, cevap veremeyecekleri maddeleri eklemeyin. Örneğin bir mağazanın müşterileri, mağazanın yerleşimi ve hizmetleri ile ilgili sorulara cevap verebilirler ama mağazanın yangına karşı alınan tedbirlere uyup uymadığı hakkındaki soruları cevaplayamazlar.
* uygun sonuçlar sağlayabilecek yetenekte
Elde edilen verilerin nasıl özetleneceğini belirleyin. Sonuçların özeti, ankete katılanların ihtiyaç duyduğu nitelikteki bilgiyi sağlamalıdır. Sonuçlar basit grafik barlar ile mi sunulacak yoksa gelişmiş analizlere mi tabi tutulacak? Anketi kullananların bilgi gereksinimlerini karşılamak için ne kadar detay yeterli olacak? Örneğin anketi kullananlar genel bir bilgi istiyorlarsa, ondalıklı sayıları kullanmaya gerek olmayabilir. Diğer yandan, eğer kullanıcılar kalite özellikleri arasındaki farkların ayrımını kesin olarak bilmek isterlerse, onlara sadece yorumlardan oluşan bir liste vermek yeterli olmayacaktır.
Uygunsuz ve fazla maddeleri çıkarın ve kapalı ifadeleri anlaşılır bir dille yazın. Maddelerin aşağıdakiler gibi olmamalarına dikkat edin.
* belirsiz
Yanlış yorumlanabilecek kelime ve ifadelerden kaçının.
1- Heyecanlı turlardan zevk alıyor musunuz?
2- Düzenli çalışma alışkanlığınız var mı?
* çakışan
Birbiri ile çakışan cevap seçeneklerini vermekten kaçının. Çakışan seçenekler bilgilerin yorumlanmasını zorlaştırır ve anketi yanıtlayan için kavram karmaşasına yol açabilir
Haftada kaç saat spor yapıyorsunuz?
1- HİÇ
2- HAFTADA BİR SAATTEN AZ
3- HAFTADA 1-2 SAAT
4- HAFTADA 2-3 SAAT
5- HAFTADA 3-4 SAAT
6- HAFTADA 4 SAATTEN FAZLA S Yönlendiren
İnsanları, arzuladığınız cevaplara yönlendirecek ipuçları vermekten kaçının.
Periyodik bakım hizmetleri için çok fazla para ödemek zorunda bırakıldığınızı düşünüyor musunuz?
* Çift taraflı olan
Aynı madde içerisinde iki ayrı konu olmamasına dikkat edin.
Memur beni dikkatlice dinledi ve ricamı yerine getirmesi kısa bir zaman aldı.
* Lüzumsuz
Aynı soruyu tekrar tekrar sormaktan kaçının. Birbirinin tekrarı olan maddeleri anketten çıkarın. Daha sonra geriye kalan maddelerin anlamlarının açık olup olmadığını inceleyin ve istenen bilgileri toplamak için yeterliliklerini kontrol edin. Maddeleri kendi incelemenize ek olarak test edin.
Anketin Girişi ve Talimatları
Anketler genelde, anketin amacını ve verilerin nasıl kullanılacağını anlatan kısa bir giriş paragrafı ile başlar. Bazen bu bilgiler ankete iliştirilmiş bir kapak mektubunda verilir. Giriş paragrafını, anketin nasıl doldurulacağını anlatan kısa kurallar takip eder.
Bu bölüme cevap kutucuklarının nasıl işaretleneceğini ya da cevap kağıdının nasıl doldurulacağını gösteren örnekler dahil edilebilir. Özellikle ankette demografik maddeler mevcutsa, insanlara güven vermek için, verecekleri yanıtların gizli kalacağına dair bir ifade bu bölümde yer almalıdır. Son olarak insanların doldurdukları anketleri nasıl, ne zaman ve nereye göndereceklerini anlatan kurallar eklemeyi unutmayın.
Anketin Test Edilmesi
Taslak bir anket hazırladıktan sonra, anketi geliştirmek ve muhtemel hataları belirlemek için test edebilirsiniz. Test, anket geniş kitlelere dağıtmadan önce, güvenilirlik ve geçerliliğinden emin olmak için yapılır. Test genelde büyük grubu temsil eden daha küçük bir gruba uygulanır. Eğer test yapmayı planlıyorsanız aşağıdaki maddeler size yardımcı olacaktır.
Süreci açıklayın
Teste katılacak grubu bir araya toplayın. Katılımcılardan, anketi aldıkları zaman değerlendirmelerini, anlamı açık olmayan soruları, eksik başlıkları ve geliştirilmesi gereken noktaları belirlemelerini isteyin.
Yorumları yazılı olarak alın
Katılımcılardan ankette ile ilgili yorumlarını not almalarını isteyin. Bazı bireylerin grup içerisinde
rahatça tenkitte bulunamayabileceklerini unutmayın. Toplantının sonunda doldurulan anketleri toplayın ve her bir yorumu inceleyin.
Zaman ihtiyaçlarını hesaplayın
İnsanların anketi ne kadar zamanda tamamladıklarını ölçün. Bu bilgiyi anketin çok mu uzun olduğuna ya da uzatılıp uzatılmayacağına karar vermek için kullanın. Doldurması 15 dakikadan fazla süren bir anket muhtemelen çok uzundur.
Bir grup tartışması yapın
Herkes anketi tamamladıktan sonra, gruptan geri bildirim almak için, anketin her bölümünü grupla beraber inceleyin. Test için yapılan oturumdan sonra bilgileri kaydedin ve bu bilgiler üzerinde çalışın. İlk başta bir şey ifade etmeyen bazı yorumlar, biraz daha inceledikten sonra, çok faydalı olabilirler. Önemli konuların anket dışında bırakılıp bırakılmadığını sorgulayın. Ayrıca başka demografik sorular eklemeye ihtiyaç olup olmadığını araştırın.
Anketi düzeltmek için testten elde edilen bilgileri kullanın. Anlam açıklığını arttırmak için maddeleri yeniden yazmak, istenen bilgileri vermeyen maddeleri çıkarmak ya da önemli konularda daha doğru bilgi sağlamak için yeni maddeler eklemek gerekebilir.
Elinizde anketin son halini hazırlanması ve örneklemin belirlenmesi tamamlandıktan sonra anketi uygulamanın zamanı gelmiştir.
Anketin Uygulanması
Yazılı metotları uygulamanın, posta ve kişisel görüşme olmak üzere iki genel yolu vardır. Burada birini ya da diğerini kullanırken göz önünde bulundurmanız gereken noktalar aşağıda özetlenmiştir.
Posta anketleri
Posta anketlerinin en yaygın uygulama şekli cevaplayıcılara soru formunun yanında, dönüş adresi yazılı ve pul yapıştırılmış bir zarf göndermektir. Eğer binlerce anket postalanacaksa, postalama masrafları için yeterli bütçeyi ayırmalısınız. Anket sürecini planlarken anketin gideceği adrese varması, katılan kişinin anketi doldurması ve anketin geri gönderilmesi için gerekli zamanı göz önüne alın. Uzak adreslere postalanan anketlerin (ör; denizaşırı) geri dönmesi 6-12 hafta arası sürebilir. Yerel anketlerin geri gelmesi için bu süre 2-3 hafta arasında değişebilir.
Bireysel anketler
Kişisel görüşme farklı yollardan yapılabilir. Yollardan bir tanesi ankete katılan kişiye ürünü ya da hizmeti aldığı yerde anketi doldurmasını istemektir. Bu durumlarda sadece çok kısa anketleri uygulamak pratik olacaktır. Anketi uygulayan kişi genelde anket tamamlanana kadar müşterinin yanında durur ve anketi tamamlayan kişiye küçük bir teşekkür hediyesi verebilir. İkinci bir yol ankete katılacak kişilere, anketi doldurmaları için belirli bir yere gelmelerini istemektir. Üçüncü yol ise ankete katılacak kişileri iş yerlerinde ya da evlerinde ziyaret edip, müşteri tatmini anketini doldurmalarını istemektir.
admin @ Ocak 17, 2012
Kan Grubu ve IQ İlişkisi nedir?
Posted in: Akademik haberler, Genel | Comments (0)
Araştırmalar A grubunda kanser, 0 grubunda ülser, B ve AB gruplarında daha çok ishal görüldüğünü ortaya koyuyor.
Bazı Japon şirketler kan grubuna bakarak eleman seçerken, araştırmalar 0 grubu kana sahip kişilerin diğer gruplara oranla daha çekimser olduğunugösteriyor
Yapılan araştırmalar kan gruplarının, kişinin karakterini ve hastalık risklerini belirleyen önemli bir faktör olduğunu gösteriyor.
Bilinen 8 kan grubu olduğunu ifade eden Memorial Şişli Hastanesi Klinik Laboratuvarlar Koordinatörü Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Kenan Keskin, kan gruplarının yüzde 40’a yakınının A, yüzde 30’a yakınının da B grubu olduğunu söylüyor.
Keskin “Rh (-) kan grupları yüzde 1213 civarında. Bunlar arasında A Rh (-) kan grubuna sahip olmaoranıyüzde 5, AB Rh (-) kan grubu ise yüzde 1. 0 grubu Rh (-) kan grubuna sahip kişilerin nüfusa oranı ise yüzde 3 4” diyor.
0 Grubu Çekimser
A ve B, karakter olarak baskın kan grupları olarak bilinirken 0 grubunun çekimser olduğu belirtiliyor. Negatif (-) kan gruplarının oranının daha az olmasının nedeninin, Rh faktörünün baskın bir karakter olmasından kaynaklandığına dikkat çeken Keskin, “Bireyde aynı özelliği kodlayan iki genden biri negatif diğeri pozitif ise, çocuk pozitif kan grubu ile doğuyor. Ancak anne babanın ikisi de negatifse o zaman çocuk da negatif oluyor” diyor.
İşe Alınma Kriteri
Yüksek rütbeli askerlerin kan grupları ile kişilik ilişkileri arasında yapılan bir araştırmanın ilginç sonuçları bulunuyor.
Yapılan araştırma, askerlerin kişilik yapılarına dair önemli belirtiler içeriyor. Buna göre kan grubu 0 olan askerlerin performanslarının düşük ve çekimser olduğu ortaya çıkıyor. Bu kan grubuna sahip kişiler, kendilerinden beklenileni (A grubundakiler kadar) karşılayamıyor.
Araştırma, aktif ve kritik görevde olan askerlerin A grubu olduğunu, bu kişilerin girişken, kendilerinden bekleneni veren, harekât planlaması ile hızlı ve doğru karar verme özelliklerine sahip olduğunu gösteriyor.
Doç. Dr. Kenan Keskin, “Japonya’da şirketler, personel alımı dönemlerinde (özellikle reklam ve tanıtım çalışmalarında görev alacak kişileri seçerken) bu alanda yapılmış olan araştırmaların sonuçlarına bakarak karar veriyor” diyor.
Bu kararda, A grubu kana sahip kişilerin daha aktif görevlerde bulunabilecekleri, 0 grubuna sahip olanların ise daha pasif olduklarına ilişkin çalışma sonuçları etkili oluyor.
A Grubunun IQ’su Daha Yüksek
Kan grupları ile ilgili yapılan araştırmada; A grubunun alt grubu olan A 2’de IQ’nun daha yüksek olduğu, genele bakıldığında da A grubu kana sahip kişilerin IQ’ları içinde aynı şeyin olduğu sonucuna varılıyor.
Bunun, A grubu olan herkesin zekâ seviyesinin 0 grubundan yüksek olduğu anlamına gelmediğine dikkat çeken Keskin, bu sonucun yapılan araştırmada istatistiksel olarak ortaya çıktığını bu nedenle genellenemeyeceğini belirtiyor.
İngiltere’de yapılan bir araştırmada da, kan gruplarının sosyo -ekonomik açıdan nasıl bir dağılım gösterdikleri araştırılıyor ve A grubunun sosyo ekonomik seviyesinin daha yüksek olduğu görülüyor.
Bu sonuç IQ’su yüksek ve aktif insanların çok daha başarılı olduklarını ve daha iyi yerlere geldiklerini gösteriyor. İngiltere’de bu konuda “A grubu lobisi” yapanlar bulunuyor.
kaynak:www.haber7.com
admin @ Ocak 17, 2012
Aristokrasi Nedir?
Posted in: Akademik Terimler | Comments (0)
ARİSTOKRASİ i. (yun. aristokratla; arıs-tos, mükemmel ve kratos, iktidar’dan fr. aris-tocratie). İktidarın imtiyazlı ve genellikle soya bağlı bir toplum sınıfının elinde bulunduğu siyasî hükümet şekli: Venedik cumhuriyeti bir aristokrasiydi. Teşm. yol. Soylular, imtiyazlılar sınıfı: Bir nevi kabiliyet aristokrasisi yaratmağa kalkmak doğru olmaz (H. Ziya ülken). |Mec. Herhangi bir, alanda önceliği olan az sayıda insan: Edebiyat, sanayi, ticaret aristokrasisi.
— Toplum, derebeylik, şövalyelik, oligarşi, sınıf, kbst / demokrasi, burjuvazi.
— ANSİKL. Aristokrasi, etimolojik olarak «en iyilerin idaresi» demektir. Eski Yunan’da bu kavram aristokrasi kelimesiyle tam olarak açıklanıyordu, fakat bu hükümet şekli Yunanistan’da doğmadığı gibi, oraya has da değildir: bütün toplumların gelişmesinde monarşi yerini oligarşiye bıraktığı veya oligarşinin baskısı altına girdiği zaman aristokrasi ortaya çıkar. Yunanlılarda önceleri «doğuştan soyluluk» söz konusuydu, yani askerlikten toprak sahipliğine geçen «genoi» sınıfının soyluluğu. Unvanları arasında eupatridaı (ıyı doğmuşlar) ve hıppeıs (süvariler) vardı. Fakat aristokrasi, medeniyet ile birlikte gelişti ve çok geçmeden gücünü toprak zenginliğinden çok paradan almağa başladı. Eski ailelerin karşı koymasına rağmen aristokrasi, plutokrasi haline geldi. Sonunda bu deyim bir soydan çok bir partiyi belirtmek için kullanılır oldu: eski aristokrasinin yönettiği demokratik bir partinin karşısında yer alan oligarklar partisi (meselâ, M.ö. V. yy, da Atina’da Perikles’in yönettiği parti). Roma’da da oldukça benzer bir gelişme görüldü; oradaki «gentes» patricius’ları (soydan vatandaşlar) Yunanistan’daki eupatridai’nin yerini tuttu. M.ö. IV. ve III. yy. larda halk sınıfı (plebler [pleps]) eşitlik hakkını kazanmak üzereyken türedi pleblerin eski patricius’lara katılmasıyle meydana gelen para aristokrasisi, yani senato «nobilitas» ı, Cumhuriyet’in son yüzyıllarına hâkim oldu. Burada da aristokrasi partisinin karşısına, zaman zaman, M.ö. II. yy. daki Gracchus’lar gibi gerçek aristokratların yönettiği demokratik parti çıktı.
Daha XIV. yy. da Oresme tarafından kullanılan ve Montesquieu tarafından «en iyilerin hükümeti» anlamında tekrar ele alınan «aristokrasi» deyimi Batıda, Fransız ihtilâlinden Önce pek yaygın değildi. Bununla beraber, gelişim genellikle aynıdır: toprak sahibi soylu bir asker sınıfının meydana gelmesi (derebeylikte), sonra bir para aristokrasisinin doğması ve gelişmesi. Fakat Fransız ihtilâli eski çağlardan kalma anılara uyarak, bu terime kötüleyici bir anlam verdi: «aristokrasi», tanımı gereği, doğuştan veya para ile imtiyaz sahibi olan kişilerin ve dolayısıyle zorbaların, «halk» ve «millet» düşmanlarının topluluğu anlamını aldı. XIX. ve XX. yy. tarihçileri kelimenin Eski Yunan’daki anlamını benimsediler, bu kayramı genelleştirerek başka toplumlarda görülen benzer yapıları da aristokrasi teriminin kapsamına soktular: yunan tarih ve düşüncesine dayanılarak, çeşitli aristokrasi ve aristokratik parti kavramları böylece eskiçağ ortaçağ ve modern çağların ilkel veya ileri toplumlarına uygulandı.
kaynak:http://www.iyimi.net/bilgi-deposu/
admin @ Ocak 16, 2012
Marakeş sizi çağırıyor
Posted in: Gezilesi Mekanlar, Kadim Kültür | Comments (0)
Yaşamı ve yaşamdaki yerinizi sorgulamanıza yol açan, bir kez gördükten sonra bir daha asla unutamayacağınız kaç kent vardır dünyada? Gezip görenlerin asla unutamayacakları, ayrılır ayrılmaz tekrar geri dönme isteği uyandıran masal bir kent Marakeş. Sekiz yüz yıldan fazla bir tarihe sahip olan şehir, en eski ve tarihi kesimi olan ‘Medina’ ile, Fransızlar’ın kolonizasyon döneminden itibaren inşa edilmeye başlanan ‘Yeni Şehir’ olmak üzere iki bölümden oluşuyor. Eski şehrin etrafı duvarlarla çevrili. Medina’ya bu duvarlarda yer alan kapılardan giriliyor. Marakeş’in kalbi Medina’ya açılan her kapı, Medina’nın da kalbi olan Jemaa El Fna Meydanı’na ulaşıyor. Unesco tarafından kültürel yaşamı sürdürmek amacıyla koruma altına alınan ilk meydan olan Jemaa El Fna’da günün her saatinde inanılmaz bir hareketlilik yaşanıyor. Sabah saatlerinden itibaren meydanı yılan ve maymun oynatıcıları, falcılar, cambazlar, yerel giysileri içindeki sucular, masal anlatıcıları, dövmeciler, devacılar, diş çekiciler gibi birbirinden ilginç mesleklere sahip insanlar dolduruyor. İsterseniz kaval benzeri bir enstrümandan yayılan nağmelere uyarak aralarında kobraların da olduğu çeşitli yılanların dansını izleyebilir veya cesaretiniz varsa küçük yılanları boynunuza dolayıp hatıra fotoğrafı çektirebilirsiniz. Dişiniz ağrıyorsa elinde kerpeteni hazır bekleyen diş çekicisinin önündeki tezgaha siz de bir dişinizi bırakabilirsiniz. Ağzından ateşler çıkaran cambazlardan gözlerinizi alabildiğinizde, ne dediğini anlamasanız da hikaye anlatıcılarının sokak tiyatrolarını andıran gösterilerini mutlaka izleyin.
Akşam saat 18.00′den itibaren seyyar lokantalarla doluyor meydan. Balık, karides, salyangoz, kebap, sosis, köfte, salata, meyve ve kuruyemiş satıcılarının tezgahları iğne atsanız yere düşmeyecek bir kalabalığı ağırlıyor.
Şiş kebap meydandaki lokantaların en popüler yemeği. Dana, kuzu, tavuk eti veya kimi yerlerde sadece sebzeyle yapılan ‘Couscous’, Fas’ın milli yemeklerinden. Faslıların geleneksel olarak cuma günleri toplanıp ailece yedikleri kuskusu gerek açık hava lokantalarında gerek diğer restoranlarda bulabilirsiniz. Fas’ın milli yemeklerinden bir diğeri ise çeşitli et, sebze ve baharatların karışımından oluşan Tajine. Koni şeklinde büyük bir kapağı olan geniş toprak kaplarda pişirilen Tajine, bu kapla sofraya getiriliyor.Mönülerde ‘Harira’ olarak geçen Fas usülu çorba ise kuzu eti, soğan, sarmısak, domates, taze nane ve baharatlardan oluşuyor.
Sihirli meydan
Jemaa El Fna’nın etrafındaki kafelerin teraslarında oturarak, Fas’ın geleneksel yeşil çay veya taze nane yapraklarından yapılan çayını yudumlayıp meydanın gece manzarasını izlemek doyumsuz bir keyif. Açık hava lokantalarının ateş böceği gibi yanan ışıkları, ızgaralardan gökyüzüne savrulan dumanlar, meydanda mistik, fantastik bir atmosfer oluşturuyor.Karelerce fotoğraf çekmekten kendinizi alamıyorsunuz.
Marakeş’in gezilmesi gereken yerlerinden biri de meydanın hemen arkasındaki çarşı. Fas seramikleri, halılar, deri eşyalar, takı, yiyecek satıcıları, antikacılar, kuyumcular, terlikçiler, kumaşçılar, baharat, misk, amber, tütsü satan dükkanlarda Fas el sanatlarına ait bir çok ürün bulmak mümkün. İlk bakışta Kapalıçarşı’yı andıran Marakeş çarşısı o kadar renkli ve o kadarçok güzelliği ve sürprizli ki, labirent gibi sokaklarında günlerce dolaşabilirsiniz.
Zamanın ötesinde
Medina’nın tünel gibi daracık, simetrik olmayan, kimi yerlerde üstleri kapalı birer tünele dönüşen sokakları insanın içinde merakla karışık bir çekingenlik duygusu uyandırıyor. Toprak kızılı binalar arasında yürürken zamanın ötesinde tanımlanamaz bir boyuta geçiyorsunuz. Duvarlar ve kapılar şehri de diyebileceğimiz bir kent Marakeş.
Sokaklarda yürürken sanki duvarlardan oluşan bir kentte yürüyorsunuz. Kapıların ardında ne olduğunu merak ediyorsunuz. Pencereler maden işçiliğinin nefis örnekleriyle bezeli.Kapılar ahşap oymalarla süslü. Bu kapılar havuzlu avlulara açılıyor. Avlularda portakal, palmiye ağaçlarıyla gölgeleniyor. Tam ortasındaki fiskiyeli havuzlar, avluya vaha serinliği veriyor. Avlu duvarları genelde mavi beyazın hakim olduğu çinilerle bezeli.Çoğu iki katlı binalar revaklar üzerinde avluyu çevreliyor. Revaklar ahşap ya da taş işlemelerle süslü. Altları tabii ki kızgın sıcaklardan korunmak için birebir.
Marakeş’in sosyal hayatına tanık olmak istiyorsanız, lüks otelleri değil de eski kentteki Guest-House’lardan birini seçin. Marakeş’in mimari yapısını taşıyan Guest-House’lar, Marakeş’in gerçek yüzünü keşfetmenizi, kentin nabzını tutmanızı, onu tanımanızı sağlayacaktır.
Kutubiyye Camii
Şehrin önemli binalarından biri kuşkusuz Jemaa El Fna’daki Kutubiyye Camii. 12. yüzyılda inşa edilen bina, her yüzü oymalar ve pencerelerle süslenmiş dikdörtgen formda, 72 metre yüksekliğindeki minaresiyle her yerden görülüyor. Meşruti krallıkla yönetilen ülkedeki kraliyet saraylarından biri de Marakeş’te yer alıyor. Saray duvarlarının arasından geçip, şehrin kalbine giden sokaklara sapmak Marakeşliler için olağan.
Fas’ın gururu olarak tanımlanabilecek bu kent, meydanı ve çarşısından da anlaşılacağı gibi inanılmaz hareketli, gece gündüz yaşayan bir şehir. Kadınlar rahat ve özgür. Gece geç saatlere kadar sokaklardalar. Çoğu tek parça genelde ipekten yapılmış, bazen çene altından bir düğme veya iple bağladıkları bizdeki çoban kepeneklerine benzeyen, celabes denilen bir giysi alıyorlar üzerlerine. Parlak kırmızı, yeşil, sarı da olmak üzere rengarenk harmanilerin bazıları. Kenarları yerel motiflerle süslü. Gençler ise batılı giysilerle dolaşıyor. Bir bisiklet ve mopede binmiş, celabesi rüzgarda uçuşan, alışveriş torbasını veya çocuğunu aracının önüne asmış bir kadın Marakeş’in olağan manzaralarından.
Yeni şehir ise Fransız tarzındaki binalarla dolu. Bankalar, iş merkezleri, modern alışveriş mağazalarının çoğu bu kesimde. Geleneksel mimarinin modern yorumlarının yer aldığı yeni şehir fazla enterasan olmamakla birlikte Marakeş hakkında fikir sahibi olmak için gezilebilir. Burayı dolaşırken faytona binebilirsiniz.
İklim
Kışın gündüzleri 20 derece olan sıcaklık geceleri çok düşüyor. Bu yüzden yanınızda kalın bir şeyler mutlaka bulundurun. Gidilecek en uygun dönem sonbahar ve ilkbahar ayları.
Dil
Uzun yıllar Fransız egemenliği altında yaşayan, 1953 yılında bağımsızlığına kavuşan Fas’ta, ana dil Arapça olmasına rağmen en yaygın konuşulan dil Fransızca. Resmi dairelerin ve sokak tabelalarının üzerinde Arapça’nın yanı sıra mutlaka Fransızca da yer alıyor. Fransızca bilmemek neredeyse hayretle karşılanıyor. Bu arada Türkleri seviyorlar. Atatürk’ü tanıyorlar. Kimi taksilerde İbrahim Tatlıses duyarsanız şaşırmayın.
Para birimi: Dirhem
Vize: Türk vatandaşlarına vize uygulanmıyor. Fotoğraf makinesi serbest ama profesyonel kamera ile gidecekseniz izin almayı unutmayın. Havaalanında bırakmak zorunda kalabilirsiniz.
Nasıl gidilir ?Air Maroc Air France’la gidebileceğiniz gibi Türkiye’den Fas’a tur yapan pek çok şirketten birini seçebilirsiniz.
Nerede kalınır ?Hotel Mamounia: Fas kralının mimarı tarafından restore edilen, lüks bir otel. Tel: 44 89 81. L’Amanjena*****: Geleneksel mimariye uygun olarak yapılan otelin havuzunun etrafında 41 villa var. Sting doğum gününü burada kutlamış. Tel: 40 33 53. www.amanresort.com Villa Des Orangers*****: Terasında havuzu bulanan otelin 16 odası ve 10 kadar da suiti bulunuyor. Tel: 38 46 38 www.villadesorangers.com La Maison Arabe: Eski bir restorandan otele dönüştürülen otel hamamıyla ünlü. Dilerseniz burada Fas yemekleri dersleri alabilirsiniz. Tel: 38 70 10 www.lamaisonarabe.com
Nerede ne yenir ?Tobsil: Bu rafine restorana rezervasyon şart. Her gün 20.00′dan itibaren açık.22, Derb Abdellah Ben Assiien, R’mila BabKsour. Dar Fassia: Bir tür kebap olan limonlu tajini muhteşem. Her gün açık.232, Muhammet V Av. Gueliz. Yakut: Tipik Fas mimarisindeki mekan, Marakeş’in en büyüleyici ve pahalı restoranı. 79, Sidi Ahmed Soussi. Dar Marjana: Yemekleri muhteşem. Mumla aydınlatılan mekanın atmosferi sizi hemen sarıyor. Salıları kapalı. Rezervasyon şart. 14, Derb Sidi Ali Tair, Bab Dokkala.

Aklınızda olsun
* Petit taxi’lerle şehrin her tarafına gitmek mümkün. Ama sürücüler taksimetre açmadıkları ve en yakın mesafe için bile 100 Dirhem istedikleri için mutlaka pazarlık yapın.
* Faslılar yemeklerini genellikle elle yiyor. Açık hava lokantalarında yemek yemeyi denerseniz, çatal bulamayabilirsiniz. Yanınızda kolonyalı mendil ya da ellerinizi dezenfekte edecek jellerden bulundurun.
* Açık suları içmemenizde yarar var. Pet şişelerde satılan suları tercih edin.
* Marakeş çarşısında dolaşırken rahat ayakkabılar giyin. Kaybolmamak içinse yönününüzü tayin edin. Kutubbiye Camii’ni merkez alabilirsiniz.
* Çarşıda alışveriş yaparken pazarlık edin. Her şeyi yarı fiyatına alabileceğinizi unutmayın. Çarşıdaki antikacılara uğrayın. Çok hoş, ucuz parçalar var. Bir kez daha uyarayım. Sıkı pazarlık yapın.
* Fas’ta içki satışı yasak. Ancak otellerin barlarında içki bulabilirsiniz.
* Resmi daireler pazartesi-perşembe arası 08.30-11.30/14.30-18.30 arası açık. Cuma günleri 08.30-11.30/15.00-18.30 arası açık. Dükkanlar ise pazar ve tatil günleri dışında 09.30/13.00 16.00/19.0 arası açık.
kaynak:http://aynurgursoy.blogcu.com
admin @ Ocak 16, 2012
Peearl Harbour Saldırısı nedir?
Posted in: Genel | Comments (0)
Japon İmparatorluk Donanmasının 7 Aralık 1941 sabahı (Hawaii saati ile) Pearl Harbor, Oahu, Hawaii’ye gerçekleştirdiği sürpriz saldırıdır. Saldırı, Birleşik Devletler Donanması’nın Pasifik Filosu ve onu koruyan Ordu Hava Kuvvetleri ile Deniz Piyadeleri’ni hedef almıştır. Operasyonun amacı, Pasifik’te kuvvetle muhtemel olan bir Amerikan askeri müdahalesini önlemektir.
Bu saldırı ayrıca “Pearl Harbor bombardımanı” veya “Pearl Harbor savaşı” olarak da anılır ama en geneli “Pearl Harbor saldırısı” veya basitçe “Pearl Harbor” dır.
Saldırı 12 Amerikan savaş gemisini ciddi şekilde hasara uğratmış veya batırmış, 188 savaş uçağını imha etmiş, ve 2,403 Amerikan askeri ile 68 sivilin ölümüne neden olmuştur. Bununla beraber Pasifik Filosunun üç uçak gemisi, üssün önemli tankerleri, denizaltılar ve fabrika gemileri gibi unsurları limanda değildi ve zarar görmekten kurtuldu. Bu kaynakları kullanmak, Birleşik Devletlerin bir yılda toparlamasını sağlayabilmiştir.
Aslında II. Dünya Savaşındaki ilk Amerikan ateşi ve ilk ölümler, aslında Amerikan Destroyeri USS Ward (DD-139) liman girişindeki devriye sırasında bir cep denizaltısına saldırdığı ve batırdığı zaman, Hawaai saati ile 06:37 de gerçekleşti. Beş Ko-hyoteki Sınıfı cep denizaltısı saldırı başladıktan sonra Amerikan gemilerini torpidolamakla görevlendirilmişti, ve daha sonra bulunabilen dört tanesi de dahil hiçbiri geri dönemedi. Denizaltılarını terk edebilen 10 denizciden dokuzu öldü ve sadece bir tanesi,Kazuo Sakamaki II. Dünya Savaşındaki ilk Japon savaş esiri olarak yakalandı. 1999’da II. Birleşik Devletler Donanma Enstitüsü fotografik analizlerinde cep denizaltılarından birinin limana başarıyla girdiği ve USS West Virginia (BB-48) ya bir torpido ateşlemeyi başardığı gösterildi. Bu denizaltının en son nerede olduğu bilinmemekte.[5] İlk saldırı dalgası İmparatorluk Donanması Hava Gücünden Yüzbaşı Mitsuo Fuchida tarafından kumanda edildi.
Saldırı sabahı, henüz resmi hizmete girmemiş ve uzun zamadır denemede olan Ordu Opana Noktası radar istasyonu (Oahu ’nun hemen kuzey ucunda konuşlanmıştı), Japon uçaklarını tespit etti, fakat uyarı, sadece kısmen aktif olan istihbarat merkezindeki deneyimsiz ve yeni bir subay tarafından karıştırıldı. -Daha sonra Cheyenne Dağındaki NORAD merkezinden Hava Kuvvetleri Albayı olarak emekli oldu. Operatörlerin daha önce görmedikleri kadar büyük bir sinyal aldıklarını iletmelerine rağmen, gözlem subayı muallakta kalmış altı B-17’nin üsse geldiğini düşündü. Ek olarak bazı ticaret gemileri, önceki günlerde alışılmadık telsiz trafiğini rapor etmiş olabilirdi.
Hava saldırısı adaya yaklaştığında birkaç Birleşik Devletler uçağı vurulmuştu ve en sonunda bir tanesi telsizle anlamsız bir uyarı gönderdi. Ateş başladığında, diğer uyarılar hala işlemdeydi veya onay bekliyordu. Bu erken uyarılar zamanında mükemmel algılansa bile etkili olacağı kesin değildir. Ordu Hava gücünün Japonların Pearl’e saldırdığı uyarısından sonra 10 saati olmasına rağmen, Japonların Filipinler’de ulaştığı sonuçlar Pearl Harbor ile neredeyse aynıydı.
Pearl Harbor saldırısı Hawaii saati ile sabah 7:53’de Japon saati ile 3:23’de başladı. Japon uçakları iki kol halinde saldırdı ve 353 uçak Oahu’ya ulaştı. En geniş ve başlıca avcı uçağı üssü olan Hickam üssüne pike bombardıman uçakları saldırırken, korumasız torpido uçakları (uçak gemileri umuduyla) gemilere saldıran 183 uçaklık ilk kola liderlik ediyorlardı. 170 uçaklık ikinci kol Bellows üssü ve Ford Adasına (Pearl Harbor’un ortasındaki Donanma ve Donanma Hava gücü üssü) saldırmaktaydı. Kayda geçen tek direniş birkaç P-36Hawk ile P-40 Warhawk’ın 25 sortisi ve donanmanın ucaksavar ateşiydi.
Amerikan gemilerindeki askerler bombaların patlama sesleriyle ve “Yangın, kaçın”, “herkes güverteye, saldırı altındayız” bağırışmalarıyla uyandı.
Hazırlıkların yetersizliği ile beraber, kilitli cephanelikler, sabotaja karşı kanat kanata park edilmiş uçaklar, yükseltilmiş alarm durumunun olmamasına rağmen, birçok Amerikan askeri savaşın farkındalığı ile hizmet ediyordu. Tuğamiral Isaac C. Kidd ve yüzbaşı Franklin Van Valkenburgh Arizonanın köprüsüne fırladılar ve geminin savunmasını yönetiyorlardı ki, zırh delici bombalardan birinin ön taraftaki ana top taretlerinden birinin magazinini patlatınca her ikisi de bu patlama sonucu hayatını kaybetti. Daha sonra her ikisine de Onur Madalyası verilecekti. Asteğmen Joe Taussig, gemisi USS Nevada (BB-36) ile saldırı sırasında ölüm soğukluğu ile ilerlemekteydi. Destroyerlerden biri, güvertesinde sadece 4 subayla (hepsi asteğmendi ve bir yıldan fazla deniz deneyimleri yoktu) ilerlemekteydi. Bu gemi komuta subayı tarafından yakalanmadan , dört gün boyunca denizde hareket etti. Yüzbaşı Mervyn Bennion, West Virginia’nın komuta subayı, Tennessee’nin güvertesindeki bir patlamadan gelen parçalar tarafından kesilene kadar adamlarına komuta ediyordu. İlk uçak düşürme hakkını USS Tautog (SS-199) denizaltısı ilk saldıran uçağı düşürerek kazandı. Muhtemelen en ünlü savunma Doris “Dorie” Millerın, West Virginiadaki Afro-Amerikalı aşçının hiç eğitimini almadan, gemisi bombalanırken bile o anda kullanılmayan bir uçaksavar topuna geçip saldıran Japon uçaklarına ateş ederek en azından bir tanesini düşürmesidir. Donanma Haçı ile ödüllendirilmiştir. Toplamda 14 denizci Onur Madalyası ile ödüllendirilmiş, daha sonra ise saldırı sırasında bölgede olan diğer askerler özel bir askeri madalya olan Pearl Harbor Hatıra Madalyası ile ödüllendirildi.
Saldırı başladıktan 90 dakika sonra bitti. 2403 Amerikalı ölmüş (Bunlardan altmış sekizi sivildi, bir çoğu Amerikan uçaksavarlarının şarapnel ve kovanlarının sivil alana düşmesi ile ölmüştü-Honolu’lu dahil) ve 1.178 kişi yaralanmıştı. Beşi Zırhlı olmak üzere on sekiz gemi batmıştı.
Amerikan kayıplarının neredeyse yarısı — 1,102 kişi — Arizona’daki patlaması ve batmasından dolayı olmuştu. Bir bombardıman uçağının bıraktığı güçlendirilmiş 40 cm.lik bir donanma topunun,Arizonanın iki zırhlı güvertesini geçip, ön taraftaki ana topun magazininde patlamış ve onun batmasına neden olmuştu. Geminin omurgası gemiden ne kaldıysa, bir anıt haline getirilmiştir. Saldırıdan 70 yıl sonra bile, hala limana hafifçe yakıt, yağ sızdırmaya devam etmektedir.
Nevada limandan çıkmaya çalışmış, ama liman girişini kapatması olasılığı ile kıyıya yönlendirildi. Zaten bir torpido tarafından hasar görmüştü, ve yolda iken birçok Japon bombacısının hedefi olmuştu. Kıyıya yanaştığında, baştan sona 250lb(113kg)’lık bombaların hedefi oldu.
California iki bomba ve iki torpidonun hedefi olmuştu, mürettebat onu yüzdürmeyi başarmaktaydı ama pompaların gücünü arttırırken gemiyi terk etme emri aldılar. Arizona ve West Virginia’dan sızan yanan yakıt yavaş yavaş ona ilerliyordu ve muhtemelen her şeyi daha kötü bir hale getirecekti. Silahsızlandırılmış hedef Utah iki torpido ile delinmişti. West Virginia yedi torpido ile vurulmuştu ve yedincisi dümeni parçalamıştı. Oklahoma dört torpido ile vurulmuştu, son ikisi yan zırhın altına isabet ederek alabora olmasına neden olmuştu. Maryland iki 40 cm mermi ile vurulmuştu, ama ciddi bir hasara neden olmamıştı.
Her ne kadar Japonlar zırhlılara (ordaki en büyük teknelerdi) odaklanmış olsa da diğer hedefleri göz ardı etmediler. Hafif kruvazör Helena torpidolandı ve patlamanın şiddeti yanındaki mayın gemisi Oglala’yı alabora etti. Kuru havuzlardaki iki destroyer yakıt depolarına isabet eden bombalar tarafından yok edildi. Sızan yakıt alev adlı ve kuru havuzlar suyla karışık yakıtla dolarak içindeki gemileri yandı. Hafif kruvazör Honolulu hasar aldı ama görevine devam etti. USS Cassin destroyeri alabora oldu ve destroyer Downes ciddi hasar gördü. Tamir teknesi Vestal Arizona patladığı zaman onu çekiyordu ve ağır hasar aldı ve kıyıya çekildi. Deniz uçağı platformu Curtiss de ayrıca zarar görmüştü.
Neredeyse 188 Amerikan uçağının tamamı yok edilmişti ve 155 i yerdeyken vurulmuştu, sabotaja karşı kolay korumak için kanat kanata park edilmişlerdi ve bu durum yok edilmelerini hızlandırdı. Barakalara yapılan saldırılar pilotların ve diğer personelin ölümünü ekledi. Bazı uçaklar ise dost ateşi ile vuruldu.
Elli beş Japon havacısı ve dokuz denizaltıcı saldırı sırasında öldü. Japonların 441 uçağının (350 si saldırıda yeraldı) 29’u kaybedilmiş (dokuzu ilk dalgada, yirmisi ikinci dalgada) ve diğer yetmiş dört tanesi makinalı tüfek ve top atışı ile hasar görmüştü ve yirmiden fazlası uçak gemilerine sorunsuz inmişti.
kaynak:http://www.e-tarih.org
admin @ Ocak 16, 2012
Heteroscedasticity nedir?
Posted in: İstatistik Sözlüğü | Comments (0)
Ayrı Varyanslılık (Heteroscedasticity) 
Varyans homojenliğinin yokluğu anlamına gelir. Diğer bir ifade ile, regresyon doğrusu boyunca, varyansın açıklayıcı (tahminle yen) değişkenin (X) tüm değerleri için farklı olması varsayımı olarak açıklanmaktadır.
admin @ Ocak 16, 2012
Discriminant Function nedir?
Posted in: İstatistik Sözlüğü | Comments (0)
Ayırıcı / Diskriminant Fonksiyon (Discriminant Function)
Diskriminant analizi çeşitli bağımlı değişkenleri birlikte yoklar. Bu, çeşitli bağımlı değişkenlerin doğrusal bir bileşkesi yapılarak gerçekleştirilir. Oluşturulan tek bir bileşik değişkene ayırıcı fonksiyon denir.
admin @ Ocak 16, 2012
Discriminant Analysis nedir?
Posted in: İstatistik Sözlüğü | Comments (0)
Ayırıcı / Diskriminant Analizi (Discriminatory / Discriminant Analysis)
Birimleri ya da bireyleri, en az hata ile ait oldukları gruplara ayırmak, çekilmiş oldukları kitleleri belirlemek üzere yapılan işlemler topluluğudur. Bitkilerin türlerine göre, bireylerin ırklarına göre sınıflandırılması gibi örnekler verilebilir. Bu analizde grup sayısı bilinir ve bireyler bu gruplara göre sınıflandırılır.
admin @ Ocak 16, 2012
Stepwise Regression nedir?
Posted in: İstatistik Sözlüğü | Comments (0)
Aşamalı / Adım-adım / Adımsal Regresyon (Stepwise Regression)
Aşamalı olarak geliştirilmiş birçoklu regresyon modelidir. Bu modelde, bağımlı değişkenin en önemli yordayıcıları olan bağımsız değişkenler dikkate alınır. Öncelikle, bağımlı değişkenle en yüksek korelasyon veren (en iyi açıklayıcı) bağımsız değişken ile başlanır, daha sonra birinci bağımsız değişkenle birlikte bağımlı değişkendeki varyansa en büyük katkıyı getiren ikinci bağımsız değişkenle analize devam edilir ve böylece analiz sürdürülür. Bağımsız değişkenin hiçbir katkısı olmadığında ise işleme son verilir. Bu yaklaşım ileri doğru yaklaşımdır. Geriye doğru yaklaşımı kullanan aşamalı analiz programları da vardır. Bu yöntemde bütün bağımsız değişkenler aynı anda analize girer ve en az katkıyı getiren elenerek analize devam edilir.
admin @ Ocak 16, 2012
Asymmetrical Test of Association nedir?
Posted in: İstatistik Sözlüğü | Comments (0)
Asimetrik İlişki Testi (Asymmetrical Test of Association) 
Bir bağımsız değişkenin bir bağımlı değişken üzerindeki etkisini inceleyen testlerdir.
admin @ Ocak 16, 2012
Asymmetrical Distribution nedir?
Posted in: İstatistik Sözlüğü | Comments (0)
Asimetrik Dağılım (Asymmetrical Distribution) 
Simetrik olmayan, herhangi bir merkezi değerin olmadığı dağılımdır. Sağa ya da sola çarpık dağılımdır.
admin @ Ocak 16, 2012
Residual Variance nedir?
Posted in: İstatistik Sözlüğü | Comments (0)
Artık Varyans (Residual Variance)
Bir regresyon analizi sonucunda, Y değişkenine ait gözlenen ve yordanan değerler arasındaki sapma puanlarının (hata) karelerinin toplamının N’e bölümü ile açıklanan regresyon doğrusu etrafındaki varyansdır.
admin @ Ocak 16, 2012
Residual Sum of Squares nedir?
Posted in: İstatistik Sözlüğü | Comments (0)
Artık Kareler Toplamı (Residual Sum of Squares) 
Bir regresyon doğrusunun etrafındaki puanların değişkenliğidir. Bu değişkenlik ?(Y-Y)2 ile gösterilen açıklanamayan değişkenliktir. Eğer değişkenler arasındaki ilişki mükemmel ise, o zaman açıklanamayan varyans yoktur.
admin @ Ocak 16, 2012
Residual nedir?
Posted in: İstatistik Sözlüğü | Comments (0)
Artık / Kalan / Hata (Residual) 
Bir regresyon modelinin uygulanmasından sonra, açıklanmayan (veya artık/hata) değişkenliği gösterir. Bağımlı değişken Y’nin gözlenen değeri ile tahmin edilen değeri (Y-Y’) arasındaki sapma puanları olan, yordamada yapılan hatadır.
admin @ Ocak 15, 2012
Alternative Hypothesis nedir?
Posted in: İstatistik Sözlüğü | Comments (0)
Araştırma Hipotezi (Research / Experimental / Alternative Hypothesis) 
Null hipotezin (H0) reddedilmesi durumunda kabul edilen hipotezdir. Araştırmacının doğrulanmasını beklediği bir hipotezdir. Evrene ait bir parametrenin sıfır hipotezi altında belirlenen bir değerden farklı olduğunu açıklayan bir cümledir. Karşıt ya da alternatif hipotez olarak da isimlendirilebilir. Ha ya da H1 sembolü ile gösterilir. Değişkenler arasında bir ilişkinin olduğunu ya da iki istatistik arasında bir farkın olduğunu gösterir. Örneğin, “kızların ve erkeklerin bilgisayara yönelik tutumları arasında bir fark vardır” cümlesi bir araştırma hipotezidir. Bu iki yönlü bir test olup, h1: µ1-µ2= sembolü ile tanımlanır, µ1 kızların, µ2 ise erkeklerin bilgisayara yönelik tutum ortalamalarını gösterir. Tek yönlü bir test olduğunda ise, H1: µ1< µ2 ya da sembolleri ile ifade edilir.
admin @ Ocak 15, 2012
Research Design nedir?
Posted in: İstatistik Sözlüğü | Comments (0)
Araştırma Deseni tasarımı (Research Design)
Veri toplamak için yapılan plandır. İki değişken arasındaki ilişkiyi görebilmek için bir çalışmanın tasarlanması örnek olarak verilebilir.
admin @ Ocak 15, 2012
Interval Estimation nedir?
Posted in: İstatistik Sözlüğü | Comments (0)
Aralık Tahmini (Interval Estimation)
Evrene ait bir parametreyi (1-?) olasılıkla ihtiva eden bir alt ve üst sınırla belirleme yöntemidir. Evren parametresinin içine düştüğü farz edilen tahmin edilmiş değerler ranjıdır.
admin @ Ocak 15, 2012
Interval Scale nedir?
Posted in: İstatistik Sözlüğü | Comments (0)
Aralık Ölçeği (Interval Scale)
Bağıl bir başlangıç (sıfır) noktası olan, iki ardışık ölçme birimi arasındaki uzaklığın aynı olduğu bir ölçektir. Bu ölçek üzerindeki bir birim, ölçülen özellik üzerinde aynı miktarı gösterir. Örneğin, aralık ölçeği olan termometre üzerindeki eşit farklar, sıcaklıktaki eşit farkları gösterir. Farklar miktar olarak bir anlam ifade eder. Başka bir örnek ise, 1981 ve 1982 yılları arasındaki fark ile 1983 ve 1984 arasındaki farkın (365 gün) aynı olmasıdır. Standart bir teste ait puanlar aralık ölçeğindedir. Bu ölçeğe ait puanlar toplanabilir ve çıkarılabilir ancak oransal karşılaştırmalara uygun değildir.
admin @ Ocak 15, 2012
Intervening Variable nedir?
Posted in: İstatistik Sözlüğü | Comments (0)
Ara Değişken (Intervening Variable)
Diğer iki değişkeni sebep olarak bağlayan, araya giren değişkendir. Örneğin, marijuana kullanmak düşük motivasyona ve düşük motivasyon ise düşük başarıya sebep olur. Burada, motivasyon ara değişkendir. Marijuana kullanmak ile düşük başarı arasındaki ilişki dolaylıdır.
admin @ Ocak 15, 2012











